Siirt’in Eruh İlçesi’ne bağlı Mişar Ovası mıntıkasında bulunan Bêdar (Salkımbağlar) Köyü’nde dünyaya gelen Vasfiye Altay (Raperin Gabar) 1990’lı yıllardaki koruculuk baskısı karşında ailesi ile köylerini terk ederek Siirt merkeze yerleşti. Barış ve Demokrasi Partisi’nde yöneticilik yaparak demokratik siyasete atılan, fakat bir süre sonra YPJ’ye katılan Altay’ın gidişindeki önemli unsurlardan biri ağabeyine verdiği sözdü. 7 yıl HPG’de kaldıktan sonra yakalanıp 9 yıl cezaevinde kalan ağabeyine, “Silahını yerde bırakmayacağım” şeklinde söz vermişti. Altay’ın annesi Dire Altay, “YPJ’ye katılmadan önce BDP’de aktif olarak siyasete girişmişti. Okula gitti, fakat hemen köyün boşaltılmasının ardından yerleştiğimiz Siirt’te okula kayıt yaptırmamıza rağmen gitmek istemedi. 10 çocuğum var, 10 tanesi de Kürdistan’ın özgürlüğü için feda olsun” dedi.

Kadınları aydınlatırdı

Abla Saliha Altay ise BDP’de çalışmaya başladıktan sonraki değişimi için şunları söyledi: “Orada gördüklerini anlaşılır bir dil ile bizlere anlatır, evdekiler başta olmak üzere mahalledeki tüm kadınları aydınlatırdı. Çalışmalara başlamadan önce hep Türkçe konuşmasına rağmen ardından Kürtçe konuşmaya başlaması hepimizin dikkatini çekmişti. Ve her zaman bizleri anadilimizde konuşmamız için telkin edip dururdu. Örgütlenme çalışmalarına önce kendi evinden ardından ise mahalleden başlardı. Mahallede bulunan kadınlarla, komşularla sürekli toplantılar yapar, çevresindeki herkesi mücadelenin bir parçası haline getirmeye çalışırdı.”

Ağabeyi yeniden gitti

YPJ’li Altay’ın gidişinin ardından, kendilerine mektup gönderdiğini aktaran abla Altay, “Kısa bir mektubu geldi. Mektupta da evde bulunan kitaplarının partiye bırakılmasını istemişti. Ondan sonra bir daha haber alamadık. Biz babasız büyüdük, birbirimize hem ablalık, kardeşlik, hem de babalık yaptık. Ailede bulunan herkesin üzerinde Heval Vasfiye’nin emeği vardır” dedi.
Kardeşinin, 7 yıl HPG’de kaldıktan sonra yakalanarak cezaevine konan ağabeyini cezaevinde ziyaret ettikten 2 ay sonra katılım gösterdiğini belirten Altay, “Davasına çok bağlıydı. Ve hep özgür dağlara gitmek istiyordu. Heval Vasfiye’nin katılımı üzerine ağabeyimiz ‘O benim silahımı yerde bırakmadı, silahımı aldı ve mücadeleye devam etti’ dedi. Zaten o da tahliye olduktan birkaç ay sonra ardından gitti” diye konuştu.

Hep direnç gösteriyordu
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Siirt İl Eşbaşkanı Kıymet Mut ise 2009’da “KCK” adı altında başlayan siyasi soykırım operasyonlarının ardından YPJ’li Altay ile birlikte demokratik siyasette birlikte yer almaya başladıklarını anlatarak, “Vasfiye arkadaş hepimize göre ayrı bir kadındı. İnsanlığa aykırı bir şey geliştiğinde zoruna giderdi. Her zaman önde olan bir kadındı. Sürekli kendisini geliştiriyordu” dedi.
Siyasi soykırım operasyonlarının ardından polislerin kentte gerçekleştirilen irili ufaklı tüm demokratik eylemlere yöneliminin yıldırıcı olduğunu ifade eden Mut, “Heval Vasfiye demokratik haklarımıza yönelik geliştirilen tüm baskılara karşı direnç gösteriyordu” dedi. Gerillayı görme isteği ile büyüdüklerini belirten Mut, “Kendisi de sürekli gerillaları görmek isterdi. Onları hiç görmemişti. Hep bana gerillanın nasıl olduğunu ve göründüğünü sorardı. Çirav Dağı’nda 5 şehidimiz vardı. Beraber onları almaya gittik. Birinci gidişimizde Vasfiye arkadaş büyük bir heyecan ve coşkuyla Çirav’daki gerillalara sarılıyor ve dönmek istemiyordu” şeklinde konuştu. YPJ’li Altay’ın ikinci kez gerilla ile karşılaşmasının ardından bir daha geri dönmediğini, önce YJA-Star’a ardından ise YPJ’ye katıldığını aktardı.

Siyasi soykırıma inat

İki dönem BDP Siirt İl Başkanlığı görevi yürüten Mehmet Ata İnan ise 2013 yılında YPJ’li Altay ile tanıştığını ve tanıştıkları dönem zarfında BDP Siirt il Örgütü’nün tüm yönetici ve çalışanlarının tutuklu olduğunu hatırlatarak, “Biz yönetime seçilmeden önce o zorlu, siyasi soykırım operasyonların olduğu dönemde o parti çalışmalarına katılmıştı. 2013 Siirt’teki tüm siyasi kadroları tutuklandı. O dönemde bizler yönetici bulmakta zorlanıyorduk. İşte bizler Vasfiye Arkadaş’ın içinde bulunduğu arkadaşlar ile yönetime o dönemde seçildik. Demokratik siyasetti altı üstü fakat deyim yerindeyse ateşten gömlek gibi bir şeydi Siirt’te parti yönetimine girişmek” dedi.

Şerefl ve onurlu yol

İnan, YPJ’li Altay için “Gittiği yol şerefli ve onurlu bir yoldur. Şengal gibi bir yerde şehit oldu. İnsanlık düşmanı DAİŞ’e karşı insanlığı savunmak şehit oldu. Bu bizler için onur vericidir. Bu anlamda tüm Kürt halkının dava arkadaşlarının ve ailesinin başı sağolsun diyorum” diyerek, duygularını ifade etti.



NİLGÜN YILDIZ / DİHA/SİİRT