
Güney Kürdistan’daki siyasi istikrarsızlık içinden çıkılamaz bir hal almış durumda. Geçtiğimiz ay Parlamento başkanı olan Goran hareketi üyesi Dr. Yusuf Mihemed’in Hewler’e girişi KDP asayışı tarafından engellendi. Dr. Yusuf’un Hewler’e giremedikten sonra aracına binip Süleymaniye’ye geri dönmesi, bölgedeki siyasal kargaşanın ne kadar dibe vurduğunu göstermektedir.
Çünkü; Hewler Güney Kürdistan federal bölgesinin başkentidir. KDP, YNK, İslami örgütler Parlamento’da temsil edilmektedirler. Ve partiler arasında varılan uzlaşma sonucu seçilen parlamento başkanı, başkente giremiyor, başkanı olduğu Parlamento’da çalışamıyor. Bu Parlamento’nun işlevsiz hale geldiğini gösterdiği gibi, bölgenin partiler arasında siyaseten bölündüğünü de gözler önüne seriyor. Nereden bakarsanız durum ibret verici.
Şu an herkes güçlü olduğu bölgede siyasetini sürdürüyor. KDP Hewler, ve Duhok merkezli Behdinan’da, YNK Kerkük Germiyan ve Süleymaniye merkezli Soran bölgesinde, Goran ise, daha çok Soran bölgesinde güçlü.
Peki, bu manzara nasıl ve neden oluştu?
20 Ağustos’ta resmen sonra eren Mesut Barzani’nin başkanlık statüsü yaşanan sorunların pekişmesine sebep oldu. Güney Kürdistan’da halkı mevcut durumdan, ekonomik sorunlardan, siyasal çekişmelerden oldukça rahatsız. Behdinan bölgesinde KDP’yi destekleyen halk, Soran ve Germiyan bölgesindekiler kadar bu rahatsızlığı ifade etmiyor. Ama sorunlar aynı oranda herkesi ilgilendiriyor. Fakat KDP’ye sempati ile bakan kitleler, bu sorunların protesto edilmesini kendi partilerine zarar vereceğini düşünüyor. Bundan dolayı protesto eylemleri daha çok Kerkük ve Süleymaniye merkezli devam etti.
KPD, iki yıl önce Barzani’nin başkanlık süresinin son bir defa daha uzatılmasını talep etti. Bu kabul edildi ve bu süre geçtiğimiz Ağustos ayının 20’sinde sona erdi. Yasalara göre; bölge başkanının görevi sona erdiğinde, yenisi seçilene kadar parlamento başkanı geçici bölge başkanı koltuğuna oturur. 20 Ağustos’tan önce Barzani’nin görev süresi uzatılamadı, partiler anlaşamadı. Başkanlık süresinin uzatılması için iki yöntem tartışıldı. Partiler yine uzlaşamadı.
KDP her ne olursa olsun Barzani’nin tekrar başkan olmasını dayattı. Goran Barzani’nin başkan olmaması gerektiğini dayattı, YNK’de çeşitli eğilimler çıktı, ancak her duruma açık kapı bırakıldı. Komela İslami Goran’ı, bir grup Yekgurti İslami partisi üyesi ise KDP’yi destekledi.
Ve bu karşılıklı restleşme öyle bir noktaya vardı ki; geçici olarak başkanlık koltuğuna oturması gereken Parlamento Başkanı Hewler’e alınmadı, Goran’ın hükümetteki bakanlıkları görevden alındı. Başta Goran olmak üzere çok bir çok çevre bu durumu ‘KDP’nin darbesi olarak’ nitelendirdi. Bu kriz henüz aşılmış değil ve kısa zamanda aşılması da beklenmiyor.
KDP’nin Mesut Barzani dışında başka birinin başkanlığına ‘Evet’ demesi beklenmiyor. Goran’ın geri adım atması da zor görünüyor. Sorunun aşılması için 5 partinin yakında tekrar toplanması bekleniyor. YNK daha çok arabuluculuk rolünde.
Geçtiğimiz günlerde Irak parlamento başkanı da taraflarla görüştü ancak herhangi bir sonuç alınamadı. Goran hareketi, görüşmelerin tekrar başlaması için Parlamento başkanı Dr. Yusuf Mihemed’in ve Bakanların Hewler’e dönmesini şartını öne sürüyor. KDP şimdiye kadar Goran’ın bu şartını kabul etmiş değil. Aksine KDP’den bazı kişiler Goran’ın yasaklanmasını tartışmaya açtı. Böyle bir şey şu an ihtimal dahilinde değil ancak parlamento başkanını başkente sokmayan KDP’nin bu tür yöntemlere başvurmaması için bir sebep yok! Eğer böyle bir yanlış yapılırsa o zaman Güney Kürdistan’ın toparlanması zor olacaktır.
YNK’nin bu süreçteki pozisyonuna da dikkat çekmekte fayda var. YNK’de iki eğilim baş gösterdi. Bir eğilim Goran’ın tavrını destekliyor. Diğer eğilim ise Barzani’ye yeşil ışık yakıyor. Zira Goran ile YNK’nin Soran merkezli siyasal rekabeti unutulmuş değil.
Ve elbette ‘dış güçlerin’ de bu konuya yaklaşımını irdelemekte fayda var. Türkiye Barzani’nin başkan olması için yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. ABD temsilcileri, yine AB elçileri aynı beklentilerini Goran ve YNK’ye ilettiler. İran çok renk vermese de her iki tarafla görüşüyor ama mevcut siyasal istikrarsızlığı kendi çıkarlarına daha uygun görüyor. Sonuç; Barzani’nin başkanlık süresi uzatılsa bile artık karizması çizilmiş bir başkan olarak görev yapacaktır.
Barzani toplum nezdinde ciddi bir itibar kaybı yaşadı. ‘Başkanlık sevdasının’ birçok ekonomik ve toplumsal sorunlara sebep olduğu herkesin ortak fikri. Sular durulduktan sonra KDP’deki iç sorunlar Neçirvan Barzanin ve Mesrur Barzani şahsından daha da boy gösterecek.
KDP topluma siyasal bir proje sunamıyor artık daha çok bir ticari şirket gibi hareket ediyor. Olası iki durumda da Goran hareketi eski gücünü bir daha göremeyecektir. Goran siyasal bir vizyon sunmaktan ziyade bir tepki hareketi olarak siyaset yaptı ve miadı doldu. YNK siyasal bir irade olarak var olacak ancak Mam Celal’den sonra kendi iç sorunların kaçamaz duruma gelecek. ‘İslami partiler’ sınırlı bir etkiye sahipler ve bölgenin egemen gücü olmaları neredeyse imkansız. Yani Güney Kürdistan halkı bölgesel çelişkilerden uzak, komşu güçlerin değil toplumun çıkarlarına öncelik veren bir umut bekliyor. Toplum odaklı bir siyasal perspektifin örgütlenmesi için zemin her zamandaki daha uygun.