
BDP, önceki gün AKP’ye rağmen ve AKP’yi geriletmek için 1 Ekim’den itibaren Meclis çalışmalarına katılma kararı aldı. 23 Haziran’dan bu yana Meclis boykotunda olan BDP’nin bu kararı aydın, yazar, gazeteci ve akademisyenler tarafından olumlu karşılandı. Aydınlar, kararın siyasetteki tıkanmanın önünü açacak nitelikte olduğunu söyledi. BDP’nin kararının ardından Başbakan Erdoğan’ın da meydan okuyan dilden vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan aydınlar, ortaya çıkan bu fırsatın başta AKP olmak üzere tüm muhalefet partilerince değerlendirilmesini istedi.
Altan: AKP’yi etkileyecek
Prof. Dr. Mehmet Altan, BDP’nin kararını olumlu bulduğunu ve desteklediğini ifade etti. BDP’nin Meclis’i AKP’den ibaret görmesinin yanlış olduğunu ve bu kararla birlikte bu tavırların aşıldığını belirten Altan, bundan sonraki süreçte BDP’nin Meclis’te siyasi olarak ön açıcı olması gerektiğini söyledi. BDP’nin rolünü oynaması durumunda AKP’yi de etkileyeceğini ifade eden Altan, şöyle konuştu: „Nihayetinde Meclis meşru demokratik siyasetin merkezidir. Demokrasinin derinleşeceği yer de Meclis’tir. Meclis, AKP değildir, demokrasi için sinerjinin ortaya çıkartılacağı yerdir. Bunun kaynağı olarak kullanılmalı. Bu şekilde rol oynadığı takdirde AKP’yi de etkileyeceğini düşünüyorum. Oynadığı rolün dengeleri demokrasi lehine çevirdiği takdirde önümüzdeki süreçte BDP’nin Meclis içerisinde öne çıkacağını ve AKP’yi de etkileyeceğini ve olumlu bir tabloya evirileceğini düşünüyorum.“
Sancar: AKP vazgeçmeli
BDP’nin Meclis’e dönme kararını çok olumlu bir karar olarak nitelendiren bir diğer akademisyen Prof. Dr. Mithat Sancar da, kararın demokratik siyasetin gelişmesi ve içinden geçilen çatışmalı sürecin son bulması için büyük önem taşıdığına dikkat çekti. BDP’nin yarattığı bu fırsatı başta AKP olmak üzere tüm partilerin „kanlı çıkmaz“dan çıkılması için doğru değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Sancar, şöyle devam etti: „AKP’nin son gelişmeler karşısında bir tedirginliği var diye düşünüyorum. Çıkmaza girdiği yönünde görüşüm var. İçinden geçtiğimiz süreç kanlı bir çıkmaza sürüklenebilir. Bunun engellenmesi için BDP’nin bu kararının ardından AKP hükümetinin meydan okuyan üsluptan vazgeçmesi gerekir. Bu kanlı çıkmazdan, meydan okuyan bir dille çıkmanın yolu yok. Bu kısır kanlı döngünün sona ermesi için başta AKP hükümeti olmak üzere muhalefet partileri de üzerine düşen görevleri yapmalıdır.“
BDP’nin son derece doğru bir karar aldığını belirten Gazeteci-yazar Mehmet Ali Birand, önümüzdeki süreçte iktidarın BDP’yi köşeye sıkıştırmak, silmeye kalkmak gibi yaklaşımlardan vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Birand, „Türkiye’nin bu sıkışık döneminde atılmış çok akılcı bir karar. Bundan sonra devletin özellikle iktidarın siyasi diyalogu daha da yaygınlaştırıp savaş yerine barışın yolunu açması gerekiyor“ dedi.
Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, BDP’nin mücadele ve direniş hattını Meclis’ten doğru örerek, yaşanılan kanlı sürecin içerisinden çıkılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Mavioğlu, şunları kaydetti: „Umarım AKP daha önce CHP için dediği ‘tıpış tıpış gelirler’ şeklindeki cümlesini söylemez, söylerse bu süreci anlamadıkları anlamına gelir.“
Tahmaz: Çok cesurca
BDP’nin çok cesur ve doğru bir karar aldığını söyleyen Türkiye Barış Meclisi Üyesi Hakan Tahmaz, „Başbakan ve AKP’li vekiller provokatif ve kışkırtıcı konuşmalar yapıyorlardı. BDP’siz Meclis’i gül bahçesine çevirmeye çalışıyorlardı. Bu açıdan BDP, AKP’nin oyunlarını tekrar bozdu ve isabetli bir kara aldı“ dedi. Tahmaz, BDP’nin barışın sesini Meclis’te daha gür seslendireceklerine inandıkları için bu kararın olumlu olduğunu söyledi. Tahmaz, AKP’nin amaçlarından bir tanesinin BDP’yi anayasa tartışmalarından uzak tutmak olduğunu ifade etti. BDP’nin bu kararla üstüne düşen görevi yerine getirdiğini, sıra AKP’de olduğunu belirten Tahmaz, „Birincisi, AKP başta yürütülen siyasal ve askeri operasyonları durdurmalı; ikincisi ibe, müzakerelerin kaldığı yerden devam edilmesini sağlamaktır“ dedi.
Yağmurdereli: Tıkanma aşılacak
Yazar-Avukat Eşber Yağmurdereli ise, BDP’nin aldığı kararla birlikte siyasette yaşanan tıkanıklığın aşılacağını söyledi. Kararın siyaseti hızlandıracağını ve anayasa yapım çalışmalarını da etkileyeceğini ifade eden Yağmurdereli, şunları kaydetti: „Meclis açılması ile birlikte çözüme ilişkin çabalar Ankara merkezli olarak hükümeti içine alacak şekilde hızlanacağını düşünüyorum. Bunu da olumlu bir gelişme olarak görüyorum.“
DİHA/İSTANBUL
Eşbaşkanlar Gül ile görüştü
BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştü.
Kışanak ve Demirtaş, dün Çankaya Köşkü’nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ziyaret ederek, gelişmeler konusunda görüş alış verişinde bulundu. Yaklaşık 40 dakika süren görüşmenin ardından BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Son gelişmelere ilişkin görüş alış verişinde bulunduklarını belirten Demirtaş, „Düşüncelerimizi anlattık. Sağ olsun kendileri de bizi dinlediler“ dedi. 1 Ekim’de Meclis’e dönme kararı aldıklarını hatırlatan Demirtaş, „Sayın Cumhurbaşkanı aldığımız karardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi“ dedi.
Bir gazetecinin,“Meclis’e dönme kararı aldınız, ama yemin etmeyeceğiniz söyleniyor, bu doğru mu?“ şeklindeki soruya Demirtaş, „Bizim açımızdan böyle bir tartışma söz konusu değil. Bizim için Meclis’e dönme meselesi çalışmak için dönme meselesidir. Yemin etmeme, çalışmalara katılmama gibi bir durum söz konusu değildir“ şeklinde cevap verdi.
Demirtaş, yarın da Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in kendilerini ziyaret edeceğini ardından da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile saat 16.30’da Meclis’te bir araya geleceklerini belirtti.