
Ayhan İlgün:
“Bugün memleketimizde bir diktatörlük gelişiyor. Basın özgürlüğü insan özgürlüğü demektir. Eğer insanca burada ya da ülkemizde yaşamak istiyorsak bunun gereğini yapmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.”

Xelya Aslan:
“Televizyon kanallarımızı kapattılar. Çok üzgünüm. Bunu yapanları lanetliyorum. Biz Kürtler yine tüm imkanlarımızla televizyonlarımızı açacağız. Televizyonsuz olmaz. Mücadele edeceğiz ve yine kazanacağız.”
Perişan Demir:
“Türkiye’de, Avrupa’da bizim televizyonlarımızı istemiyorlar. Doğruları söylediği için kapatıyorlar. Hem Kürdistan’daki hem Avrupa’dakileri tekrar açılmalı. Biz onlara ne yaptık ki, televizyonlarımızı kapatıyorlar?
Xatun Doğan:
“Türk devletini lanetliyorum. Biz tekrar mücadele edip televizyon kanallarımızı ve radyolarımızı açacağız. Basın kuruluşlarımıza sahip çıkacağız. Herkese çağrıda bulunuyorum. Özgür basına sahip çıkın. Basın bizim gözümüz, kulağımız her şeyimizdir.”
Elif Aygün:
“Herkes ayağa kalkmalı. Kimse uyumamalı. Uyuma zamanı değil. Herkese sesleniyorum. Hani ‘Susma sustukça sıra sana gelecek’ diye bir söz var. Alevisi, Sünnisi, Êzîdîsi, herkes ayağa kalkmalı. Televizyonları kapatmak çok yanlış. Çocukların televizyonlarını niye kapatıyorsun? Onlar siyaset mi yapmış. Lanet olsun bu işe.
Çadır eylemleriyle Eutelsat protesto edilecek
AKP ile girdiği kirli ittifakla Med Nûçe ve Newroz TV’nin yayınına son veren Eutelsat şirketi, merkezi Paris başta olmak üzere şubelerinin bulunduğu Almanya’nın Köln, İtalya’nın Roma ve İngiltere’nin başkenti Londra’da protesto edilecek.
Bugünden itibaren başlayan protestolar, çadır eylemleri biçiminde yapılacak.
Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç konu hakkında şunları söyledi: “Paris, Roma, Köln ve Londra’da bugünden başlayarak Cumartesi gününe kadar çadır eylemleri başlatacağız. Bu eylemlerin tek amacı Eutelsat’ın Kürt basınına AKP zihniyetiyle yaklaşımının protesto edilmesidir” dedi.
MURAT MANG / BİELEFELD
İsveç: Kabul etmiyoruz
İsveç Liberal Parti Dış Politika Temsilcisi Birgitta Ohlsson,
İsveç Devlet Radyosu Ekot Ajans’a verdiği demeçte “Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü saldırı altında. Şimdi özgür medyaya yönelik saldırıların yurtdışında sürmesi oldukça rahatsız edici” dedi.
Ohlsson, Dışişleri Bakanı Margot Wallström’den Türkiye’nin İsveç Büyükelçisi’ni makamına çağırarak olanları protesto etmesini talep etti.
Perşembe günü yazılı bir soru önergesiyle Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü ihlallerini, radyo ve televizyon kanallarının kapatılmasını gündeme getiren Sol Parti Dış Politika Temsilcisi Hans Linde de, Türkiye gibi yabancı bir ülkenin devreye girerek İsveç’te hangi televizyon kanalının yayın yapacağına karar vermesinin sorunlu olduğunu söyledi.
Linde, İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström’ün Türk Büyükelçisi’ni makamına çağırarak kendisine İsveç’in olanları kabul edemeyeceğini ve İsveç’te ifade özgürlüğünü koruyacaklarını açıkça vurgulamasını istediklerini ifade etti.
Dışişleri Bakanı Margot Wallström ile Demokrasi ve Kültür Bakanı Alice Bah Kuhnke ise, gazetecilerin konu hakkındaki sorularını yanıtlamaktan kaçındı.
Birgitta Ohlsson, her iki bakanın konu hakkında açıklama yapmamasına ”İlk adım büyükelçiliğin makama çağrılması olmalıydı. Ülke ifade özgürlüğünde yanlış yöne gidiyor. Tamamıyla yanlış yöne. Dışişleri ve Demokrasi bakanlarının konu hakkında yorum yapmaktan kaçınmalarını tuhaf buluyorum” diyerek tepki gösterdi.
ANF / STOCKHOLM