Avrupa’da birçok sahada örgütlenen Kürdistanlı kadınlar bazı bölgelerde komite şeklinde çalışma yürütürken, bazı bölgelerde ise meclis şeklinde kendini yapılandırıyor.
Almanya’nın Giessen kentindeki kadınlar da, 29 Nisan 2011 tarihinden beri Berçem Kürt Kadın Meclisi bünyesinde örgütleniyor. Çalışmaları hakkında Meclis sözcülerinden Nazlı Turan ile görüştük. Turan’ın verdiği bilgilere göre, 5 alanda çalışma yürüten Meclis, 35 kişiden oluşuyor. Meclisin 6 komisyonu (dış ilişkiler, genç kadın, hak adalet, kültür-eğitim, sosyal alan ve de örgütlenme) var. Kentte bulunan Kürt Halk Meclisi ile eşgüdümlü çalışma yürütüyorlar. Meclis çalışmalarını rutin toplantılarında değerlendirip yeni planlamalara gidiyor.

Meclis niye kuruldu?
Giessen’deki Kürdistanlıların çoğu zorunlu göçten dolayı Almanya’ya gelen siyasi mülteciler. Kadınların çoğunun okuma-yazma düzeyi düşük. Bu da beraberinde günlük yaşamda birçok sıkıntıya sebep oluyor. Kadınların çoğu çalışmamakla birlikte çalışanlar da daha çok, temizlik ve restoran sektöründe. Kürdistanlı kadınlar Almancayı da az biliyor ve bürokratik işlerinde de sıkıntılar yaşıyor, bu yönüyle de erkeğe bağımlı kalıyor. Nazlı Turan, tüm bu sosyal, kültürel sorunlara çözüm bulmak amacıyla meclisi kurduklarını belirtiyor.
Berçem kadın meclisinde çalışma yürüten kadınlar da, kendileri gibi bu sıkıntıları yaşayanların sorunlarına çözüm arayışı ile çeşitli etkinlikler düzenliyor. Bu konu hakkında konuşan Turan, “Ağırlıkta ev ziyaretleri yapıyoruz. Dertlerini anlatıyor, bu temelde bir iletişim kuruyorlar. Yine hasta ziyaretlerimiz oluyor. Yas yerlerini ziyaret ediyoruz. Zor günlerinde yanlarında olmamız kadınlara yalnız olmadıklarını hissettiriyor” diyor. Turan, ‘kadın sorunu’, ‘cins bilinci’, ‘erkek egemenlikli zihniyet ve bununla mücadele’ gibi konularda zaman zaman kadın ve bazen de karma toplantılar düzenlediklerini de ekliyor sözlerine. Giessen’de ayrıca Kürt Özgürlük Hareketin’de yaşamını yitiren kadınları anma, 8 mart etkinlikleri yapma gibi çalışmalar da yapan meclis, yılın her mevsiminde çalışmalarını sürdürüyor.

Egemen anlayışla mücadele

Kadınlar, yaşadıkları sosyal sorunları mecliste tartışarak, erkek bakışından bağımsız çözüm arayışına yöneliyor. Kürdistanlı erkeklerin bu çalışmalarla birlikte kadına bakışında eskiye oranla bir değişim olduğunu belirten Turan, hala birçok hususta erkek egemen anlayış ile mücadele ettiklerini vurguluyor: “Kadını küçümseme, ciddiye almama, güç olarak görmeme gibi anlayışlar pratik çalışmalarda yaşanabiliyor. Ayrıca birçok erkek eşini evde bırakıp kendisi etkinliğe gelebiliyor. Bu da ‘kadının yeri evidir’ mantığından kaynaklıdır.”

Özgüven ve dayanışma önemli

Nazlı Turan, tüm bu zorluklarla birlikte kadınların da özgüven sorununa dikkat çekiyor. Bunu aşmak için de mücadele içinde olduklarını dile getiren Turan “Eskiye oranla bir bilinçlenme düzeyimiz var. Kendimize ve birbirimize güvenir ve dayanışma içinde olursak birçok sorunun üstesinden geliriz” diyor.
Turan, kadınlar arasında yaşanan dil sorununa da işaret ediyor: “Alanımızda bir kısım Türkçe bilmiyor. Sadece Kurmancî ve Kirmanckî biliyor. Bu da kadınlar arasında bir iletişim sorununu beraberinde getiriyor. Kadınlar olarak iki lehçeyi de öğrenmek için ciddi bir çabamız olmadı malesef. Bu da bizim için bir eksiklik.”
Son olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride karşı 5 Eylül’de imza çadırlarının kurulacağını ve bildiri dağıtılacağını belirten Nazlı Turan, bölgede başta kadınlar olmak üzere tüm Kürdistanlıları destek olmaya ve eyleme katılmaya çağırdı.

ŞERZAN AYDIN