Asrın Hukuk Bürosu, 7 Ağustos’ta Öcalan ile yaptıkları görüşmenin içeriğine dair yazılı açıklama yaptı. Açıklamaya göre Öcalan, Kürt-Türk ilişkilerinin tarihi seyrini hatırlatarak, yaşanan gidişatı kaygı verici görüyor.
40 yıldır yaşanan insani, siyasal, ekonomik kayıplara işaret eden Öcalan, bölgesel durum itibariyle aynı politikada ısrarın daha ağır sonuçlar ortaya çıkaracağını herkesin görmesi gerektiğini ifade ediyor.
Öcalan, şunların altını çizdi: ”Gelin Kürt sorununu çözelim. Bir haftada çatışma durumunu, ihtimalini ortadan kaldırırım. Ben çözerim, kendime güveniyorum, çözüm için hazırım. Ancak devlet de devlet aklı da gereğini yapmalı.”
Türk-Kürt ilişkilerine uygun bir şekilde Kürtlere yer açmaya çalıştığını belirten Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, bu çerçevede Kürtlerin başkaca bir devlete ihtiyacı olmadığını belirterek, şunu sordu: ”Kürtlerin bir hukuku olacak mıdır?”
İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’nde tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yaklaşık iki ay sonra İmralı Adası’na giderek görüşen avukatları, önceki gün yazılı bir açıklama yaptı. Öcalan’ın bu görüşmede temel gündeminin; birçok başlığın yanı sıra esas olarak Türk-Kürt ilişkilerinin tarihsel gelişimi, mevcut çatışma ve savaş durumuna dönük tartışmalar olduğunu belirten Asrın Hukuk Bürosu’nun açıklaması şöyle:
Doğru ve tutarlı yaklaşım
Sayın Öcalan, Ahlat ve Malazgirt’te başlayan Türk-Kürt ilişkilerinin 1921 Anayasası’na kadar gelişimini değerlendirirken bu konuda ilgili ve duyarlı tüm çevrelerin gerçekliğe uygun hareket etmeleri gerektiğini belirtmiştir. İster kendisini Kemalist, ister Yeni Osmanlıcı olarak ifade etsin her iki anlayışın da Türk-Kürt tarihine ve ilişkilerine doğru ve tutarlı yaklaşmaları gerektiğini söylemiştir.
Gidişat kaygı verici
Sayın Öcalan çatışma ve savaş politikalarındaki ısrar nedeniyle yaşanan gidişatı kaygı verici görmektedir. 40 yıldır yaşanan insani, siyasal, ekonomik kayıplara işaret ederek bölgesel durum itibariyle aynı politikada ısrarın daha ağır sonuçlar ortaya çıkaracağını herkesin görmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Çözüm karşıtları faal
Kendisinin demokratik çözüm çabalarının Özal döneminden bugüne kontrgerilla tarafından sabote edildiğinin bilindiğini; çözüm karşıtı bu güçlerin bugün de aynı olmasa da savaş çıkaracak düzeyde bir potansiyeli taşıdıklarını söylemektedir.
Özal’ın kararlılığı
Özal’ın 1993 yılında ‘savaşla çözüm olmaz’ sözüne atıfla; aynı durumun geçerliliğini korumasına rağmen bugün Özal’ın kararlığını gösterecek bir iradenin varlığını sorguladığını vurgulamıştır.
Uydurma tarihe karşı
Sayın Öcalan olağanüstü bir çabayla devletin ve devlet aklının çözümlemesini yaparken; şovenist aklın ürünü olan sahte, uydurma, yalan tarihe karşı gerçek tarihe ve tarihsel Türk-Kürt ilişkilerine uygun bir şekilde Kürtlere yer açmaya çalıştığını belirtmiştir.
Kürtlerin hukuku olacak mı?
Bu çerçevede Kürtlerin başkaca bir devlete ihtiyacı olmadığını; ancak ‘Kürtlerin bir hukuku olacak mıdır?’ diye de sorduğunu ifade etmiştir. Devamla 40 yıldır Kürtlerin özgür yaşam, özgür insan, özgür toplum arayışını gözeten bir Kürt aklını da oluşturmaya çalıştığını ifade etmiştir.
Tecrit savaşla ilgili
Sayın Öcalan, Özal döneminden bugüne barış ve demokrasi arayışlarını ifade ederken kendisine yönelik halen devam eden yirmi yıllık tecridin de bugün yaşanan savaşlarla ilgili olduğunu belirtmiştir. Ancak bütün zorluklarına rağmen buna karşı 20 yıldır barış çizgisi ile direndiğini, cevap olmaya çalıştığını söylemiştir.
Ben hazırım, ya devlet?
Bu minvalde Sayın Öcalan ‘Kürtlere yer açmaya çalışıyorum gelin Kürt sorununu çözelim. Bir haftada çatışma durumunu, ihtimalini ortadan kaldırırım diyorum. Ben çözerim, kendime güveniyorum, çözüm için hazırım. Ancak devlet de devlet aklı da gereğini yapmalıdır’ demiştir.
Aynı zamanda bayram vesilesi ile demokrasi ve barış mücadelesine emek ve gönül veren halklarımızın bayramını kutlamıştır. Cezaevlerine özel selamlarını da iletmektedir.”
İSTANBUL