Soykırım operasyonunun gerçekleştirildiği Mardin'e giden BDP Eşbaşkanı Kışanak'a, partisinin il örgütünü ziyaret etti. Kışanak'a Batman milletvekilleri Ayla Akat ile Bengi Yıldız da eşlik etti. Kışanak, burada yaptığı açıklamada, gözaltı ve tutuklamaların darbeci bir mantığın uzantısı ve zihniyeti olduğunu ifade ederek, "Darbe sadece silah ile yapılmıyor. Bugün Kürtlere karşı siyaset yapma hakkını elinden almaya yönelik böylesine pervasız bir tutuklama furyası ile karşı karşıyayız" dedi.


Üç kırılma noktası

Kürt sorununda üç kırılma noktasının olduğunu ifade eden Kışanak, şöyle konuştu: "Bunlardan biri, Diyarbakır Cezaevi'ydi. Gerçekten Diyarbakır Cezaevi'nde yaşanan vahşet ve insanlık dışı uygulamalar, Kürt sorunu açısından toplumsal hafızamızda onarılması zor ağır bir derin yara açtı. Çok büyük bir kırılma noktası. İkinci bir kırılma noktası 1990'lı yıllarda köylerin yakılıp yıkılıp, faili meçhul cinayetlerin sokaklarda işlendiği günlerdi. Onarılması zor, tamir edilmesi zor ağır yaralar açtı. Bugün hala iki toplumsal travma ile yüzleşilmiş değil yeterince. Bugün hala toplu mezarlar var. Üçüncü kırılma noktası da tam da Kürt sorununu çözmeye yaklaştığımızı düşündüğümüz, bu konuda toplumun umutlarının arttığı bu son on yıllık sürecin ikinci yarısında yaşananlar oldu. 'KCK' adı altında yürüten bu soykırım operasyonlarında yaklaşık 10 bin kişinin şu anda cezaevlerinde olması çok büyük bir toplumsal sorundur. Çok büyük travmatik bir süreçtir."

Binler benzer travmayı yaşadı

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, "BDP'li  kadın vekile çok kızıyordum, çok beddua ediyordum. Artık kızmıyorum. Çünkü 17 yaşında bir genç kızken Diyarbakır Cezaevi'nde o kadar ahlaksızca işkenceye maruz kalmış ki ben de onun yerinde olsam dağa çıkardım" sözlerine de cevap veren Kışanak, ”Sayın Bülent Arınç’ın bugün empati yapma ihtiyacı duyması önemli, ama keşke beddua etmeden de empati yapmayı aklına getirseydi” dedi.

Geçmişle yüzleşilmeli

Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananlar ile yüzleşilmesi ve 1990'lı yıllarda yaşananlarla da empati yapılması gerektiğini söyleyen Kışanak, şöyle devam etti: "Bir gece yarısı köyün jandarma ile basılıp, evinden ayakkabısını bile giymeye fırsat bulmadan canını kurtarmaya çalışan 5 milyon insan evini barkını terk etmek zorunda kaldı. Evi başına yıkıldı, köyü yakıldı. Bunlarla da empati yapmak lazım. Kürt çocukların her sabah okula gidip 'varlığım Türk varlığına armağan olsun' diye ant içiyor. Bununla da empati kurmak lazım. Pozantı Cezaevi'nde insanlık dışı uygulamalara maruz kalan Kürt çocuklarla empati yapmak lazım. Kameralar karşısında kolu kırılan Hakkarili Kürt çocukla empati yapmak lazım. Ki bildiğimiz kadarı ile sosyal medyaya düşen haberlerden duyuyoruz ki gerillaya gitmiş. Onunla da empati yapmak lazım. Cezaevindeki 10 bin tutuklu ile empati yapmak lazım. Bunlar önemli. Empatinin Kürt sorununu çözmede önemli bir yol olacağını düşünüyorum. Tek tek hikayeler tabii çarpıcı olabilir. Bu tek tek hikayelerin ötesinde bilmediğimiz binlerce hikaye var. Önemli olan binlerce insanın derdine derman olacak bir çözüm politikası içerisinde olmaktır. Bunu sağlamak gerekir. "

Çözüm için adım yok

Hükümetin "güvenlikçi" politikalarını sürdürdüğünü belirten Kışanak, "Kürt sorununun çözümü konusunda 'gelin oturup konuşalım' diyen bir yaklaşım yok. Biz böyle bir öneri ile karşılaşmadık. Durum bu... Kürt sorununda kaybettiğimiz çözüm gerçekleşmeden geçen her gün bu sorunun bedelini daha da ağırlaştıran bir yaklaşım oluyor. Bunun vebali herkesin boynundadır" diye konuştu.
Kışanak ayrıca "BDP ile görüşülüyor" yönünde kamuoyunda bir algının yaratılmasının yanlış olduğunu belirterek, "Hükümetten BDP'ye bu konuda herhangi görüşme talebi gelmemiştir. Bu tür çağrıların medya üzerinden yapılması ya da bu tür görüşmelerin yapılıyormuş gibi kamuoyunda bir algı yaratılması doğru değil. Görüşmek isteyen görüşür. BDP uzakta bir yerde değil. Parlamento çatısı altındayız. Bir telefon kadar yakınız. Görüşmek isterlerse, BDP hiçbir zaman görüşmelerden kaçınmadı. Bundan sonra da kaçınmaz" dedi.

DİHA/MARDİN