Körfez ülkeleri baypas arayışında

Dünya Haberleri —

Hürmüz Boğazı/foto:AFP

Hürmüz Boğazı/foto:AFP

  • Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak boru hatları, demir ve kara yolu ağları projelerini hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı’na alternatif için yeni güzergâh arayışlarına girdi. Hürmüz Boğazı'ndaki riskler bundan 40 yıl önce de gündeme gelmişti. 1980-1988 yılları arasında süren İran-Irak Savaşı'nda, her iki taraf da boğazdaki petrol tankerlerini defalarca hedef alarak dünyanın en önemli ham petrol damarlarından birini savaş alanına dönüştürmüştü.

İran-Irak Savaşı sonrasında Suudi Arabistan, Kızıldeniz'deki Yanbu limanına uzanan Doğu-Batı Boru Hattı'nı, BAE ise Abu Dabi Emirliği'nden Umman Körfezi'ne uzanan Habşan-Fucayra Boru Hattı projesini inşa etti.

Riskler azaltılmaya çalışılıyor

Hürmüz Boğazı'nın kırılganlığı, 28 Şubat'ta başlayan savaşla yeniden gündeme geldi. Artık Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin azaltılmasına odaklanılıyor. Birçok ülke, bu su yolunun bir daha asla aynı şekilde "silah olarak" kullanılmamasını sağlamaya çalışıyor.

Enerji piyasası, diğer petrol üreticilerinin üretimini artırmasına bel bağlarken; Çin, Hindistan ve Avrupa Birliği (AB) gibi küresel güçler ile çevre örgütleri, yenilenebilir enerjiye daha hızlı yatırım yapılmasını istiyor.

Körfez ülkelerinin liderleri ise daha fazla ham petrolün boğazı "baypas ederek" geçmesini sağlayacak ve uzun vadede ihracatı güvence altına alacak yeni planları hayata geçirmeyi hedefliyor. Suudi Arabistan, BAE ve diğer ülkelerin mevcut boru hatlarına paralel yeni petrol boru hatları yapmayı değerlendiriyor. Alternatif kıyı şeritlerinde genişletilmiş ihracat terminalleri kurmak da planlar arasında. Suudi Arabistan'daki mevcut bin 200 kilometrelik boru hattı, savaş öncesinde günlük 5 milyon varil olan taşımayı 7 milyon varile yükselterek maksimum kapasite ile çalışıyor.

Bu önlemler küresel petrol piyasalarına bir tampon görevi görse de Dubai merkezli önde gelen danışmanlık şirketi Qamar Energy'nin CEO'su Robin Mills, bunun yeterli olmadığına dikkati çekiyor.

Boru hatları tek çözüm

DW'ye konuşan Mills, "Savaştan önce boğazdan günde yaklaşık 15 milyon varil ham petrol geçiyordu” diyerek bu miktarı karşılamak için "boru hattı kapasitesinin iki katına çıkarılması gerektiğini" vurguluyor. Financial Times'a konuşan yetkililer ve enerji uzmanlarına göre yeni boru hatları pahalı, inşası zaman alıyor ve bazen de siyasi açıdan karmaşık olmalarına rağmen, Körfez ülkelerinin gelecekte olası tedarik kesintilerine maruz kalma riskini azaltabilmelerinin tek yolu.

Körfez ülkeleri dışında, uluslararası kuruluşlar da kapsamlı risk azaltma çabalarının bir parçası olarak yeni çözümler için baskı yapıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Irak'tan Adana'daki Ceyhan limanına uzanan büyük çaplı yeni bir boru hattı kurulması çağrısında bulundu. Başûrê Kurdistan’ın Kerkük bölgesinden Türkiye'ye uzanan mevcut boru hattı 1970'lerde inşa edilmiş ve iki buçuk yıllık bir kesintinin ardından geçen Eylül ayında yeniden faaliyete geçirilmişti. Şu anda bu boru hattı günde 250 bin varile kadar petrol taşıyor. Yine Irak hükümeti ayın başlarında, güneyden Suriye sınırına doğru uzanan 4,6 milyar dolarlık Basra-Hadise etabını ihale aşamasına taşıdı. Irak ayrıca Umman'a uzanan yeni bir boru hattı projesini de değerlendiriyor.

Kara ve demir yolları ağı

Boru hatlarının yanı sıra, Körfez ülkeleri ham petrol dışındaki malların ihracatını kolaylaştırmak amacıyla Körfez devletlerini birbirine bağlayan demir yolu ve kara yolu ağlarını genişletmek için de somut planlara sahip. GCC (Körfez İşbirliği Konseyi) Demir Yolu projesi, 2030'a kadar altı GCC ülkesinin tamamını kapsayan 2 bin 100 kilometrelik entegre bir ağ oluşturmayı hedefliyor. ABU DABİ

* * *

foto:AFP

BAE, OPEC'ten ayrıldı

Dünyanın en büyük petrol üreticileri arasında bulunan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), "ulusal çıkarları" doğrultusunda 1 Mayıs itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı aldı. Kararın, BAE'nin komşusu ve bölgedeki rakibi Suudi Arabistan'ın güdümündeki OPEC'i daha da zayıflatması ve piyasalarda yeni türbülanslara neden olması bekleniyor.

BAE'den de geçen ve savaş öncesi dünya petrolünün beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, bir süredir Körfez petrolünün sevkiyatını ciddi şekilde sekteye uğratıyor. BAE'nin ayrılmasıyla OPEC'in üretim kapasitesinde yüzde 13'lük bir kayıp yaşanacağı belirtiliyor.

OPEC, 1960 yılında Venezuela, İran, Irak, Suudi Arabistan ve Kuveyt tarafından kuruldu. Daha sonra bu ülkelere BAE dâhil petrol üreticisi başka ülkeler de eklendi. OPEC+ ise 2016'da OPEC üyelerine petrol üreticisi 10 ülkenin daha katılımıyla oluşturuldu. Savaş öncesi OPEC+ üyesi 22 ülke içindeki en büyük dördüncü petrol üreticisi olan BAE, daha önce OPEC üretim kotalarından rahatsızlığını dile getirmişti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.