Roboskî Katliamı'nı meşrulaştıran, katliamcıları ise koruyan Genelkurmay Askeri Savcılığın takipsizlik kararı tepkiyle karşılandı.

BDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın Roboskî Katliamı soruşturmasında verdiği karara ilişkin BDP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş'ın yanı sıra komisyon üyeleri katıldı. Beştaş, kararla 34 Roboskîli gencin yeniden katledildiğini belirterek, "Bu bir darbedir. Gerçekten bu karar darbe niteliğindedir" dedi. Beştaş, emri verenin aklanması için 2 yıl beklendiğini vurgulayarak, "Takipsizlik kararını okuyunca soruşturma yapılmadığını bir kez daha gördük. Uygun zaman beklediler failleri ve katilleri aklamak için. Bu bekleme sürecine de soruşturma adını vermişlerdir. Zaten şüpheli ve failleri tespit etmek istemediğiniz" dedi.

Neden Genelkurmay başkanı yok!

Karara bakıldığı zaman kararda 5 şüphelinin bulunduğunu ancak bunların neye göre belirlendiğinin ise ortada olmadığını söyleyen Beştaş, "Neden burada genelkurmay başkanı yok? Sıralı amirler veya siyasi sorumlular burada yoklar? Kararın devamında uzun uzun sıralı amirlerin konuşmaları ve eylemleri anlatılmış. Ama bunlarda da bazıları şüpheli listesinde var bazıları ise yoktur. En son genelkurmay başkanına gidiliyor. Zaten o zaman MGK toplantısı olduğu biliniyor. Orada harita gönderiliyor ve hava harekâtına onay veriliyor" dedi.

Savcı yetkisini aştı

Beştaş, savcıların soruşturmayı mahkemeye iletmek zorunda olduğunu belirterek, "Burada savcı mahkeme yerine geçerek bir karar vermiştir. 'Hata' olduğuna karar veriyor. Savcının böyle bir yetkisi yoktur. Bu vahim bir durumdur" ifadesini kullandı. Roboskî kararının anlamını iyi takip etmek için orada yaşananlara bakmak gerektiğini vurgulayan Beştaş, "Bu kararı Genelkurmay Askeri Savcılığı vermemiştir. Türkiye'de ittifakların ve uzlaşmaların sonucunun bir kararıdır. Bir savcı bu kadar büyük bir hukuki sorumsuzluk ile böylesi kararı kaleme alması mümkün değildir. Hiçbir siyasetçinin isminin geçmemesi tesadüf olamaz. Neden emri verenler hakkında dava açılmamıştır? Takipsizlik kararı karşısında kime ne verildi. Talimatı verenler hangi vaatler karşısında aklanmıştır" diye belirtti.

Hükümet neden susuyor

"Genelkurmay'a 'kumpas' kurulduğunu iddia edenler Roboskî konusunda ne diyecek" diye soran Beştaş şöyle devam etti: "Kürtler nasıl bir kumpasın içindeler. Roboskî budur işte. En büyük kumpas, en büyük haksızlık ve en büyük adaletsizliktir. Türkiye'de Kürtlere karşı uygulanan bütün katliamlar bugüne kadar cezalandırılmamıştır. Şu ana kadar hükümetten Roboskî'ye ilişkin açıklama yapılmadı. Bugün niye suskunlar. Bu takipsizlik kararını biliyorlar mıydı? Niye böyle bir zaman beklendi açıklasınlar. Bir haftadır suni bir gündem yaratıldı yeniden yargılama üzerinden. Bununla karar arasında nasıl bir bağ var? Karar bir sabah operasyonu ile geldi. Bizim vekaletimiz var ama bunu öğrenemedik. Hiç kimseye tebligat yapılmadı. Bugün milletvekillerinin yemin içeceği biliniyordu. Kürtlere sus payı mı veriliyor. Biz bunları almayacak kadar büyük acılı bir tarihten geliyoruz. Milletvekillerinin tahliyesinin karşılığı katliamı aklamak mıdır? Bu zamanlama kesinlikle daha önceden planlanmıştır."

DTK: Katliam meşru görülmüş

Roboskî kararının "hukuk skandalı" olduğunu belirten Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kürt halkının yüreğindeki yaranın daha da derinleştiğini belirtti. Kararın demokrasi, barış, kardeşlik ve eşitliğe vurulan bir darbe olduğunun altını çizilen açıklamada, "Roboskî Katliamı ile ilgili verilen takipsizlik kararı Türkiye'de hukukun geldiği düzeyi, demokratik zihniyeti ve Kürt halkına yaklaşımının da bir yansımasıdır. Bir kez daha yargı kararı ile Kürt halkının katliamı meşru görülmüş ve bu katliam görmezden gelinmiştir" denildi. Yargı kararı ile Kürt halkına yönelik bu gibi katliamların meşrulaştırıldığına işaret edilen açıklamada, hesabı sorulmayan katliamların yeni katliamların habercisi olduğu aktarıldı. Açıklamada, "İnsan hakları ihlalleri ile AİHM'de ve vicdanlarda sürekli mahkum edilen Türkiye bir kez daha kendini mahkum ettirecek bir kararın altına imza atmıştır. Hesabı sorulmayan, yargılanmayan her katliam da yeni katliamların habercisi olmuştur" denildi. Hakikatin açığa çıkarılması için tüm kurumların sesini yükseltmesi istenilen açıklamada, Kürt halkının demokratik direnişinin büyütülmesi gerektiğinin altı çizildi.  

EMEP: Katliam karartılamaz

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, yaptığı yazılı açıklamada,  “Çocuk, genç, yaşlı 34 Kürt köylüsünün sınır boyunda savaş uçakları tarafından bombalanarak katledilmesinin suçluları bellidir. Roboskî Katliamı hiçbir mahkeme ve hükümet kararıyla karartılamaz. Bu kararla ne hükümet ne de TSK aklanabilir. Göz göre göre işlenmiş bu katliamdaki suçlular açığa çıkarılmalı ve yargılanıp cezalandırılmalıdır. Hükümetini ve katliamı gerçekleştiren TSK’nın vicdanlardaki mahkumiyetini hiçbir kararın karartması mümkün olmayacaktır” dedi.

ÖDP: Roboskî’yi bir kez daha vurdular

ÖDP Eşbaşkanları Bilge Seçkin Çetinkaya ve Alper Taş da kararı “Roboskî’yi bir kez daha vurdular” başlıklı bir açıklamayla kınadı. Açıklamada, “Görülüyor ki bu katliamın sorumluları gizlenmeye ve aklanmaya çalışarak, Roboskî Katliamı’nın üzeri örtülmeye çalışılıyor. Bu anlayışla, Roboskî’nin üzerine bir kez daha bomba yağdırılmaktadır. Kendi yurttaşını katleden zihniyetle ve onun sorumlularıyla hesaplaşılmadan kuşkusuz ki, demokrasinin yanından geçmek dahi mümkün değildir. Bu kararı verenler bellidir, ülkeyi kimler yönetiyorsa karar onundur. Sorgulanması ve yargılanması gereken de onlardır” denildi.

  ANKARA