• Başûrê Kurdistan’da 655 gündür yeni hükümet kurulamadı. KDP ve YNK arasındaki güç dengesi, ayrı işleyen yönetim yapıları ve değişen ABD öncelikleri, siyasi kilitlemede rol oynuyor.

 

Başûrê Kurdistan’da 20 Ekim 2024’te yapılan parlamento seçimlerinin üzerinden 655 gün geçmesine rağmen 10’uncu hükümet kabinesi hâlâ kurulmadı. Bu süre, koalisyon oluşturma süreçlerinde bilinen en uzun dönemleri aşmış durumda. Belçika’nın Brüksel-Başkent Bölgesi hükümetini Haziran 2024 seçiminden 613 gün sonra kurarken, Kuzey İrlanda’da Mayıs 2022 seçimleri ile Şubat 2024’te Stormont’ta yürütmenin yeniden kurulması arasında 639 gün geçmişti. Belçika’nın 2010 seçimleri sonrası 541 günlük federal rekoru da geride bırakıldı.

Başûr’u bu örneklerden ayıran iki temel özellik bulunuyor. İlki, dokuzuncu hükümetin yetkilerinde azalma olmadan yönetmeye devam etmesi. Hükümet uzun vadeli mali sonuçları olan kararlar aldı ve geçici yönetim statüsünü kabul etmedi. Bağdat’ta ise Federal Yüksek Mahkeme, 213/Federal/2025 sayılı kararında, görev süresi sona eren federal hükümetin 11 Kasım 2025 itibarıyla geçici hükümet statüsüne geçtiğine ve stratejik kararlar alamayacağına hükmetti. Hewlêr’de ise benzer bir karar alınmadı.

İkincisi ise parlamentodaki işlevsiz durum. Parlamento, üyelerin yemin etmesi için 3 Aralık 2024’te yalnızca bir kez toplandı. O tarihten sonra tekrar toplanmadı; seçilmiş bir yönetimi ve buna bağlı komisyon sistemi bulunmuyor.

Başûr’daki kurumların işleyişinde, parlamento, başkanlık ve bakanlar kurulu resmi yapıyı oluştururken, önemli kararlar KDP ve YNK içinde alınıyor, kurumlar ise bu kararları sonradan kayda geçiriyor. 2015 yılında KDP’nin meclis başkanının Hewlêr’e girişini engellemesi sonrası parlamentonun yaklaşık üç yıl toplanamaması da bu yapının geçmişteki örneklerinden biri oldu.

YNK’nin konumu güçlendi

YNK’nin konumu ise yapısal nedenlerle güçlenmiş durumda. KDP’de yetkinin Barzani ailesinde yoğunlaşması, anlaşma sürecindeki muhatap alanını daraltıyor. YNK bölgesindeki Khor Mor doğalgaz sahası ise Başûr’un önemli enerji kaynaklarından biri hâline geldi. Süleymaniye vilayetindeki Çemçemal’de bulunan Khor Mor sahası, KM250 genişletme projesinin Ekim 2025’te devreye girmesiyle günlük 750 milyon standart metreküp kapasiteye ulaştı ve Hewlêr ile Duhok dahil Kürdistan Bölgesi elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 80’ini karşılıyor. Şubat 2026’daki üretim durması ve Temmuz sonunda başlayan yeniden başlatma süreci, Başûr’un YNK kontrolündeki bu tesise bağımlılığını gösterdi. Petrol ihracatı KDP’nin temel aracı olmaya devam ederken, doğalgaz buna karşı bir denge unsuru oluşturuyor.

Enerji alanının dışında da iki yönetim yapısı büyük ölçüde ayrı işliyor. KDP ve YNK’nin kendi istihbarat, güvenlik ve terörle mücadele birimleri bulunuyor; farklı komuta zincirleriyle hareket ediyorlar. Yakıt tedariki, rafineri ve dağıtım sistemleri de ayrı yürütülüyor. YNK Süleymaniye’nin yanı sıra kontrol ettiği Hewlêr ve Kerkük bölgelerinde etkiliyken, KDP Hewlêr ve kontrolündeki Ninova bölgelerinde etkili durumda.

Gelir toplama sistemi de benzer şekilde bölünmüş durumda. Gümrük ve iç gelirler ortak Kürdistan Bölgesel Yönetimi kurumları üzerinden değil, partilerin oluşturduğu paralel yapılar aracılığıyla toplanıyor. Bu durum, ticari binalardaki zorunlu asansör denetimleri gibi günlük düzenleyici faaliyetlere kadar uzanıyor. Sonuç olarak siyasi, ekonomik, güvenlik ve sosyal işlevleri kendi bölgelerinde birleştiren iki ayrı yapı ortaya çıkmış durumda.

ABD’nin değişen öncelikleri

Dış baskının sınırlı kalmasının nedenlerinden biri ABD politikalarındaki değişim. Kasım 2025’te yayımlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi, Washington’ın bölgeyi ve liderlerini mevcut hâlleriyle kabul edeceğini ortaya koydu. ABD politikasının merkezinde artık enerji iş birliği, ekonomik koridorlar ve yerel terörle mücadele aktörleriyle ortaklık bulunuyor.

Üç alan, iki ayrı muhatap

KDP ve YNK, enerji, güvenlik ve ekonomik alanlarda yıllardır ayrı muhataplar olarak hareket ediyor. Enerji üretimi ve ihracatı tarafların kendi kontrolündeki bölgeler üzerinden yürütülüyor. Terörle mücadele iş birliği, ABD kurumlarıyla uzun süreli ilişkileri bulunan iki ayrı istihbarat yapısı üzerinden devam ediyor. Ticari ve endüstriyel kapasite de her bölgede ayrı örgütlenmiş durumda.

Bu nedenle birleşik bir bölgesel kabine, Washington’ın bugün Kürdistan Bölgesi’nden talep ettiği konular için bir ön koşul olarak görülmüyor. Dış aktörler artık ortak bir yönetim yapısı oluşturulması için baskı yapmak yerine, ilgili alanı kontrol eden partiyle doğrudan ilişki kuruyor.

Parlamento aritmetiği de süreci etkiliyor. KDP’nin 39 sandalyesi tek başına meclisi toplamak ve yönetimi oluşturmak için yeterli değil. YNK’nin Yeni Nesil Hareketi ile yaptığı ittifak ise ona engelleme gücü sağlıyor.

Bu nedenle siyasi kilitlenmenin devam etmesi anlaşılır hâle geliyor. Bir kabinenin kurulması, iki partinin kendi kurumları aracılığıyla kontrol ettiği makam ve bütçeleri yeniden dağıtacak. Dış baskı olmadığı için beklemenin maliyeti düşük kalırken, taviz vermenin maliyeti artıyor. Bölgesel hükümetin üstleneceği işlevler başka mekanizmalarla yürütülürken, bunun bedelini iki yönetimi birleştirmesi gereken kurumlar ve bu kurumlar üzerinden hak arayan vatandaşlar ödüyor. HABER MRKEZİ