
İsviçre'nin Basel ve Lozan kentlerinde Jineoloji konulu seminerler düzenlendi.
Ronahi Kadın Meclisi ve Lajin Kadın Meclisleri tarafından organize edilen seminerlere meclis üyeleri olmak üzere konuya ilgi duyan erkekler de katıldı. Her iki panelde de Avrupa Kürt Kadın Hareketi aktivisti Rojda Yıldırım sunum yaptı. Jineolojinin tarihsel süreç içinde ortaya çıkmış tüm toplumsal sorunlara farklı bir bakış açısı sunduğunu belirten Yıldırım, yanlış öğreti karşısında sadece bir hakikat arayışı olarak değil aynı zamanda alternatif bir toplum projesi sunma açısından da Jineolojinin hayati olduğunu vurguladı.
Bilimin insanın insan olma süreciyle birlikte başladığını ifade eden Yıldırım, "Biliminin toplumdan kopması ve toplum üstü olmaya başladığı süreç ataerkil döneme denk gelir. Ataerkillik nasıl ki devlet, iktidar, egemenlik, sınıf, sömürü gibi alanları bizzat oluşturmuşsa, bilimi de direkt etkilemiştir. Bilimde gelişen cinsiyetçilik ataerkil süreçle paraleldir. Kadının bilimsel alandan tasfiye edilmesi kadın köleliği ve sömürüsüyle direkt bağlantılıdır" diye konuştu.
Bilim yeniden karakter kazanıyor
Tarihsel süreç içinde kadın gerçekliğinin karanlıkta bırakılmaya çalışıldığını, bilimin egemenler ve iktidar eksenli geliştikçe kadın köleliğini de meşrulaştıran bir alana dönüştüğüne dikkat çeken Yıldırım, "Günümüzde bilim insanlığın ve doğanın yıkımında önemli bir rol oynadı. Jineoloji bu anlamda sosyal bilimler adına hakikatin çarpıtılmasına ve yanlış öğretiye ve bilimdeki cinsiyetçiliğe karşı alternatif bir kadın ve yaşam bilimi olarak ortaya çıktı. Jineolojiyle, bilim yeniden toplumsal bir karakter kazanacak" dedi.
Direnişçi ve mücadeleci olmalı
"Bilim adına bugün yaşanalar zihinsel sömürgeciliktir. Topluma rağmen bilim olmaz" vurgusunda bulunan Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti: "Bilim, toplumsal kaygılara yanıt verdiği oranda bilimdir. Bilim, kapitalizme karşı radikal bir tutum almadıkça gerçek anlamda rolünü oynayamaz. Bilim bu anlamda da direnişçi ve mücadeleci olmalıdır. Bilimin onuru dediğimiz bilimin ahlakından taviz vermeyen bir karaktere yeniden kavuşması canalıcıdır.
Çözüm de toplumsal olmalı
Eğer gerçekten tüm sorunların kaynağı toplumsalsa çözümü de toplumsal olmadır. Bilimin kendisi devletin kontrol ettiği alanlar, hakimiyetindeki alanlar olmaktan çıkmak zorunda. Jineoloji bu anlamda bilimin kaybettiği temel halka olan kadından yola çıkmaktadır. Bilim yeniden kadın şahsında toplumsal karakterine kavuşacaktır."
HABER MERKEZİ