
* Türk devlet yetkilileri, Ortadoğu’dan Asya’ya; Avrupa’dan Amerika’ya kadar Cemaat okulların kapatılmasını talep ediyor.
Azerbaycan, Ürdün, Sudan, Gürcistan talebi kabul ederken Güney Kürdistan okulları kapatmıyor.
* Paralel devlet tabiri tıpkı Türkiye’de olduğu gibi Güney Kürdistan’daki Fethullahçı örgütlenme ağına da ‘cuk’ oturuyor. Güney Kürdistan’ın alt ve üst yapısı adeta Fethullahçılara teslim edilmiş durumda.
AKP Hükümeti, bir yandan ABD’den Fethullah Gülen’in iadesini talep ederken öte yandan Gülen’in küresel çapta bir tehdit olduğunu iddia ederek dünyanın dört bir yanını saran organizasyon ağını dağıtmak için bütün ülkelere çağrılar yapıyor.
Daha düne kadar Fethullah Gülen’e “Türklüğü dünyaya yayıyor’’ methiyeleri dizen AKP’li yetkililer, örgütü artık “haşhaşi” olarak tanımlayarak “ortak düşman’’ algısı argümanıyla hedef tahtasına oturtuyor.
Devletin bütün iç ve dış imkanlarını içeride “Kürtleri bitirme, asimile etme’’, dışarıda ise “Türklüğü dünyaya egemen kılma’’ emeliyle Fethullahçıların hizmetine koşan neo-faşist AKP’nin KDP ile birlikte Fethullahçılara peşkeş çektiği alanların başında Güney Kürdistan geliyor.
Türk devlet yetkilileri, Ortadoğu’dan Asya’ya, Kafkasya’ya; Avrupa’dan Amerika’ya kadar kıtalar arası faaliyet yürüten ağın en güçlü ve resmi ayağı olan okulların (kolej-lise, üniversite, dershane) kapatılmasını talep ediyor. Bazı ülkelerden olumlu yanıt alan Türk devleti, Güney Kürdistan’dan ise bu konuda olumsuz yanıt aldı.
Mesele 20 okuldan ibaret değil
Türkiye Erbil Başkonsolosu “Bu konuda muhattaplarımıza beklentilerimizi ilettik” derken, Güney Kürdistan Eğitim Bakanı yaptığı açıklamada “Hükümetimizin böyle bir kararı yok” diyor.
Peki neden? Türk devletinin bir dediğini iki etmeyen Güney Kürdistan hükümeti, Fethullahçı okullardan neden vazgeç(e)miyor?
Şimdi merak edilen konu, Türk devletine adeta angaje olmuş olan Güney Kürdistan hükümetinin ve KDP’nin bu konuda Türk devletinin talebini geri çevirip çevirmeyeceği.
Bu karar önemli çünkü konu Fethullahçı 20 okulun kapatılmasından ibaret değil. 20 yılı aşkın bir geçmişi olan Güney Kürdistan’daki Fethullahçı faaliyetler eğitim kurumlarından ibaret olsaydı, bu kararı vermek kolay olabilirdi. Ama Fethullahçı örgütlenme Güney Kürdistan’da o denli derin ki, yeni bir ekonomik ve siyasi krize yol açabilecek kadar çok boyutlu yönleri var.
FETÖ burada da paralel bir yapı
TV’lerden, dublaj sektörüne, hastanelerden AVM’lere, Güney Kürdistanlı önemli isimlerin çocuklarının okuduğu kolej ve üniversitelerden, siyasi partilere, yurt içinde faaliyet yürüten şirketlerden, bankalara, telekominikasyon işletmelerinden yurt dışı ihracat sektörüne kadar birçok alan Fethullahçılara bırakılmış durumda.
Örgüt çok geniş bir ekonomik ve ticari alanı kontrol altında tutuyor. Sıcak para akışından yurt dışı ve yurt içi yatırımlara uzanan çok büyük bir ekonomik etki gücüne sahip ve bütün bunlar aracılığıyla siyaset üzerinde etkili oluyor hatta denetim kurabiliyor.
Bu okulların kapatılması Güney Kürdistan hükümetinin ve stratejik ortağı olan KDP’nin bütün bunlardan vazgeçmesi anlamına geliyor ki böylesi bir gelişme, KDP hatta YNK-GORAN içerisinde de derin bir krize yol açabilir.
Aslında paralel devlet tabiri tıpkı Türkiye’de olduğu gibi Güney Kürdistan’daki Fethullahçı örgütlenme ağına da ‘cuk’ oturuyor. Güney Kürdistan’ın alt ve üst yapısı adeta Fethullahçılara teslim edilmiş durumda.
