Şengal Yönetimi, çete grupları topraklarından çıkıncaya kadar demokratik ve barışçıl eylemlere devam edeceğini duyurdu.

Şengal Yönetimi, Xanesor’da KDP’nin saldırılarına yönelik bir basın açıklaması yayımladı. Açıklama şöyle:

“3 Mart 2017’de KDP ve AKP’ye bağlı çeteler Şengal’in Xanesor ilçesine saldırarak katliam gerçekleştirdi. Bu katliamda 7 Şengal savunma gücü şehit edildi, onlarcası da yaralandı. Bunun için başta Êzîdî toplumu olmak üzere bütün Kürdistan halkı saldırılara tepki gösterdi ve yürüyüşler gerçekleştirdi. Bu çerçevede Rojava’ya göç eden halkımız da 7 Mart’ta Xanesor’a gelmek istedi. Fakat KDP’nin saldırılarına maruz kaldılar. Tazyikli su ve silahlarla halka saldırdılar, halkın Xanesor’a girmesini engelleme çalıştılar. 14 Mart’ta ise Hesekê’deki Êzidîler ve Rojava’daki bütün farklılıklar demokratik ve barışçıl bir yürüyüşle Xanesor’a gelmek istedi.

Yüzü kapalı çete elemanları

Şengal’de yaşayan halkımız demokratik bir şekilde tepkisini bir kınama yürüyüşüyle ortaya koymaya çalıştı. Silahsız ve hiçbir olumsuz tavır ortaya konulmadan yürüyüşe başlandı. Özelikle saldırı için hazırlanmış yüzü kapalı çete elemanları rastgele halkı taradı. 21 yaşındaki Nazê Nayif Qewal yaşamını yitirdi ve 15 insanımız yaralandı. 

Qewal ve halkımıza söz veriyoruz ki; bedeli ne olursa olsun bu işgalci grupların Şengal’i işgal etmesine izin vermeyeceğiz.
Şengal’e yönelik yapılan bu saldırı ve katliamlar bölgeye yönelik yapılan politikaların bir parçasıdır. AKP ve KDP Şengal’i kendi politikaları için kurban etmek istiyor. Bizler de Şengal Yönetimi olarak bu politikaları kabul etmeyeceğiz.

Beyaz tülbentleri kana buladılar

Analarımız barış sembolü olan beyaz tülbentleriyle çözüm yolunun göstermeye çalıştı. Fakat insanlıktan zerre kadar nasiplenmemiş saldırganlar bu barış sembolünü kana buladı. 2 Ağustos 2014’te Şengal kadınlarını DAİŞ’in eline bırakanlar hiç utanıp sıkılmadan silahlarının namlularını bu toplumuzun kadınlarına, çocuklarına ve din alimlerine yöneltti. Bu karanlık güçler Nazê Naîf Qewal şahsında açığa çıkan Êzîdxan kadınlarını duruşundan korkuyor. 

Êzîdî ve Şengal’e yönelik saldırılara karşı tepkilerin dile gelmesi ve koruma çabası gayet insani, ahlaki ve vicdanı bir tutumdur. Biz Êzîdî toplumu inancımızdan dolayı korunmadık ve katliamlarla yüz yüze kaldık. Bu yüzden irade beyanı bir insanlık görevidir. PDK ve ortakları biz Êzîdîleri kendi kirli politikaları için araç olarak kullanmasın. PDK’nin Êzîdîlere karşı olan siyaseti Kürt birliğine bir katkı sunmuyor. Eylemlere karşı şiddet kullanımı insanlık dışı bir yaklaşımdır.

Diğer taraftan da bu saldırıları için de gerekçe oluşturma peşindeler. Kürdistan Bölge Hükümeti’nin İçişleri Bakanı’nın yaptığı açıklamayı ve bazı yayın kuruluşlarının haberlerini gerçekleri tersyüz eden, toplumu kandırmaya, saldırılarını örtmeye yönelik olarak değerlendiriyoruz. Bu tür açıklamalar sadece katliamları meşrulaştırmaya yöneliktir. Bu barbarca saldırılarda sivillerin şehit olmasına ve yaralıların olmasına rağmen basın yoluyla bizim onlara saldırdığımızı ileri sürüyorlar. Biz de şunu diyoruz; özgür basının paylaştığı görüntülere bakın, izleyin. Orada her şey net bir biçimde ortada.

KDP ve AKP sorumludur

Şengal Yönetimi olarak dünya kamuoyunu ve bütün insanları doğru şekilde bilgilendirmeyi insani bir görev olarak görüyoruz. Bu yaşanan katliamın sahipleri ve nedenleri ortadadır. Bundan sonra yaşanacak katliamlardan çete grupları, KDP ve AKP sorumludur. Bu çete grupları topraklarımızdan çıkıncaya kadar bizler demokratik ve barışçıl eylemlerimizi devam ettireceğiz. Biz bir daha tekrardan vurguluyoruz; bundan sonra yaşanacak olaylardan biz değil, KDP yönetimi sorumludur.  


Goran: KDP sorumludur


Goran Hareketi, Şengal’de barışçı gösteri yapan kitleye saldırILmasına tepki göstererek, ”Göstericilerin katledilmesi ve yaralanması demokrasi ilkelerine tamamen karşıdır. Bundan KDP sorumludur” dedi.   

Goran Hareketi tarafından yapılan yazılı açıklamada, ”Tüm halkımız, özellikle de Êzîdî kardeşlerimiz siyasi olarak hassas durumda ve savunmadayken desteğe, savunulmaya ve huzura ihtiyaçları var. Ama KDP güçleri tarafından kendilerini ifade etmelerine ve gösteri yapmalarına izin verilmiyor” denildi.

