Başûr çöküyor!

Irak petrol sahaları

Irak petrol sahaları

  • Başûrê Kurdistan yönetimi yüzde 80 petrol gelirini Türkiye’ye bağlayınca çöküşün eşiğine geldi. İşten çıkarmalar artıyor, maaşlar ödenmiyor ve şirketler iflas ediyor. Adeta Bağdat’ın bir vilayeti haline getirilen Başûr’a yabancı şirketler de artık yatırım yapmıyor. 

SİNAN MAHMOUD- ÇEVİRİ: SERAP GÜNEŞ

 

Türkiye, Mart ayının sonlarında bölgede üretilen petrolün akışını durdurdu. Fransa’nın başkenti Paris'teki Uluslararası Ticaret Odası (ICC) Tahkim Mahkemesi Irak'ın açtığı petrol ihracatına ilişkin davada Türkiye aleyhine karar aldı.

O zamandan bu yana Bağdat ve Ankara, petrol ihracatını yeniden başlatmak için anlaşmaya varabilmiş değil. Mahkemenin kararı, Başûrê Kurdistan’da ciddi sonuçlara yol açtı. İşten çıkarmalar arttı, aylardır maaşlar ödenmiyor.

Durum çok kötü

Hewlêr merkezli Levant Line Company for Logistics and Oil Services'in kurucu ortağı 33 yaşındaki Ali Youssif, "Durum çok kötü. Hepimiz, durumun normale dönmesini sağlayacak bir şey olmasını bekliyoruz. Tüm faaliyetlerimiz durdu. Büyük şirketlerden para almıyorum, bu yüzden çalışmaya devam edemiyorum" diyor.

Kurdistan'da petrol ve doğalgaz sektöründe yaşanan yükselişten cesaret alan Youssif ve iş ortağı, şirketlerini 2020'nin sonlarında kurar. Kimya ürünleri tedarik ediyor ve bu ürünler petrol üretim sürecinde kullanılıyor. Şirketin ana müşterileri Norveç'in DNO, ABD'nin Hunt Oil ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Dana Gas şirketi.

Büyük enerji şirketleri işlemlerini askıya aldıktan sonra çalışanlarını işten çıkarmaya başladı. Bazıları personelin %95'ini işten çıkardı ve çıkarmadıklarına da yarı maaş ödedi. Youssif ve iş ortağı kirayı karşılayamadıkları için bu ay sonunda ofislerini ve depoyu kapatma kararı aldılar.

Petrol anlaşmazlığı

ABD'nin liderlik ettiği Uluslararası Koalisyon 2003 yılında Saddam Hüseyin rejimini devirdiğinde, Kurdistan bölgesindeki petrol ve doğalgaz kaynakları henüz gelişmemişti. 2003 işgalinden sonra Kürtler resmi özerklik kazanarak, 1991 Körfez Savaşı'ndaki yenilgilerinin ardından Irak hükümet güçlerinin bölgeden çekildiği 1992'den beri fiilen var olan bir durumu resmileştirmiş oldular.

Bu özerklik 2005 anayasası tarafından daha da güçlendirildi ve resmen tanındı.

Bağdat ve Hewlêr petrol ile gaz sektörünü yönetecek federal bir yasa üzerinde anlaşmaya varamazken, Kürt yetkililer yabancı şirketler ve ülkelerle onlarca petrol ve gaz anlaşması imzaladı.

Irak'ın diğer bölgelerinin aksine, karlı üretim paylaşımı anlaşmaları teklif ettiler, bu da uluslararası petrol şirketlerinin maliyetleri hızla geri kazanmasına ve karları hükümet ile petrol şirketi arasında bölüştürmelerine imkân sağladı.

Kürtler, Irak anayasasının kendilerine Bağdat'a danışmadan anlaşma imzalama hakkı verdiğini savundu. Ancak Bağdat, bu anlaşmaların, onaylanmadığı için yasa dışı olduğunu iddia etti. Hewlêr yönetimi sonunda kendi petrol ve gaz yasasını geçirdi, ancak Bağdat hiçbir zaman bunu tanımadı.

Geçen yılın Şubat ayında Irak Federal Yüksek Mahkemesi bölgenin sektörü düzenleyen yasasının anayasaya aykırı olduğuna karar verince, Kurdistan petrol ve gaz sektörü büyük bir darbe aldı. Mahkeme ayrıca bölgenin tüm petrol sektörü faaliyetlerini Bağdat'a devretmesini talep etti.

İkinci darbe

İkinci bir darbe, Paris merkezli Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tahkiminin, Mart ayında Türkiye'yi günlük yaklaşık 500.000 varil petrol akışını durdurmaya zorlaması oldu. Bunların yaklaşık 70.000 varili, Kurdistan'ın kuzeyindeki Kerkük vilayetinde Bağdat tarafından işletilen sahalardan geliyordu.

Bölge, gelirinin büyük bir kısmını Türkiye üzerinden yapılan petrol ihracatından elde ediyor. Bu, federal bütçenin yüzde 12,67'sini oluşturan bir payla destekleniyordu.