Güney’in 17-25 Aralık’ı kapıda
Hal böyle olunca, ‘20 okul’u kapatmak öyle kolay olmuyor. Çünkü bu okulları kapatmak, 20 yılı aşkın bir süredir birlikte iş tuttukları ve birçok yolsuzluğa birlikte imza attıkları ortaklarıyla ters düşmek anlamına gelir ki, Güney Kürdistanlı iktidar sahipleri ve zengin elit açısından bunun faturası çok ağır olabilir.
Güney Kürdistan’ı Türkçü yeşil-Gladyoya peşkeş çeken KDP’nin birçok açığının belgesinin Fethullahçıların elinde olma olasılığı, KDP’nin okullar başta olmak üzere faaliyetlerini yasaklaması konusunda elini kolunu bağlıyor.
Eğer Fethullahçı okullar kapatılırsa, Türkiye’de yaşanan 17-25 Aralık benzeri gelişmeler Güney Kürdistan’da yaşanabilir. Ses kayıtları, yolsuzluk belgeleri, hırsızlık, kirli siyasi-ekonomik ilişkiler ve daha neler neler…
Konunun bir diğer ilginç yanı ise böylesi önemli bir konunun Güney Kürdistan medyasında hiçbir biçimde yer bulmaması. Siyasi partilerin denetiminde olan ana akım Güney Kürdistan medyası; siyasi bağlantıları, ekonomik ilişkileri ve konunun yaratabileceği sarsıcı sonuçlar nedeniyle olayın üzerine gitmek bir yana görmezden geliyor.
CİHAN ÖZGÜR / HEWLER
KDP Gülen okullarını kapatmıyor
Federe Kürdistan Yönetimi, Türkleştirme politikasının bir parçası olan Fethullah Gülen Cemaati’ne ait okulların kapatılmayacağını duyurdu.
Güney Kürdistan Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kürdistan bölgesinde 20 okula sahip 12 bin 719 öğrenciye eğitim veren Işık Okulları’nın kapatılacağına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı bildirildi. Açıklamada, söz konusu okulların kapatılması veya ileride nasıl yönetileceklerine dair hükümet tarafından bakanlıklarına herhangi bir resmi kararın gönderilmediğine yer verilerek, “Öğrencilerin genel menfaati her şeyin üstünde tutuluyor ve mevcut durumda okulların kapıları da kapatılmayacaktır” denildi.
Dizayi: Talep gelmedi
Geçen hafta Kürdistan Bölge Hükümet Sözcüsü Sefin Dizayi, Gülen okullarının kapatılmasına yönelik Türkiye’nin Kürt hükümetinden şimdiye kadar resmi bir talepte bulunmadığını söylemişti.
Şikayetlere rağmen
Rojnews’e konuşan Eğitim ve Öğretim Enstitüsü PEY Başkanı Dr. Serwer Ebulrehman Gülen’e bağlı okul ve üniversitelerde öğrencilerin din baskısıyla eğitildiğini belirterek, “Okullarla ilgili çok sayıda şikayet var. Öğrencileri din baskısıyla eğitiyorlar. Halkta ulusal duyguları bırakmamışlar. Bundan dolayı daha önce de Eğitim Bakanlığı’ndan bu okulların yasalara tabi olması için talepte bulunmuştuk. Bu okulların yasalara göre hareket etmesi gerekir” dedi.
Cemaat 20 yıldır Güney’de
Gülen Cemaati, 20 yılı aşkın süredir Güney Kürdistan’da ticaret, eğitim, sağlık ve sosyal alanlarda birçok alanı işgal etmiş durumda. Cihan ve Işık Vakıfları ile özellikle eğitim alanında ciddi bir ağ oluşturan Gülen Cemaati’nin sadece Hewlêr’de Cihan Kreş, Cihan Kolej, Cihan Lise, Cihan Üniversitesi ve Işık Üniversitesi bulunuyor. Gelişmiş modern teknoloji ile donatılan bu okullarda, Güneyli Kürtlerin bürokratik kesimlerinin veya zengin tabakanın çocukları okutulmaktadır.
170 ülkede yaklaşık 3 bin eğitim merkezi bulunan Gülen Cemaat’i Güney Kürdistan’da okulların yanısıra son 15 yılda yaklaşık 200 camii de inşa etti.
Güney Kürdistan bölgesinde yatırım yapan Türkiye kökenli büyük şirketlerin çok önemli bir kısmı da Gülen Cemaati’ne yakın kesimlerden oluşuyor. Örneğin Cemaate bağlı olduğu söylenen ’77 Grubu’ en büyük inşaat şirketlerinden biridir.
HABER MERKEZİ