
Gazetelerle uğurlandı
Slogan ve alkışlarla karşılanan Bağdu’nun cenazesi yürüyüşle Küçükoba Mezarlığı’na getirildi. “Geçekler karanlıkta kalmayacak” ve “Özgür Basın susmadı susmayacak” pankartları açılan yürüyüşte Özgür Gündem ve Azadiya Welat gazeteleri taşındı. Tepkinin hiç dinmediği yürüyüşte hep bir ağızdan “Özgür Basın susturulamaz”, “Şehîd namirin” sloganları atıldı. Sloganlar içinde defnedilen Bağdu’nun mezarının başına da Özgür Gündem ve Azadiya Welat gazeteleri bırakıldı.
Defin töreni ardından konuşan Azadiya Welat Gazetesi Editörü Çetin Altun, sorumluların katliam fermanı veren devlet yetkilileri olduğunu söyledi. Altun, Bağdu’nun katillerinin Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın yaptıkları açıklamalardan cesaret aldığını belirtti.
Tören ardından Bağdu için Şakirpaşa’da kurulan taziye çadırı ziyaret edildi.
Özgür Basın susturulamaz
Gazeteciler de Kadri Bağdu’nun katledilmesini protesto etmek için dün Özgür Gündem gazetesi önünde bir araya geldi. Bağdu ve katledilen gazetecilerin fotoğrafları ile Azadiya Welat ve Özgür Gündem gazetelerinin taşındığı eylemde “Ne IŞİD ne AKP vahşeti. Özgür basın susturulamaz” pankartı açıldı.
Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin, “Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun ‘misliyle cevap verilecek’ sözleriyle ırkçı faşist militer güçlerin saldırılarına meşruluk kazandırmış ve yeni katliamların da önünü açmıştır” dedi. Keskin, Bağdu şahsında tüm özgür basın camiasına yönelik bir saldırı ve gözdağı olduğunu belirtti ve ekledi: “Ancak bu hain saldırıyı gerçekleştirenler ve onun arkasındaki çok yakından tanıdığımız legal ve illegal güçler şunu bilmeli ki, ne dün ne bugün ve ne de yarın asla kurşunlar karşısında gerçekleri yazan kalemimizi yerde bırakmadık, bırakmayacağız.”
Musa Anter, Gurbetelli Ersöz, Hrant Dink, Metin Göktepe, Deniz Fırat gibi öldürülen basın emekçilerinin anıldığı açıklamada “Bugüne kadar 78 gazeteci arkadaşımız katledildiği halde bir adım geri atmadık. Bugün de bu mirası büyüterek özgür basınla, özgür topluma ulaşana kadar mücadelemizden asla taviz vermeyeceğiz” denildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’na da failleri açığa çıkartma çağrısı yapıldı.
Açıklamaya, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGC) Genel Başkanı Turgay Olcayto, DİSK Basın-İş’ten Ayşe Düzkan, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Sekreteri Mustafa Kuleli, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu da katıldı.
16 yıllık basın emekçisi
Kadri Bağdu, Siirt’in Pervari İlçesi’ne bağlı Erkent Köyü’nde 1968 yılında dünyaya geldi. 90’lı yılların karanlık günlerinde köyleri yakıldığı için Mersin’e göç etti. Mersin’de de barınamayan Bağdu ailesi, Adana Şakirpaşa Mahallesi’ne yerleşti. Adana’ya geldiği ilk yıllarda hamallık yaparak, ailesini geçindirmeye çalıştı. Bu yıllarda Kürt kimliği için mücadele vermeye başlayan Bağdu, 1998 yılına kadar 3 defa “örgüt üyeliği” suçlaması ile cezaevine girdi ve her defasında 3-4 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Bağdu, 1998 yılında da gazete dağıtımına başladı. 16 yıl boyunca defalarca tehdit edilmesine rağmen dağıtımcılığı hiç bırakmadı. 8 çocuk babası 46 yaşındaki Bağdu, önceki gün gündüz vakti sokak ortasında gerçekleşen silahlı saldırı sonucu katledildi.
Adana Adli Tıp Kurumu’nun sağladığı ön otopsi raporunda Bağdu’nun vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden 5 kurşunla yaşamını yitirdiği anlaşıldı.
ADANA/İSTANBUL
KCK’den başsağlığı
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, başsağlığı mesajı yayınladı. Bağdu’nun kontra güçler tarafından katledildiğini belirten KCK, basın emekçilerine yönelik son günlerde artan saldırılara dikkat çekti. KCK, “Tüm özgürlük ve demokrasi güçleri Kadri Bağdu’nun katli ile sonuçlanan saldırıdan gerekli olan sonuçları çıkararak, bir daha tekrarına ve yeniden 1990’ların başında olduğu gibi kontra güçlerin saldırılarına olanak tanımamalı ve tedbirlerini alabilmelidir” dedi.
HDP: Failleri bulunsun
HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ile Selahattin Demirtaş, fail ya da faillerin bulunması için İçişleri Bakanlığı’nı göreve çağırdı. Açıklamada, saldırının planlı ve örgütlü olduğu belirtilirken, “Sokak ortasında bir basın emekçisine kurşun sıkanların belli yerlerden destek aldığı açıktır” ifadeleri kullanıldı.
RSF tarafsız soruşturma istedi
Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, Kadri Bağdu’nun katledilmesini kesin bir dille kınayarak, hedef gözetilerek öldürülmesinin Türkiye’nin yakın tarihindeki karanlık dönemini akla getirdiğini bildirdi. Cinayetin Türkiye’nin son 30 yılda karşılaşmadığı yoğunlukta çatışmaların yaşandığı bir haftanın ardından meydana geldiğine dikkat çeken RSF, “Tetikçi ve muhtemel azmettiricilerin en kısa sürede belirlenmesi için tam ve tarafsız bir soruşturmanın yürütülmesini” talep etti.