Barzani-Talabani-Öcalan'ı, bir ulusun varolmasının adresi olarak aktarıyorum.

Kürt Ulusu'nun sırrı gibi birşey.
Neden böylesi bir başlığa yer verdiğimi anlatmak için, biraz de "Nasyon"un kaynağına inmek istedim:
Ulusun sırrı ne?
Nasyonalizmin ilk teorisyeni Fransız Maurice Barres sayılır.
Nasyonalizm konsepti, 1871'de Fransa'daki "yenilgi"den sonra ortaya çıktı.
"Ben kültü" yerine "Nasyon kültü" oturttu.
"Toprak ve kan" bağını kurumlaştırdı.
"İdeal"i ilk plana koydu.
Ulusalcılıkta "kolektivizmi" savundu.
Hitler rejimi tarafından iktidar adı olarak seçilen "nasyonal sosyalizm" kavramı, Barres'e aittir.
O da Yahudilere karşıydı.
Sadece "sosyalizm" demedi.
Sosyalizmi "liberal zehir" olarak tanımladı.
Bundan dolayı da, işçileri kendi halkından işverenlere karşı değil, yabancı işverenlere karşı direnişe davet etti.
Nasyonalizm'in künyesinde bunlar var.
Sonrası biliniyor.
"Devlet ulusları" (Fransa, Almanya, ABD vb.) oluştu
"Kültür ulusları" (Kürtler, Asuriler, 1948'den önce Yahudiler, 1948'den önce ve sonra Filistin'liler vb.) kavramı adresini buldu.
"Sınıf Ulusları" (Doğu Almanya Cumhuriyeti, Sovyetler Birliği vb.) yeni bir deneyim olarak sistemleştirildiler.
Teritoryal Uluslar (Kürtler, Basklar vb.) devletleşmek için yapılanmaya başladılar.
Ve zaman geçti.
Yakın zamanda ABD'nin himayesinde Kosova Cumhuriyeti;
Almanya'nın himayesinde Hırvatistan Devleti kuruldular.
Şimdiye geliyorum:
Kurulacak bir Kürdistan'ı kim kabul edecek, sorusuna cevap biraz uzaklarda.
Ama ikinci bir Kürdistan yapılanması, Rojava Kürdistanı'nı kim kabul edecek?
Birinci Kürdistan'ı (Güney'i), ABD ve müteffikleri kabul ettiler.
Hewlêr'de batılı ülkeler de kendilerini temsil ediyorlar.
Barzani'yi "feodal ağa" değil devlet adamı olarak kabul etmek mecburiyetinde kalan, Kürdistan'a zıt ülke Türkiye oldu.
Bu beklenmeyen "tarihi sürpriz"den sonra, Kürdistan engellenemeyecek ülke oldu.
Son günlerde Rojava'daki beklenen gelişmeler, Türkiye'nin milli alerjisini yükseltti.
Kürdistan'daki tansiyon da yükseliyor.
Ve liderler yazının başında Barres'e ait olan "Nasyon sırrı" olarak tanımladığım "ben kültü" yerine "Nasyon kültü"nü oturtuyorlar.
Barzani, Hewlêr'de yayınladığı davet mektubunda, Kürdistan Ulusal Konferansı'nın yakın bir dönemde toplanacağının sinyalini verdi.
KNK uzun yıllardır Ulusal Konferansı'nın toplanması için çağrıda bulunmuş ve ön görüşmelerde bulunmuştu.
Davet mektubunda, Öcalan ve Talabani, YNK ve PKK'ye işaret ederek ve "Her dört parçada Kürtlerin ve diğer halkların barış ve demokrasi içinde yaşamalarının koşulları doğmuştur" belirlemesiyle, "ben kültü" yerine "Nasyon kültü"nü seçtiğini ifade etmiş oldu.
Dört parçanın etkili üç gücü, "Nasyon kültü" oluşturmak için adım atıyorlar.
Barzani, "Mam Celal ve Öcalan adına" davet gönderiyor.
Veya "Mam Celal ve Öcalan" Barzani'nin kendilerini temsiline onay veriyorlar.
Bu bir "politik devrim" olarak tarihe geçecek.
Hangi lider olursa olsun, bir Kürt lideri ilk kez iki başka Kürt lideri adına konuşuyor.
Rojava'a halka dayanan ve sosyalizmi pratikte uygulayan aktüel devrimi ve daha sonra yapılanacak Kürdistan'ı kim kabul edecek sorusunun cevabı, bu "politik devrim'de yatıyor.