
Aktivist, sanatçı Niştiman Erdede, Kuratör Barış Seyitvan, Marmara Üniversitesi’nden Karşı Sanat Galerisi’nden Doçent Ezgi Bakçay ve Tilde von Overbeck tarafından düzenlenen sergi 29 Nisan’a kadar sürecek. Sergide adı geçen sanatçı Feyyaz Yaman’ın ise İsviçre Konsolosluğu vize vermediği için etkinliğe katılmadı.
Hesaplaşmalıyız
Karakalem işkence çizimleri, cezaevleri, harabeye çevrilmiş yerleşim bölgeleri, evler, katliam ve direniş fotoları gibi eserlerden oluşan sergi hakkında gazetemize konuşan sergi organizatörü Erdede, “Kendi belleğimden ve sürgünlüğümden yola çıkarak sergide ağırlıklı olarak Diyarbakır, Roboski, Êzîdîler ve katliamları buraya taşıdık. Amaç geçmişle hesaplaşarak anlam vermek ve tanımlamak ve günceli yakalamaktır” dedi.
Travmalar aşılmalı
Kuratör Seyitvan ise sanatsal etkinliklerin ve sanatsal bakışın her zaman toplumda kalıcı bir hafıza bıraktığını belirterek, “Kürdistan’da geçmişte olduğu gibi katliamlar, işkenceler sürüyor. Bütün bunlar toplumsal hafızada travmalar yaratıyor. Travmaları aşmak, onunla yüzleşmek, irdelemek ve sonuç çıkarmakla mümkün. Sanat bunun için etkili yollardan biridir” diyor.
Yaşananlar aktarılmalı, konuşulmalı
Sanatcı Bakçay da sanatsal çalışmaların toplumsal hafızanın oluşturulmasında önemli bir yeri olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor: “Belek ve savaş ilişkisi üzerinde önemle durulmalıdır. En büyük sorun yasını bile tutamayan bir toplumun gerçek bir yüzleşmeyi de gerçekleştirememesidir. Toplumsal beleğin kesintiye uğraması kuşaklara aktarımı da sorunlu hale getirmektedir. Travmalar, hikayeler ve yaşananlar anlatılmalı aktarılmalı ki toplum ve bireyler daha sağlıklı bir hafıza edinebilmeli. Sanat bu mecrada önemli bir alandır.”
Sergiye geldi, kendisini gördü
Sergiyi ziyaret ettiğimiz gün orada bulunan eski bir tutsak Cemal Miran… Diyarbakır cezaevinden 80’li yıllarda çekilen bir fotoğrafta kendisini görünce şaşırdı ve duygulandı. Ziyaretçilerin de ilgisini çeken bu durum meraklıların Miran’a yoğun sorularına neden oldu. Miran o döneme ilişkin şunları söyledi: “Söz konusu fotoğraf sol örgütlerin ortak kullandığı 11. koğuşta çekildi. Orada PKK, KUK, KAWA, Rızgari’den arkadaşlar vardı. Acımasız işkence ve yönelimlere ortak bir duruş sergiliyor ve kararlar alıyorlardı. Ben de Diyarbakır Cezaevi’nde gördüğüm işkenceler sonrası sakat kaldım ve hala tedavi görüyorum.”