
Temmuz ayından bu yana Kürdistan kentlerin hiçbir kural tanımadan yakıp yıkan, taş üstünde taş bırakmayan Türk devleti, yeni ‘Şark Islahat Planı’ çerçevesinde fiziki işgal ardından kültürel soykırımı da hayata geçiriyor. Katledilmekten kurtarılan 21 çocuk’tan 7’si ailelerinden koparılarak Çocuk Esirgeme Kurumu’na verildi.
Sur’dan çıkarılan 21’i çocuk 44 kişi 5 gündür gözaltında tutulurken, devletin ‘Master Planı‘ çerçevesinde çocuklar ailelerinden koparılarak Çocuk Esirgeme Kurumu’na veriliyor.
2 Mart’tan bu yana ilçeden 44 sivilin çıkarıldığını, bunlardan 21’inin çocuk olduğunu söyleyen HDP Milletvekili Sibel Yiğitalp,
çocuklardan 7’sinin Sosyal ve Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu’na (SHÇEK) götürüldüğünü,11 çocuğun İl Emniyet Müdürlüğü’nde tutulduğunu ve 3 çocuktan ise bilgi alamadıklarını ifade etti. Yiğitalp, 4 yaralının da hastanelerde tedavi altına alındığını söyledi. Saldırı altındaki mahallelerde hala sivillerin bulunduğunu söyleyen Yiğitalp, kendilerine telefonla ulaşan bir ailenin göçük altında kaldıklarını söylediklerini aktardı. Yoğun bir bombardımanın sürdüğünü ve bu bombardımandan kaynaklı çok sayıda insanın göçük altında kaldığını tahmin ettiklerini belirten Yiğitalp, şunları aktardı: “Yüzlerce sivil tank atışının olduğu alanlarda göçük altında kalmış olabilir. Bunun bilgisi ancak abluka kaldırılırsa ulaşabileceğimiz ya da zemin bir koridor yaratılırsa ancak orada kimler var öğrenebiliriz.”
Sivillerin isimleri
Sur’dan çıkarılan sivillerden aralarında 4 aylık bebek Elif Su Aslan ve annesi Seda Aslan’ın da bulunduğu 10 sivil dün adliyeye çıkarıldı. Haber yayına hazırlandığı sırada ifade işlemleri devam ediyordu. 44 sivilden isimleri netleşen 38 kişi şöyle: Rıdvan Tuncer (ağır yaralı), Bahattin Erkaplan, Hülya Erkaplan (hamile), M. Can Arslan, Aynur Arslan (35) ve çocukları Gülistan (10), Rojda (7), Muaz (6), Özgür (4), DBP Bağlar İlçe Eşbaşkanı Reyhan Kavak, Remziye Tosun ve çocukları Şevin (9) ile Beritan (2), Cengiz Abiş, eşi Emine ve çocuğu Talat (7), Mehmet Salih Pasin, Seda Arslan, Elif Su Arslan (4 aylık bebek), Mehmet Çoreşoğlu, Seniha Sürer, İhsan Karatay, Mesut Aygül, Fatma Kaya, Mehmet Şah Pervane, İhsan Biter, Ramazan Avcı, Mehmet Salih Karacadağ, Ramazan Hanas, Sergen Kaydaş, Ömer Sungur, Abdulvahap Altun, Ferhat Bilgiç, Muhammed Furkan Dağ, Şeyhmus Akça, Yakup İlyas Bozkır, Kadir Şahin (11)
Resmen gaspa başladılar
Geçtiğimiz Cuma günü Silopi’ye giderek yeni imar planını ‘müjdeleyen’ Davutoğlu’nun konuşması ardından 8 mahallenin “Riskli” alan ilan edilmesine dair Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazete’de yayınlandı. Karar Kürdistan kentlerinin kültürel dokusunun bozularak, TOKİ benzeri yapılarla işbirlikçilere de rant alanı açmayı hedefliyor.
Buna göre Barbaros, Başak, Cudi, Karşıyaka, Şehit Harun Boy, Nuh, Yenişehir ve Yeşiltepe mahalleleri içerisinde kalan bazı bölgeler riskli alan ilan edildi. Kararın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ilgili yazısı üzerine, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesi uyarınca alındığı kaydedildi.
