
Raporun açıklamasından önce konuşan ÖGC Eşbaşkanı Erdemir, AKP iktidarı döneminde basın ve gazeteciler üzerindeki baskıların katmerlendiğine dikkat çekerek, Türkiye'nin "dünyada en fazla gazetecinin tutuklandığı ülke unvanını kazandığını" hatırlattı. Erdemir, "Yaşanan tartışmalar ve medya üzerinde artan oranda ağırlaşan baskılar, işten çıkarmalar, gazetecileri hedef haline getirmeler, gözaltı ve tutuklamalar, gazeteci cinayetleri, polis şiddetine maruz kalma, yargı baskısıyla yıldırma, sokak eylemlerinde gazetecilerin hedef haline getirilmesi, 2014 yılının kısa bir özeti oldu adeta" diye konuştu.
32 gazeteci tutuklu
Erdemir'in tespitleri, daha sonra 2014 yılı basın özgürlüğü raporundaki verilerle de yansıtıldı.
Rapora göre, Türkiye cezaevlerinde halen 10'u gazete dağıtımcısı 32 gazeteci tutuklu ve hükümlü bulunuyor.
292 yıl hapis cezası
Azadiya Welat Yazı İşleri Müdürleri hakkında 157,5 yıl hapis cezası istemiyle dava açılırken, Gündem gazetesine 157 bin TL para cezası kesildi. Gündem Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Reyhan Çapan'a 45 yıl, Demokratik Ulus Yazı İşleri Müdürü Arafat Dayan'a 90 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Böylece 2014 yılında Kürt medyası yazı işleri müdürlerine 292,5 yıl hapis cezası istemiyle dava açılmış oldu.
Sokak ortası infazlara dönüş!
Yıl içerisinde Türkiye'de en az iki gazeteci öldürüldü. Azadiya Welat gazetesi dağıtımcısı Kadri Bağdu'nun sokak ortasında öldürülmesi olayı, 90'lı yıllardaki failli meçhul cinayetleri çağrıştırdı.
Türkiye'de toplumsal olaylarda 70'ten fazla gazeteci doğrudan polisin yada toplumsal olaylar sırasında farklı grupların saldırısına maruz kaldı. Çok sayıda gözaltı yaşandı.
Binden fazla gazeteci işinden edildi
Gezi eylemleri sonrasında yeni bir yöntem olarak etkili bir şekilde devreye giren "işsiz bırakma" girişimleri sonucunda binden fazla gazeteci ya istifa etti ya da işinden edildi. Bu rakam bir önceki yılın işsiz bırakılan gazeteciler sayısını 9'a katladı.
Yine sansür konusunda en az 264 yayına durdurma cezası verildi, hükümetin "Alo fatih" pratiği ile uyguladığı fiili sansür girişimleri ile TRT'nin muhaliflere yer vermemesi dışında 5 gazete mühürlendi, cezaevlerindeki yayın yasakları yıl boyunca devam etti.
4 başlık altında toplanan hak ihlalleri raporunun özeti şöyle:
Ölüm ve yaralanmalar
Türkiye'de 2014 yılında iki gazeteci öldürülürken, 70'ten fazla gazeteci toplumsal olayları takip ettikleri sırada çoğunlukla polisin ya da karşıt grupların saldırısı sonrasında darp edilip yaralandı. 2014 Türkiye'sinde Azadiya Welat Gazetesi çalışanı Kadri Bağdu 90'lı yılların yöntemleriyle ensesinden sıkılan 2 kurşun ile hayatını kaybetti ve aradan geçen yaklaşık 4 ayda Bağdu'nun katillerinin bulunmaması devlete yönelik şüpheleri arttırdı. İran asıllı Amerikalı Gazeteci Serena Shim, Kobanê haberlerini takip etmek için bulunduğu Türkiye'de, 20 Ekim tarihinde kuşkulu bir trafik kazasıyla hayatını kaybetti. Shim, bir gün önce yaptığı açıklamada ajanlıkla suçlandığını bildirmişti.
Tutuklu ve hükümlü gazeteciler
Şu an cezaevinde 31 gazeteci tutuklu ve hükümlü olarak bulunuyor. Bunların büyük çoğunluğu yaptıkları haberden dolayı yargılanıyorlar. Tutuklu ve hükümlülerin 21'i gazeteciler, 10'u dağıtımcılardan oluşuyor. Ayrıca gazeteler ve dergilerin birçok davası devam ediyor. "KCK Basın Komitesi" adı altında hakkında dava açılan 44 gazetecinin yargılamaları devam ediyor. Yargılama 10 Nisan 2015 tarihinde AYM'de devam edecek. Oda TV ve diğer KCK davalarından tutuklanıp bir süre sonra yargılanan pek çok gazetecinin yargılanmaları da tutuksuz olarak devam etmektedir. Azadiya Welat Yazı İşleri Müdürlerine toplamda 157,5 yıllık hapis cezası istemiyle dava açıldı. Özgür Gündem Yazı İşleri Müdürü Reyhan Çapan'a 45 yıl Demokratik Ulus Dergisi yazı işleri Müdürü Arafat Dayan 90 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. İstenen toplam ceza 292,5 yıl olarak hesaplandı.
Sansür katmerleştirildi
Türkiye'de basın özgürlüğü önündeki yasal, siyasal ve ekonomik engeller 2014 yılında da varlığını devam ettirdi. Son bir yıllık süre içinde de "Kamu güvenliği", "Genel ahlak", "Ailenin korunması ve "Toplumun milli ve ahlaki değerleri" benzeri muğlak kavramlar basın özgürlüğünün aleyhine yorumlandı. Bunun sonucunda Türkiye'de halen 62 bin 273 internet sitesi engelli iken, RTÜK ve YSK tarafından 2014 yılında 264 yayın durdurma cezası verildi. 5 gazete mühürlenirken, özellikle cezaevlerinde 186 haberleşme yasağı kararı verildi. Yine birçok kanala para cezaları kesilirken, iktidarın "alo fatih" pratiğinde ortaya çıktığı gibi birçok kuruma fiili sansür girişiminde bulunduğu da ortaya çıktı. Gündem gazetesine, yayınlanan yazılar nedeniyle 157 bin TL para cezası kesildi.
Yeni baskı yöntemi: İşsiz bırakma
AKP hükümetinin gazetecilere yönelik tutuklama, fiili saldırı gibi gazetecileri yıldırma politikalarına son dönemlerde işsiz bırakma yöntemi de eklendi. Özellikle geçen yıl Gezi serhildanıyla başlayan süreçten itibaren hükümet gazetecileri istifaya zorluyor ya da işsiz kalmalarını sağlıyor. Gezi serhıldanında işten çıkarılan veya işsiz bırakılan gazetecilerin sayısı 59'u buldu. İşsiz bırakılan gazetecilerin 37'si istifaya zorlanırken 22'si işten çıkarıldı. Kimi kurumların raporlarına göre Türkiye'de 2014 yılının sadece ilk altı ayında 319 gazeteci işsiz kalırken, bazı kaynaklar yılın ilk 8 ayında bu rakamın 981'e çıktığını belirtiyor. Yılın tamamında işsiz bırakılan ya da istifaya zorlanan gazetecilerin sayısı ise bini aştı. 2013 yılında işten çıkarılan ya da işsiz bırakılan gazetecilerin sayısı 131 olarak hesaplanmıştı. Bu durumda işsiz bırakılan gazetecilerin sayısı bir önceki yıla göre neredeyse yaklaşık 9 kat arttı."
DİHA/AMED