Şirketler kara listeye alındı

Bu yüzden, daha önceki gayri resmi bir anlaşmadaki yüzde 17'lik bir kesintiden büyük bir düşüş oldu. Bu kesintinin sebebi, Kürtlerin petrol ihracatı, bütçe transferleri karşılığında üretimi teslim etmemesi ve 2017'de başarısız bağımsızlık referandumunda tartışmalı toprakları ilhak etme girişimi karşısında Bağdat'ta artan öfkeydi.

Bağdat, yeni, daha düşük rakamın, bölgenin nüfusunu dikkate alarak daha doğru bir payı temsil ettiğini söyledi. Ayrıca, Kurdistan'da anlaşmalar imzalayan yabancı şirketleri kara listeye aldı ve bağımsız petrol ihracatına başladığında bölgenin bütçesini kesti.

Öte yandan Bağdat, yıllar süren anlaşmazlık sonrasında hiç bu kadar güçlü bir pozisyonda olmamıştı ve bu, bölgenin önemli bir geliri yeniden kazanma olasılığının pek olmadığı anlamına geliyor.

Petrol gelirin yüzde 80’nini oluşturuyor

Kurdistan Petrol Endüstrisi Birliği'ne göre, petrol sektörü yerel ekonominin can damarı ve gelirin yüzde 80'ini oluşturuyor. Geçen ay itibariyle, Mart ayından bu yana toplam kaybın yaklaşık 4 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Kurdistan Bölgesel Yönetimi rakamlarına göre petrol ihracatı 2023'ün ilk çeyreğinde ayda ortalama 733 milyon dolar gelir getirdi.

Geçtiğimiz hafta Bağdat, bu yılın bütçesini yetiştirmenin bir yolu olarak Kurdistan'ın memurlara ödeme yapması için Eylül ayından itibaren üç ay süreyle kredi verilmesini onayladı: Başûrê Kurdistan, ancak Bağdat'a günde 400.000 varil petrol teslim ettiğinde payını alabilecek.

Irak Petrol Raporu'nun saha bazında verilere dayanarak yaptığı hesaplamalara göre, geçen ay itibariyle Kurdistan sahalarından elde edilen üretim bir önceki aya göre 60.000 varil artarak yaklaşık 204.000 varile ulaştı. Şubat ayında elde edilen 431.000 varil/günlük oranın yarısından daha az olan bu üretimin yerel pazara satıldığı belirtildi.

Bir mekanizma yok

Bölgenin petrol sektörü artık federal hükümetin elinde olsa da Bağdat'ın üretim paylaşım sözleşmelerini ne yapacağı hala belirsiz ki bunları reddetti. Altyapıyı inşa eden şirketlere ödeme yapacak net bir mekanizma da yok.

Şirketler istekli değil

Middle East Economic Survey Körfez analisti Yesar al Maleki, boru hatları yeniden açılsa bile petrol şirketlerinin bir anlaşma olmadan petrol ihraç etmeye istekli olmadığını belirtti ve ekledi: “Bu şirketler, Bağdat'ın diğer şirketlere yaptığı gibi üretilen varil başına sabit bir ücreti kabul etmeyecek.”

"Bu henüz çözülmemiş büyük bir engel" diyen Maleki, varil başına ücret uygulamasının "uluslararası petrol şirketlerinin tam maliyet geri ödemesini ve kârdan pay almasını" engellediğini de sözlerine ekliyor.

Hattın ne kadar uzun süredir kapalı olduğu göz önüne alındığında, Kürt petrol ihracatının durma öncesi seviyelerine dönmesi zaman ve yatırım gerektirebilir ve "dördüncü çeyrek için olası değil" diyor.

Artık eskisi gibi olmayacak

Youssif, şirketini Bağdat'ta tescil ettirmeye çalıştığını, böylece Irak'ın diğer bölgelerindeki anlaşmalar için rekabet edebileceklerini de sözlerine ekliyor. Ancak Kurdistan bölgesinin petrol sektörüne hala inancı var. "Ayakta kalacak ama eskisi gibi olmayacağını hissediyoruz" diyor.

Kaynak: Thenationalnews

*****

Petrol taşımacılığı azaldı 

Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye üzerinden geçen 3 boru hattıyla taşınan ham petrol miktarı 2023 yılı Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,2 düşüşle 24 milyon 360 bin varil oldu. Temmuz ayında taşınan petrol miktarı 25 milyon 164 bin varil seviyesindeydi. 

Ağustos ayında Ceyhan Kırıkkale hattından 2 milyon 653 bin, Batman-Dörtyol hattından 2 milyon 526 bin ve BTC'den 19 milyon 181 bin varil petrol taşındı. Geçen yılın Ağustos ayında 4 hatından petrol akışı 37 milyon 185 bin seviyesinde gerçekleşmişti. 

Kerkük-Ceyhan, Ceyhan Kırıkkale, Batman-Dörtyol ve BTC olmak üzere 4 ham petrol boru hattı bulunuyor. Ancak Kerkük-Ceyhan petrol boru hattından son 5 aydır petrol akışı yapılmıyor. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.