Kürdistan’da yıllardır devam eden savaş sürecinde binlerce insanın yaşamını yitirdiğini ve daha fazla kayıp yaşamamak için referandumda tek adam rejimine “hayır” diyeceğini belirten Nezahat Teke, “Her şeyden önce şimdiye kadar çıkarları için AKP iktidarının peşinden koşan Kürtlere bir çağrım var; sandık başına gittiğinizde vicdanınızın sesini dinleyip “hayır” deyin. Çocuğunu kaybeden anneler olarak biz hâlâ sokak ve alanlarda insanlar ölmesin diye mücadele edip, sırf bu yüzden zindanlara kapatılıyoruz” şeklinde konuştu.
Ağıtsız bir yaşam için
“Hayır” demek için onlarca sebebin olduğunu hatırlatan Nezahat Teke, gerekçelerini şöyle dile getirdi: “Milletvekillerimiz suçsuz ve hukuksuz bir şekilde tutuklandığı için, ülkeyi tek kişinin insafına bırakmamak için, bölgedeki savaşın daha da derinleşmemesi için, anneler çocuklarının parçalanmış cenazelerine sarılmaması için, ölümler yaşanmasın diye, Kürtler ve Türkler huzur içinde ölümsüz, ağıtsız yaşasın diye, cezaevlerinde haftalardır devam eden açlık grevlerinin sona ermesi için, suçsuz insanlara ömürlerinden fazla cezalar verilmemesi için ‘hayır’. Kadınların cenazelerinin çıplak şekilde sokaklarda teşhir edilmemesi için ‘hayır’. Sabahın beşinde ev baskınlarının yaşanmaması için, kaygısız ve rahat uyuyabilmek için ‘hayır’. Bizim canımız yandı, başka annelerin canı yanmasın diye ‘hayır’ ”.
Faşistlerin “Evet çıkmazsa sonucun ne olacağını siz düşünün” diye tehditler savurduklarını söyleyen Teke, tüm Kürtleri 16 Nisan’da gerçekleşecek referandumda “hayır” demeye davet etti.
Sonuna kadar ‘Hayır’
“Parçalanmış bedenler, yakılmış köyler, öldürülmüş çocuklar ve canı yanmış insanlar için mi ‘Evet’ diyeceğim?” diye soran Perihan Katayıl ise, “Topraklarımızda yaşanan bu zulme karşı söyleyebileceğimiz tek şey; ‘hayır’dır. Yıkılmamış kentimiz, yakılmamış köyümüz kalmadı. Erdoğan, gencecik kızlarımızı ve oğullarımızı katletti. İnancımıza ve değerlerimize el uzattı. Bayramlarımızı ve renklerimizi dahi yasakladı. İşte bu nedenle sonuna kadar ‘hayır’” ifadelerini kullandı.
ANF/AMED