
Cizre’de sokağa çıkma yasağına gündüzleri ara verilmesinin ardından Cizre Belediyesi ekipleri, devlet güçleri tarafından tahrip edilen alt yapıyı onarım ve halka yardım çalışmalarına başladı ancak devlet güçlerinin engellemesi ile karşılaştı. Cizre’de incelemelerde bulunan TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, Silopi’de olduğu gibi Cizre’nin de afet bölgesi ilan edilmeye çalışılmasının, yaşanan insanlık suçları delillerini karartmaya yönelik olduğunu söyledi.
Cizre Belediyesi’ne çalışmalarda yardımcı olmak için GAP Belediyeler Birliği tarafından da farklı illerden iş makineleri gönderildi. Cizre Kaymakamlığı’na da bilgi vererek çalışmalar sürdürülüyor. Belediye ekiplerinin her çalışması Türk işgal güçleri tarafından engelleniyor. Türk güçleri, Belediye araçlarını emniyet otoparkına çekerken, Rojava Yardım Derneği tarafından Cizre’ye gönderilen yardım yüklü araçların da şehre girilmesine izin vermiyor.
Çevre illerden gelen Belediye araçlarının şoförleri de izin belgeleri olmadığı iddiası ile Emniyet tarafından belediye garajında bekletiliyor.
İnsan aklının alamayacağı
Türk güçleri tarafından gerçekleştirilen katliam ve yıkımı incelemek ve yaşanan hak ihlallerinin tespitini yapmak için Cizre’de bulunan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, gözlemlerini DİHA ile paylaştı.
“Sokağa çıkma yasağı” adı altında insan aklının alamayacağı durumların yaşandığını belirten Bakkalcı, Cizre’de devlet güçleri tarafından ağır silahlar kullanıldığını sistematik ve yaygın bir şekilde insanların vurulduğunu ve yaşamlarını yitirdiğini söyledi.
Ahlaksızca bir saldırı var
Bakkalcı, şunları paylaştı: “Ağır silahların kullanılmasından dolayı önemli ölçüde fiziksel bir hasar yaratılmış. Yasef, Sur, Cudi ve Nur mahallelerinde yaşanan çatışmaların yanı sıra diğer mahallelerde iç mekanlara girilmiş. İç mekanlara girmenin herhangi bir şekilde münferit bir olay olmadığını biliyoruz. Hangi mahallede olursa olsun kapılar kırılıyor, içerlere giriliyor. İçerdeki eşyalar tahrip ediliyor. Bazı eşyalar alınıyor. Duvarlara her türlü ayrımcı, cinsiyetçi, nefret suçu anlamında ele alınması gereken yazılamalar yapılıyor. Kadınlara özel olarak daha yaygın olarak bunlar yapılıyor. İç çamaşırların ortaya dökülmesi sıradan bir olay değil. İç çamaşırları ile gayri ahlaki bir takım oynamalar olduğu, gayri insani bir durum. Kadına yönelik cinsiyetçi yaklaşımı ortaya seriyor özellikle. Konut dokunulmazlığı, özel hayatın mahremiyeti bütünüyle ortadan kalmış durumda.”
Tüm bunların yanında sağlık hakkı açısından da yoğun hak ihlallerinin yaşandığını kaydeden Bakkalcı, Cizre’de bulunan sağlık merkezlerinin de tahrip olduğuna dikkat çekti. Bakkalcı, “Devlet hastanesinin askeri karargah olarak kullanılması sağlık hakkı açısından en büyük engeldir. Fonksiyonu sadece acil hizmetler dışında yerine getirilememiş. Bu değerlendirmelerimizi özel olarak raporlaştıracağız” dedi.
Sorumlular cezalandırılmalı
Yaralıların katledildiği vahşet bodrumlarından geriye ise enkaz kaldığını gözlemlediklerini belirten Bakkalcı, vahşet bodrumlarında yaşanan katliamla ilgili hala etkin bir soruşturma başlatılmadığına dikkat çekti. Bakkalcı, “Hak ihlallerinin tazmin edilmesi gerekir. Sadece para olarak değil. Hakikatin ortaya çıkarılması gerekir. Onun için her şeyin belgelenmesi gerekiyor. Hakikatin ortaya çıkarılması ile adalet sağlanabilir. Hepsinin yanında devletin özür dilemesi gerekir. Sorumluların cezalandırılması da bu özrün içinde” diye konuştu.
Afet bölgesi ilanı
Silopi’nin ardından Cizre’nin de afet bölgesi ilan edileceğine dikkat çeken Bakkalcı, “Cizre ve Silopi’de yaşanan bir afet değildir. Böyle bir girişim bütün delillerin bilerek ve isteyerek üstünün örtülmesi anlamına gelecektir. Gelecekte daha başka ihlallerin de yaşanmasına sebep olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Zafer edasıyla geliyorlar
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz önceki gün koruma ordusuyla geldiği Cizre’de esnafı ziyaret ederken tepkiyle karşılamıştı. Yılmaz ziyareti gerçekleştirmeden ilçeyi terk ederken, devlet güçleri tepki gösteren Veli Kaya isimli esnafı darp ederek gözaltına almıştı.
İfadelerinin ardından serbest bırakılan Kaya hakkında “Devlet memuruna hakaret etmek” gerekçesiyle soruşturma açıldı.
Bakan Yılmaz’a kendilerini değil yakılıp yıkılan mahalleleri ziyaret etmesini tavsiye ettiklerini belirten esnaflar, “Bizi dinlemek istemedi. Yanına gitmek istediğimizde ise talimat vererek bizi uzaklaştırdı. Cizre’de yaşananları görmek ve duymak istemiyorlar. Buraya kendilerince zaferlerini ilan etme edasıyla geliyorlar. Yoksa Cizre halkı ya da esnafı kimsenin umurunda değil. Ama bilsinler ki biz buradayız ve onlar kaybetti” dedi.
Yüzünü görmek istemedik
Bazı esnaflar ise Bakan Yılmaz’ın yüzünü görmek istemediklerini belirterek, “Geldiğini görmesi ile birlikte bir kısmımız dükkanını kapatıp gitti. Bazıları ise dükkanlarını içerden kilitleyerek görmek istemedi. Daha sonra aracına binerek uzaklaştı” diye konuştu.
ŞIRNAK