
Çin’de ortaya çıkan gizemli virüs salgını sonrası korona (corona) virüsü bütün dünyayı yavaş yavaş etkisi altına alıyor. Çin’in Wuhan kentindeki bir balıkçı pazarında ortaya çıktığı iddia edilen korona virüs Çin’de olmak üzere tüm dünyaya yayılmış durumda. Korona virüs son dakika gelen haberlere göre 71,450 kişiye bulaştı. Dünya genelinde 29 ülkeye bulaşan korona virüsü bu ülkelerde 1,776 kişinin ölmesine sebep oldu. Önce bu gizemli virüsün çıkışı korkuttu şimdi de Avrupa’ya yayılacağı korkusuyla Avrupalılar tetikte. Hele ki İngiltere’de bulunan Southampton Üniversitene bağlı Dünya Nüfus Projesi’nin (World Population Project) virüsün bulaştırdığı ülkeleri gösteren haritaya göre; virüsün bulaştığı 60 bin kişinin 40 ülkeye seyahat ettiğine işaret etmesiyle bu harita Avrupa ve Batı ülkelerinin bütün medya yayınları aracılığıyla kamuoyuna ulaştırılması paniği iyice artırdı. Halbuki bu veriyi ispatlayacak bir çalışma henüz ortada yok. Araştırmacılar bu haritayı yanlış anlaşılmaya mahal verdiği kaygısıyla sitelerinden kaldırdılar ama iş işten geçti.
Bulaştırdığı ülkeler arasında İngiltere, Almanya, Belçika gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra Kanada ve Amerika da var. Bu ülkelere bulaştırdığı kişi sayısı bir elin parmakları kadar ama yarattığı korku ve panik dünya kadar! Savaşlarda, depremlerde ve su baskınlarında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine rağmen, bu trajik ve engellenebilecek ölümlerin Batı insanında bu virüsün yarattığı kadar kaygı ve endişeyi yaratmaması insanı düşündürtüyor.
Batı insanı ölümlere mi üzülüyor yoksa tehlikenin bir gün kendisine bulaşma ihtimaline mi üzülüyor? Sonuçta sınır kontrolleriyle, zırhlı araçlarla, vize engelleriyle, ulusal istihbarat örgütleriyle engellenecek bir tehlike değil. Batı’nın bir virüs karşısında acizliğini gösteriyor bu korona virüsü. Bir kişinin Asya’ya gidip kendi ülkesine giriş yapmasına bakıyor. Öyle de oldu. İş için gittiği Asya gezisinden kendisine bulaşan virüsü Fransa ve İngiltere’de toplam 11 kişiye bulaştıran İngiliz işadamı örneği gibi. Adam iyileşti, geri kalan 11 kişi de iyileşti ama bütün ülke alarmda.
Sadece 9 kişiye bulaşıp kimseyi ölümcül bir duruma düşürmemesine rağmen bu virüse karşı İngiltere’de alınan tedbir, herkesi düşündürtmeli. Şahsen bu korkuyu bu virüs dışında bir de İslam adına yapılan teröre karşı gördüm. Yani İngilizlerin İngiliz vatandaşı sakallı Ortadoğulu bir radikal İslamcıdan korktuğu oranda bir de bu virüsten korktuğunu gördüm. Sağlık kuruluşları kapandı. Bulaştırdı düşünülen şehirlerde insanlar sokağa çıkmadı. Çin lokantaları, Londra’daki China Town gibi yerler kan ağlıyor. Her an gelip kapını çalabilir korkusu. Yani başında olduğu korkusu. Sana bulaştırma korkusu. Yoksa Suriye’de çocuklar ölmüş, İran’da sivil protestolarla onlarca kişi can kaybetmiş, kimin umurunda. Nasıl olsa bu ölümler, bu adaletsizlikler bu haksızlıklar o ülkenin sınırları arasında kalmaya mahkum. Kendi kapısını çalana dek uzaklara birileri kendisinin sattığı silahla öldürülmüş, kimin umurunda. Yeter ki bu ölümler ona bulaşmasın.