Pakistan'ın başkenti İslamabad'da D-8 zirvesine katılan Başbakan Erdoğan, dönüşü yolunda gazetecilerin sorularını cevapladı. Türk Başbakan, "Silahların susturulması çözüm değildir dedik, silahın bırakılması çözümdür dedik. Silah eğer terörist elinde duruyorsa, o vakti saati geldiğinde her an patlayabilir. Silahlar bırakıldığı andan itibaren veyahut da kendileri ya biz farklı ülkelere gitmek istiyoruz diyebilir, geçmişte buna benzer şeyler geldi, yani bunun da önü açık. Zaten şu anda çok ciddi sayıda biliyorsunuz Kandil'de, Mahmur kamplarında eğitilenler var. Eğer burada böyle bir olumlu ciddi gelişme olduğu zaman bunun değerlendirmesi de ona göre yapılır" dedi.

Valilerin seçilmesi tartışılabilir

Erdoğan, başkanlık sistemi tartışmaları konusunda da şunları söyledi: "Dünyada başkanlık sisteminin uygulandığı sistemleri, yarı başkanlık sistemini masaya yatıralım. Bunların bize uygun olanlarını alalım ve yeni bir sistem ortaya koyalım. Türk modeli olsun. ABD'deki başkanlık sistemi masaya yatırılmış vaziyette. Rusya'da memnun olan var olmayan var… Fransa eleştiriliyor tek mi çift mi parlemento olsun."
Erdoğan, 'federal yapı yani valileri de mi seçeceğiz' sorusu üzerine de şu yanıtı verdi: "Onu zaten sen belediye başkanı olarak şu anda yapıyorsun, vali olarak yaparsan bunlar zor şeyler değil. Yani valiyi de seçimle getirebilirsin, tartışılabilecek şeyler. Ben şu anda böyle olacak diye bir şey söylemiyorum, hepsini tartışalım diyorum. İdeal olana konsensüsle gidelim. Halk nezdinde yaptırdığmız kamuoyu araştırmaları halkın yüzde kırkının başkanlık sistemine olumlu baktığını gösteriyor."

BDP: Seçilmiş valiye evet

Erdoğan’ın bu önerisine BDP’den destek gelirken MHP ise sert bir şekilde eleştirdi.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Radikal’e yaptığı açıklamada, valilerin seçimle iş başına gelmesi önerisine destek vererek şöyle konuştu: “Demokratik ülkelerde, yönetimlerin daha çok demokratik yöntemlerle olması, valilerin atama ile değil seçilerek işbaşına gelmeleri tabi ki en demokratik yol. Demokratik ülkelerde, hukuk devletlerinde bu tür yöntemler benimsenir. Türkiye’de de bunun olması gerekir bizce. Biz başından beri Demokratik Özerklik sistemiyle Türkiye’de valilerin de seçilerek işbaşına gelmesinden yanayız. Bu Demokratik Özerkliğin de bir parçası aslında. Dolayısıyla bu konuya sıcak bakıyoruz, tabi ki olması gereken de bu zaten.”

MHP beğenmedi

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise, Başbakan’ın “Türkiye’yi eyalet ve federasyona dönüştürerek, başkanlık sistemi peşinde koştuğunu” söyledi. Valilerin, eyalet ve federasyonlarda seçimle geldiğini ifade eden Vural, Büyükşehir Yasası ile büyükşehirlerin neden bütün şehirlere dönüştürüldüğünün şifrelerinin çözülmeye başlandığını söyledi. Vural, “Büyükşehir sınırlarını mülki idare sınırlarına genişlettiklerinde, büyükşehir belediye başkanı seçimi ile valinin seçimi aynı yapıldığında, orada bir devletin oluşturulmasının hedeflendiği gayet açık. Böylece AKP ve BDP’nin, Büyükşehir Yasası’nda gizli ortak olduğu açığa çıkmıştır” diye konuştu.
Vural, “Valilerin, seçimle geldiği rejimin adı nedir?” diye sorarak, bunun federatif bir sistem olduğunu belirtti. Bu süreçlerin, millete hazmettirilmek istendiğini savunan Vural, “Adım adım getiriyorlar. Bu senaryo dışarıda hazırlanmış. Kurbağa gibi, pişire pişire, adım adım, yeni millet, yeni devletler çıkartmak isteyen hain bir proje gerçekleştiriliyor. Devleti yönetenler aracılığıyla bunlar yapılıyorsa, artık iş millete kaldı. Egemenliğimizi, kimliğimizi, bölgelerimizi, irademizi bölmek isteyen bir zihniyet Türkiye’yi yönetiyor. Kararı verelim, beraber mi yaşayacağız, yoksa ayrışacak mıyız, millet egemenliği, iradesi mi hakim olacak yoksa bölge, etnik egemenlik mi hakim olacak? Atılan her türlü adım, PKK, BDP, KCK üçlüsüyle birlikte atılan adımdır. Başbakan’ın ifadeleri bunlardır. Alın Öcalan’ın görüşlerini, alın yol haritasını, işte Erdoğan’ın 2023 haritası bu. Bunlar beraber yürüdüler, aynı dağın yeli, aynı dağın gülleri bunlar” diye konuştu.

 ANKARA