 Xanesor’da taleplerine dikkat çekmek amacıyla bir eylem yapıldığını ama  KDP silahlı unsurlarının onlara kurşunla karşılık verip şehit ve yaralıların olmasına neden olduğunu kaydeden Goran, şöyle devam etti: “Biz Goran Hareketi olarak insan hakları ve gösteri özgürlüğü önündeki tüm engelleri kınıyoruz. Göstericilerin katledilmesi ve yaralanması demokrasi ilkelerine tamamen aykırıdır. KDP de bundan sorumludur. Belli ki silahlı saldırının sorumlularında Êzîdî kızkardeşlerimize ve kardeşlerimize karşı hiçbir ağırlık ve üzüntü hissedilmiyor.

Bu olayların iç savaş ve kirli olaylar olduklarını belirtiyoruz. Halkımızın haklı davasına büyük zarar veriyor. Bu nedenle de hiçbir gerekçeyle kardeş kavgası kabul edilemez. Êzîdî kızkardeşlerimiz ve kardeşlerimizin tüm siyasi haklarına ve taleplerine saygı gösterilmelidir. Şengallilere ve Şengal’e karşı demokratik ve ulusal bir yaklaşım gösterilmelidir.”


Ali Bapir uyardı


Şengal krizinin ardında dış güçlerin elinin olabileceği ihtimaline dikkat çeken Komela İslami Partisi Genel Başkanı Eli Bapir, “Şengal’de vekalet savaşı yürütmek tehlikelidir” dedi.  

Eli Bapir, dün basın toplantısıyla Şengal krizine ilişkin tutumunu açıkladı. Bapir, Şengal’de yaşananlar ilişkin rahatsızlığını “Geçmişte Güney Kürdistan’ı kan nehrine çeviren günleri anımsatıyor” İfadeleriyle dile getirdi. Çıkan yangına en kısa sürede su dökülmesini umut ettiğini söyleyen Bapir, Kürtlerin elden kaçırdığı kazanımların, uğradığı zararın iç çelişki ve karşıtlığın sonucu olduğunu kaydetti.

 Bapir, Şengal saldırısının arkasında dış güçlerin elinin olduğu, vekaleten yürütülen bir savaş olma tehlikesine de dikkat çekerek, “Bu tehlikeli bir durumdur, umuyorum ki öyle olmasın. Eğer Kürdistan Bölgesi’nde mahkemeler olsaydı siyasi ve askeri kardeş katli olmazdı. Bu nedenle her şeyden önce yasaları aramamız gerekiyor” diye konuştu. 

Bapir, tüm tarafların Kürdistan Bölgesi’nin kendileri için bir kazanım olarak görmesi gerektiğini de dile getirerek, “Bütün taraflar Kürdistan Bölgesi’nin güvenlik ve istikrarını savunmalıdır” şeklinde konuştu.

 Seçimlerin zamanında ve düzenli yapılması gerektiğini de vurgulayan Komela İslami Partisi Genel Başkanı Eli Bapir, Mesud Barzani’nin 3 ay önce “başkan, başbakan ve Parlamento başkanlıklarında değişime gitmenin hazırlıkları yapılıyor” açıklamasını hatırlatarak, “Herkesin konuşmadan önce iyi düşünmesi gerektiğini umuyorum. Çünkü bir söz kullanıldığında gereklerinin yerine getirilmesi gerekiyor” dedi.  



Xanesor’da suç işlendi

Irak Parlamentosu Başkan Yardımcısı Aram Şêx Mihemed, “Xanesor’da gerçekleşen suçtur. Yasalar rolünü oynamalı ve göstericilere ateş açanlar yargılanmalı” dedi. 

Aram Şêx Mihemed yaptığı açıklamada, sivil halkın gösterilerine ateş açılmaması gerektiğini hatırlatarak hiçbir bahanesinin olmadığını söyledi. Göstericilere ateş açmanın büyük bir suç olduğunu ifade eden Şêx Mihemed, göstericilere ateş açanların yargılanması gerektiğini belirtti. Yasaların da rolünü ciddi olarak oynaması ve bu suçu mahkemeye sevk etmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Yardımcısı, “En büyük kurbanları DAİŞ teröristlerinin elinde olan o bölge halkının onurunun da korunması lazım. Hiçbir siyasi güç hiçbir şekilde göstericilerin haklarına dokunamaz” dedi.


ANF / ŞENGAL




Şengal için yürüdüler



Serêkaniyêli bütün toplum kesimlerinden yurttaşlar, KDP’nin ihanet saldırılarını protesto etmek için yürüdü.

Serêkaniyê Halk Meclisi önünde başlayan yürüyüş, ‘Kahrolsun İhanet’ yazılı pankartlar ve sloganlarla Azadi Meydanı’na kadar sürdü. Meydanda bir dakikalık saygı duruşunun ardından TEV-DEM’in açıklaması okundu. Öğretmen Rîhan Xelîl tarafından okunan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Şengal’de, AKP ve KDP çeteleri tarafından sivillere yönelik gerçekleşen saldırıları lanetliyoruz. Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı AKP ve KDP eliyle kirli planların hazırlandığını çok iyi biliyoruz. Şengal halkının ve YBŞ-YJŞ güçlerinin direnişine destek olmak ve bu kirli planların hayata geçişini engellemek için bütün Kürdistan halklarına direniş ve seferberlik çağrısı yapıyoruz.”

Açıklamanın ardından yürüyüş, ‘Bijî Berxwedana Şengalê’ sloganlarıyla son buldu. 


 ANHA / SERÊKANIYÊ