Geçtiğimiz hafta çoğu okuma yazma bilmeyen Silopiliye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belge imzalatılarak, yıkım kararına dahil edilmek istenmişti.
Davutoğlu: Rehabilite dönemi başlıyor
Türk Başbakan Davutoğlu, Silopi’deki söylemlerine dün Sur’u da ekledi. UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan Hevsel Bahçeleri, Ermeni Katolik Kilisesi, Dört Ayaklı Minare gibi çok sayıda tarihi yapının tahrip edildiği Sur’da operasyonların yakında sona ereceğini iddia eden Davutoğlu, ‘kudret’ ve ‘şefkat’ söylemlerini yineledi. “Sur’da operasyonlar çok kısa sürede bitecek, az kaldı. Nevruza kadar kalmaz” diyen Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bittikten sonra rehabilitasyon dönemi ve sokağa çıkma yasağı bir müddet daha devam edecek. Sur’da daha kapsamlı bir yeniden inşa faaliyeti yapacağız. Terör örgütünün yıktığı, yaktığı şehirlerimizi daha güzel şekilde inşa etmek için büyük bir seferberlik başlattık. Silopi’yi, Cizre’yi, Sur’u terör örgütünün zarar verdiği diğer bütün yerleşim birimlerini bölgenin örnek kentleri haline getireceğiz.”
İnşa dediği TOKİ
Davutoğlu’nun inşadan kastı ise Sur halkının mahallelerden koparılması, TOKİ ile kültürel yapının deforme edilmesi. İlçede 12 Şubat günü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın organizesiyle düzenlenen toplantıda 11 bin konutluk TOKİ projesi kararı alındığı ortaya çıkmıştı. Karara göre Sur’daki aileler ilk olarak Elazığ yolu üzerinde inşa edilecek ‘Afet Kent’e yerleştirilecek. Ardından da Yenişehir Seyrantepe’de dikilecek 11 bin konutluk TOKİ binaları inşa edilerek Sur halkı mahallelerinden kopartılmış olacak.
İzleri silmeye çalışıyor
Tarihi direnişin 97 gündür sürdüğü Sur’a tank ve top saldırısı devam ediyor. Yoğun dumanların yükseldiği mahalleler, aralıksız bir şekilde tanklarla dövülüyor. Saldırılar sürerken, bir yandan da yıkımın izleri ortadan kaldırılıyor. Binlerce yıllık tarihi yapıların yerle bir edildiği ilçede yıkıma ait molozlar kamyonlara yüklenerek ilçe dışına taşınmaya başlandı. Devlet Su İşleri ve Karayolları Bölge Müdürlüğü’ne ait kamyonlara yüklenen molozlar, Dicle Nehri’nin öteki yakasında bulunan Dicle Üniversitesi’ne ait boş araziye döküldü.
Cenazeler de mi döküldü?
Molozlar taşınırken çocuklarının cenazelerini almak için 43 gündür bekleyen anneler, cenazelerinin de bu molozlarla taşınmış olmasından endişeli. Cizre’de katledilen insanların uzuvlarının Dicle Nehri kenarına molozlarla dökülmesini hatırlatan aileler, Cenazeleri oraya buraya atmasınlar, kum getirip Sur’un içine atmasınlar. Kendi ayıplarını kapatmasınlar” dedi. Katledilenlerin Rozerin’in annesi Fahriye Çukur, “Cenazelerimizi almak istiyoruz, belki cenazelerimizin üstünü hafriyat döküyorlar onun üstünü örtüyorlar. Eğer öyle yapıyorlarsa ben ya burada ölüm orucuna girerim ya da Meclisin önünde ölüm orucuna girerim. Cenazemizi tespit edip vermezlerse bunu yaparım. Bize vermeyerek kaybettiriyorlar, yok ediyorlar bu cenazeleri” dedi.
Cenazeleri için endişeli olduklarını ifade eden Kadriye Morgül de, “Cizre’de insanları yakıp cenazelerini molozlarla taşıdılar. Biraz insanlık olsa cenazelerimizi verirler” dedi.
AMED