
MEHMET ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG
Paris’te katledilen Leyla Şaylemez’in Hannover’de gençlik çalışmalarında bulunduğunu belirten Koma Amed folklor grubundan Dilan Şahin, „Şahsen tanımadım, ama yaşamını öğrendiğimde, beni çok etkiledi. Çalışmalara katılarak ona ve ülkemize karşı bir nevi borcumu ödemeye çalışıyorum. Keşke tanıma imkanı bulabilseydim“ diyor.
Dilan Şahin aslen Muşlu bir babanın ve Karakoçan’a bağlı Sarıbaşak (Zelxıdır) köyünden bir annenin ilk çocuğu. İki kardeşi olduğunu söyleyen Şahin, ailecek Kurdistanî değerlere bağlı olduklarını söylüyor. Şahin, „19 yaşındayım ve Hannover’de Koma Amed Grubu’nda folklor eğitimi alıyorum. Hannover’de dernek bir ara kapalı olduğu için hiçbir çalışma yürütülmüyordu. Bu yaklaşık iki sene sürdü. Bu hepimizi bayağı zorladı. Gidebilecek bir yerimiz yoktu” diyor.
Sadece folklor oynamıyoruz
„Dernek açıldıktan sonra ailemin teşviki ile tekrar folklor çalışmalarına başladım“ diyen Şahin, ailesinin bu konudaki destek ve teşvikine de dikkat çekiyor: „Annem bu konuda hep bana destek oldu. Bir yandan çalışırken bir yandan da hiç aksatmadan kültürel çalışmalara devam ediyordum. DKTM bünyesinde çalışma yürütüyoruz, ancak dernek yeri küçük olduğu için biz de dışarıda bir yer tuttuk. Arkadaşlar da yardımcı oldular. Biz sadece folklor oynamıyoruz. Folklor yaparken geçmişimizi ve geldiğimiz coğrafyamızı da tanıyoruz. Bununla ne kadar zengin bir kültüre sahip olduğumuzu anlıyoruz.“
Leyla Şaylemez’den etkilendi
Fransa’nın başkenti Paris’te 2013 yılında Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin kurucularından Sakine Cansız ve Fidan Doğan ile birlikte katledilen gençlik aktivisti Leyla Şaylemez’den etkilendiğini anlatan Dilan, „Onun da çok sevdiği bir ailesi vardı. Ama ülke sevgisini aile sevgisine tercih etti. Bir ara Hannover’de gençlik çalışmaları yapmıştı. Ben şahsen Leyla Şaylemez’i tanımadım ama kendisini tanıyanlar çok dürüst ve çalışkan bir insan olduğunu söylüyor. Bu çalışmalara katılarak ona ve ülkemize karşı bir nevi borcumu ödemeye çalışıyorum. Benim öğretmenim Leyla’dır. Keşke tanıma imkanı bulabilseydim“ diye duygularını ifade ediyor.
Avrupa’nın adaleti bu mu?
Üç devrimci kadının Avrupa’nın merkezinde katledilmesini içine sindiremediğini söyleyen Şahin, „Uzun bir süre olayın etkisinde kaldım. Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için defalarca eylem yaptık. Üç Avrupalı kadın öldürülseydi dünyayı ayağa kaldırırlardı. Ama söz konusu Kürtler oldumu sessiz ve tepkisiz kalmayı tercih ediyorlar“ diyor.
Bu miras bizim boynumuzda
Bu yıl Almanya’nın Münster kentinde 30’ncusu düzenlenen Mîhrîcan Kültür ve Sanat Festivali’ne grup olarak katıldıklarını, ancak bir arkadaşlarının yakını vefat edince sahneye çıkmama kararı aldıklarını söyleyen Şahin, bu tür festivallerin hem Kürt kültürünün hem de dostlukların gelişmesi için çok önemli olduğu belirtiyor. „İnsan geçmişiyle ve sanatıyla vardır. Onun için bizim temel sloganımız ‘benim kültürüm benim kimliğimdir’“ diyen Dilan Şahin son olarak Avrupa ülkelerinde yaşayan Kürt gençlerine şu çağrıda bulunuyor: „Dört elle bu kadim kültürünüze sarılın. Bizim büyüklerimiz 30 sene boyunca bu uğraş için emek verdiler. Şimdi bu miras ve vebal artık bizim boynumuzdadır.“