Kızının cenazesine katılmak üzere cezaevinden izinli çıkarılan 28 yıllık tutsak Salih Altunışık, taziyenin son gününe dört saat için getirildi. Mezar ziyareti engellenen Altınışık’ın, abluka altındaki taziye evindekiler ve taziye için kendisini arayanlarla Kürtçe konuşmasına da izin verilmedi.

METİN YOKSU / MA/BATMAN

Diyarbakır T Tipi Cezaevi’nde tutulan 28 yıllık siyasi tutsak Salih Altunışık’ın (69) kızı Zeynep Altunışık (34) 29 Şubat’ta yaşamını yitirdi. Altunışık Ailesi, baba Altunışık’ın cenaze törenine katılabilmesi amacıyla avukatları aracılığıyla cezaevi savcılığına başvuruda bulundu. Savcılık, cenaze töreninden üç gün sonra, taziye bitiminde olumlu yanıt verdi. Başvurunun kabul edilmesi üzerine üç günlük taziye, baba Altunışık için dört güne çıkarıldı. Jandarma ve polis ablukasında taziyeye katılan baba Altunışık’ın kızının mezarına gitmesi ”yasal gerekçe” denilerek reddedildi. Babanın taziye evindekiler ve başsağlığı için telefonla kendisini arayanlarla Kürtçe konuşmasına da izin verilmedi.

Salih Altunışık’ın eşi Selime Altunışık, yaşananları Mezopotamya Ajansı’na (MA) anlattı. Kızı Zeynep Altunışık’ın Batman Belediyesi BASKİ Müdürlüğü’nde çalışırken 2016’da atanan kayyum sürecinde işten çıkarıldığını anlatan anne Altunışık, daha sonra ise hastalığının ortaya çıktığını söyledi. İşten atılmasının gerekçesinin ise Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) düzenlemiş olduğu yasal basın açıklamalarına katılmak olduğunu hatırlatan Altunışık, yapılan haksızlıklar ile kızının stresinin iyice arttığını ve beyninde bulunan tümörün büyümesine neden olduğunu vurguladı.

Ölüm hafta sonu dinler mi?

Yaklaşık 7 yıl önce de bir oğlunu aynı hastalıktan kaybettiğini anımsatan Altunışık, ”Eşim o zaman çocuğunun cenazesine katılamamıştı. Kızım Zeynep’in vefatının ardından avukat aracılığı ile başvurumuzu yaptık. Başvurumuz hafta sonu gerekçesiyle kabul edilmedi. Taziyemizin son gününde başvuru kabul edilince biz de taziyemizi bir gün daha uzattık. Bu hak kullandırılabilirdi ama kullandırmadılar. Ölüm hafta sonu dinler mi?” diyerek tepkisini dile getirdi.

Abluka altında taziye

 Batman’da eşinin akrabalarının yanı sıra birçok arkadaşının olduğunu kaydeden Altunışık, ”Eşim 28 yıldır cezaevinde. Onu yıllardır görmeyen yüzlerce kişi var. Eşimin sadece Batman’da 300’ün üzerinde cezaevi arkadaşı var. Zeynep yaşamını yitirdi. İnsanlar eşimin yanına gelip acısına ortak olmak istedi, ona bile doğru düzgün izin verilmedi. Polis ve jandarma ablukasında eşim acısını sevenleri ile paylaştı. Taziye evinin etrafı ablukaya alınmıştı” dedi.

AİHM’e rağmen hala tutsak

 Eşinin uzun tutsaklığı nedeniyle yeniden yargılanma talebi amacıyla başvuru yaptıklarını dile getiren Altunışık, ”Eşim DGM’de askeri yargıçlar tarafından yargılandı. Uzun bir yargılama süreci geçirmişti. AİHM’de bununla ilgili bir karar çıktı. Türkiye mahkum edildi. Eşim işkence altında kalmış ve delillerin yasa dışı toplanmıştı. AİHM de Türkiye’yi mahkum etmiş ve tazminat ödemek zorunda kalmıştı. Bunlara istinaden uzun tutukluluk için yeniden başvuru yaptık ama bu talep reddedildi. Başvuruyu şimdi ise AYM’ye götüreceğiz” diyerek hukuksuzluk ile karşı karşıya olduklarını söyledi.

Mezar ziyareti ve Kürtçe yasak

 Eşinin yıllardır hukuksuzluklara karşı karşıya kaldığını dile getiren Altunışık, şunları dile getirdi: ”28 yıldır eşim tutuklu. Onu tutuklatan yasalar bugün kızının cenazesine gelmesine bile izin verilmedi. Taziyede çok medeni bir şekilde kızının mezarını görmek istedi. Ona izin verilmedi. İzin verilmeme sebebini ise yasal gerekçe dediler. Tek bu da değil. Taziyeye gelemeyenler telefon açıyordu. Konuşması için telefon verdiğimizde ise telefonda Kütçe konuşmasına dahi izin verilmedi. Eşimin acısını yaşamasına ve sevenleri ile paylaşmasına izin verilmedi. 9 saatlik iznin ise sadece dört saatini kullanabildi. Dört saatlik yol dahi o iznin içinde sayıldı.”