Amores Perros, Birdman ve The Revenant gibi filmleriyle tanınan dünyaca ünlü yönetmen Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu  sinemaya başlamasında Yılmaz Güney ve Yol filminin büyük etkisi olduğunu söyledi.

Sinematopya sitesinde yayınlanan habere göre,  Stephen Lowenstein’ın 2008’de çıkan ”My First Movie, Take Two” adlı kitabında sinemayla ilgilenmeye nasıl başladığıyla ilgili bir soruya Iñárritu şöyle yanıt veriyor: ”Gençliğimde daha çok müzikle ilgileniyordum. Tam bir müzik manyağıydım. Albümler satın alırdım ve sürekli onları çalardım. İlk olarak Yılmaz Güney’in ‘Yol (1982)’ adındaki filmini izlediğim zaman sinemayla ilgilenmek istemiştim. Bu filmin beni gerçekten sarstığını hatırlıyorum. Artık daha olgundum –sanırım 17 yaşındaydım- ve şöyle dedim, ‘Bu inanılmaz bir şey, ben de sinemanın bir parçası olmak istiyorum.’ O zamanlar bende etki bırakan üç film vardı. Birincisi Yol, ikincisi babamın da favorilerinden olan  Midnight Cowboy (John Schlesinger, 1969) ve bir diğeri de Sergio Leone’nin Once Upon a Time in America (1984) filmi.

   

Bu bahsettiğim üç film -Yol, Midnight Cowboy, Once Upon a Time America- çok insancıl, çok gerçekçi ve dramatikti. Benimle bazı duygularla birlikte müzikal olarak iletişime geçiyorlardı. ‘Burada bir şeyler oluyor’ diyordum kendi kendime.”

Diriliş’teki Yılmaz Güney

Leonardo DiCaprio’nun başrolünü oynadığı ‘The Revenant’ (Diriliş) 12 dalda Oscar’a aday olmuştu. Filmin yönetmen koltuğunda Alejandro González Iñárritu oturuyordu. Kürk avcısı ‘Hugh Glass’ın hayatta kalma mücadelesi ve intikamının anlatıldığı filmde dikkat çeken bir sahne vardı. O da Hugh Glass karakterine hayat veren Leonardo DiCaprio’nun, soğuk havadan korunmak için ölen atın karnına girmesiydi. Yönetmen Iñárritu’nun bu sahneyi Yılmaz Güney’in Altın Palmiye kazanan ‘Yol’ filminden esinlendiği de gündeme gelmişti.

 

KÜLTÜRSERVİSİ