Kardelen Kadın Merkezi adına basın açıklamasını yapan Kardelen Kadın Evi Koordinatörü Mukaddes Alataş, kadın mücadelesinde koca bir yılı devirdiklerini, sistemin ve hükümetin politikalarından dolayı şiddetin arttığını söyledi. AKP hükümetinin kadın üzerindeki baskıcı zihniyetinin devam ettiğini belirten Alataş, "AKP devleti, toplumun din ve inançsal duygularına özlü ve dürüst bağlılığını suistimal ederek, kadına karşı her türlü şiddete meşruiyet kazandırmaktadır. Bu bağlamda kadın cinayetleri politiktir ve bu dil kadınlar yararına dönüştürülmelidir" dedi.


2013'te 806 kadın başvurdu
Alataş, 2013 yılında kadın cinayetlerindeki artışa bakıldığında, bu artışta iktidarın muhafazakar ve cinsiyetçi söylemlerinin, erkeği koruyan ve şiddetini neredeyse ödüllendiren yasaların sebep olduğunu vurguladı. Her gün ortalama üç kadının öldürüldüğünü sözlerine ekleyen Alataş, "Çocuk gelin adı altında çocuklar tecavüze uğruyor. Siirt Perwari'de 12 yaşında gelin edilip, 13 yaşında anne olan Kader, 14 yaşında ikinci çocuğunu ölü doğurduktan sonra 'intihar' ettiği iddia ediliyor. Kadın intiharlarının aslında bir cinayet olduğu görülmeksizin asıl failler yani ataerkil zihniyetli anne-baba ve eş cezasız kalıyor. Kadın intiharlarının aslında bir cinayet olduğu görülmeksizin asıl failler; yani ataerkil zihniyetli anne-baba ve eş cezasız kalıyor" şeklinde konuştu. 2013 yılında toplamda 806 kadının sığınma evine başvurduğunu ifade eden Alataş, "Sığınan kadınların 170'i aile içi şiddetten ötürü sığındı. Psikoloji danışmanlığı atölyemizde 334 kadın destek aldı. 50 Kadın iş başvurusunda bulunurken, hukuk danışmanlığımıza ise 40 kadın talepte bulundu" diye açıkladı.

Sığınma evindeki kadınların yüzde 96'sı şiddet mağduru

Daha sonra sığınma evi ile ilgili istatistikleri açıklayan Kardelen Kadın Merkezi Psikologu Eda Erdener, 2012 Eylül'den bugüne kadar Kardelen Kadın Evi'nde toplam 82 kadın ve 62 çocuğa hizmet verdiklerini söyledi. Sığınma evinde kalan kadınların yüzde 96'sının şiddete maruz kaldıkları için geldiğini kaydeden Erdener, "Bekar, eşinden boşanmış yahut eşi ölmüş kadınlarda kadın sığınma evimize gelmişlerdir. Bu da bize şiddetin boyutlarından birinin aile içi fertlerinden kaynaklandığını göstermektedir. Kadınların büyük kısmı çok kardeşli ailelerden gelmektedir. Sığınma evimize başvuran kadınların yüzde 55'i baba ve abiden, yüzde 45'i ise bütün aileden şiddet gördüğünü belirtmiştir. Bu kadınların yarısı 18 yaşın altında evlenmiştir. Evli kadınların yüzde 30'unun evliliğinde kumalığın var olduğu kanısına vardık. Eşlerin eğitim durumlarına bakıldığında, erkeklerin kadınlara nispeten ilkokul mezunu da olsalar daha eğitimli oldukları görülmektedir. Kadınların şiddet türlerine göre şiddete maruz kalma durumunu şöyle sıralayabilirim: Kadınların yüzde 83.3'ü fiziksel, yüzde 87.5'i psikolojik şiddet, yüzde 52.2'si ekonomik şiddet ve yüzde 50'si cinsel şiddete maruz kalmışlardır" şeklinde konuştu.

DİHA/AMED