Janiak ve Fetz, Türkiye’nin Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırı ve işgal girişimini ‘güvenlik konsepti’ şeklinde ele almasına tepki gösterdi ve sorunların müzakerelerle aşılacağına işaret etti. Senatör Claude Janiak, Kürt sorununun çözümü için Türkiye, Suriye ve İran’a uluslararası baskıların artması gerektiğini vurgulayarak, „Ne yazık ki, bu baskıların ciddi anlamda yapılabilmesinde halen çok uzağız. Maalesef Batı, orada yaşayan insanların onurlarıyla, özgürlükleriyle yaşamaları yerine o ülkelerin Batı için gerekli olan istikrarına önem veriyor“ dedi. Janiak, Türk ordu güçlerinin sivillere yönelik katliamlarını ise ahlaki skandal olarak değerlendirdi. „Tunus ve Mısır’da bu denendi ama başarız oldu. Bu da bize gösteriyor ki esas olan iç dinamiklerdir. Değişimler öncelikle iç dinamiklerde gelmelidir“ dedi.

Kürtler somut adımlar atıyor
İsviçre Federal Konsey üyesi senatör Anita Fetz ise, Kürtlerin dialog için birçok kez ateşkes ilan ettiğini ve Kürt sorununun artık şiddetle değiştirilemeyeceğini belirtti. Fetz, „Kürtler son yıllarda somut adımlar atarak soruna ve çözümlerine ilişkin açıklamalarda bulunuyorlar. Bu somut adımlar doğrultusunda örneğin Temmuz ve Ağustos ayında baş gösteren gerginliklerden dolayı uluslararası bir heyet incelemeler yapabilir. Ölen yedi sivil için de bu geçerli olmalıdır“ dedi.
„Bence ikinci somut adım da, Avrupa Birliği Komisyonu’nun 2002 yılında Türkiye ile yaptığı görüşmeler sonucu PKK’nin ‘terör örgütleri listesine’ alınması incelenebilinir. Bugünkü AB’nin büyük ülçüde elleri bağlıysa bu, bir grubun önerisiyle düzenlenen ‘terör örgütü’ listesinden kaynaklı. Ben şahsen AB’nin Türkiye ilişkilerinden dolayı bu soruna karşı rol oynayabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle 2002 yılına atıfta bulundum“ dedi.

Gözlemcilerin bölgeye gitmesi

Fetz, „Çatışma sadece siyasi olabilir ve uluslararası gözlemcilerin desteğiyle çözülebilinir. Somutlukların burada açılması gerekiyor“ dedi. Fetz, Türk savaş uçaklarının Medya Savunma Alanları’na saldırılarını ise şöyle değerlendirdi: „Elimdeki sınırlı  bilgilerden yola çıkarak belirtiyorum. Savaş uçaklarının Irak’a girmesi ve sivillerin hayatlarına mal olmasına Irak, tepkiler vermiş ama anlamadığım bu hususta neden uluslararası mekanizmaları devreye koymamış. Sonuçta dialog ortamının gelişmesi için uluslararası bağımsız gözlemcilerin bölge üzerinde takibat yapmalarını her açıdan olumlu olabileceğini düşünüyorum“ dedi.

ALİ  ONGAN - BASEL