
Kürt kentlerinde gerçekleştirdiği büyük yıkım ardından ‘yeniden ihya ve inşa’ adı altında kendisine bağlı STÖ’ler, partiler, din adamları ve bilumum işbirlikçileri devreye sokan AKP, “Türk Sivil Kuvvetleri” dediği unsurları sahaya sürdü. AKP, Kürt kentlerine misyonerliğini yapacak yeni sözleşmeli imamlar göndermenin hazırlığını yaparken bir yandan da muhalif Kürt imamları fişleme yoluna gidiyor. DBP’li belediyeleri gözaltı operasyonlarıyla işlevsiz kılan ve kayyum atamak için gerekçe yaratmaya çalışan AKP’nin, Van ve Mardin’i büyükşehir belediyesi statüsünden çıkartmak için yeni bir plan yaptığı da ortaya çıktı. Kürt kentlerinde katliam gerçekleştiren askeri, yargı zırhıyla korumaya alan AKP, sayısı yüzbinleri bulan ’güvenlikçilerden’ kendisine yeni çeteler oluşturuyor.
Kürt kentlerine yönelik soykırım saldırılarını abluka ve yıkımla devam ettiren AKP, Kürt halkının direniş ve örgütlülüğünü tasfiye etmek için ‘Çöktürme Planı’nın bir parçası olarak siyasal, sosyal, ekonomik vb. birçok alanda çalışma yapıyor. İktidarın “İhya süreci” olarak adlandırdığı ikinci aşamada “Türk Sivil Kuvvetleri” olarak tanımlanan AKP’ye yakın kurum ve kuruluşların temsilcileriyle Amed (Diyarbakır), Wan (Van) ve Mêrdîn’de (Mardin) toplantılar yapıldığı öğrenildi.
Misyonerlik faaliyeti
Özellikle Cizîr (Cizre), Silopiya (Silopi), Hezex (İdil), Şirnex (Şırnak), Nisêbîn (Nusaybin), Sûr, Gever (Yüksekova), Farqîn (Silvan), Kerboran (Dargeçit), Dêrik gibi merkezlerde faaliyet yürütecek olan kişi ve kurumlara verilen seminerde, yeni dönemin argümanları anlatıldı. Söz konusu seminerlerin son günlerde AKP’ye yakın yazarların sıklıkla dile getirdiği, “Askeri operasyonlar sonrası bölge halkı PKK’ye öfkeli ama devlete de mesafeli” söylemi doğrultusunda gerçekleştirildi.
‘TSK vuracak, STK kuracak’
AKP’nin halktan gelecek tepkiyi dindirmek için “ara görev verdiği kişi ve kuruluşlar”ın yanı sıra bölgedeki kimi siyasi parti dernekleriyle de ayrıca toplantıların yapıldığı ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre, seminer verilen ve önümüzdeki günlerde sahaya sürülecek “sivil güçler” şöyle: Memur- Sen’e bağlı Eğitim Bir Sen, Sağlık-Sen, Türk-İş ile Hak-İş’e bağlı bazı bölge temsilcileri, TOBB, TÜSİAD, MÜSİAD, TESK, TESKOMB, İHH, Ensar Vakfı, ÖNDER, İlim Yayma Cemiyeti ve Birlik Vakfı, KADEM, SODES, TÜRGEV, valilikler bünyesinde bulunan Toplum-Der, Diyanet İşleri Başkanlığı ve ‘kanaat önderi’ olarak sunulan Kürt karşıtı kişiler.
Bu çevreler eliyle evleri yakılan-yıkılan ailelere maddi destek, bayram harçlığı, tatili vs. göstermelik bazı adımlarla bir algı operasyonu yürütülmeye çalışılacak.
Amed’de devreye girdiler
Önümüzdeki günlerde Amed’de Kürdistan’daki kimi sivil toplum örgütü ve siyasi partileriyle bu kapsamda görüşmelerin yapılacağı öğrenildi. Daha önce AKP’li Cevdet Yılmaz, Abdurahman Kurt ve Galip Ensarioğlu gibi isimler üzerinden yapılan ikili görüşmeler sürüyor; kimi parti, dernek ve PKK karşıtlığıyla bilinen kişilerin önümüzdeki günlerde bir araya getirilmesinin planlanıyor. Söz konusu siyasi parti ve derneklerin arasında HAK-PAR ve Hüda-Par ile KDP’ye bağlı unsurlar da var.
Diyanet’in memurları sahada
Şirnex’te 107 günü geride bırakan soykırım saldırıları ardından halkın evlerine dönmelerine izin verilmezken, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı memurlar ise kentte etkinleşmeye başladı. Ayrıca devletin soykırım saldırılarıyla yıktığı yerlerde ödenek adı altında Başbakanlık tarafından gönderilen ayni ve nakdi yardımların “AK Yardım” ve “AK Kadınlar” adı altında “AKP’li kadınlar” eliyle propaganda amaçlı kullanıldığı öğrenildi.
Finansman Valilikten
Söz konusu plan çerçevesinde geçtiğimiz günlerde Şirnex’in Basa (Güçlükonak) ilçesinde AKP ve Şırnak Valiliği’ne bağlı birçok kurum ve kuruluş bir toplantı düzenledi. Valilik bünyesinde faaliyet yürüten ve başkanlığını Ekrem Bayık’ın yaptığı Şırnak Toplum-Der öncülüğünde 14 Haziran günü Belkısana kaplıcalarında “Şırnak Geleceğine Hazırlanıyor” isimli bir toplantı yapıldı. Şırnak Sivil Toplum Platformu adında bir oluşumun temelinin de atıldığı toplantıda Cizîr, Silopiya ve Sêrt’te (Siirt) de benzer toplantılar yapıldıktan sonra platformun resmi olarak ilan edilmesi kararı alındı.
AKP’nin imamları yolda
Halkın dini duygularını da istismar eden iktidar kamuoyunun yakından tanıdığı Ensar, İHH, İlim Yayma Cemiyeti gibi kuruluşları devreye koyarken, imamlar üzerinden de kirli planlar yapıyor. AKP, yakıp yıktığı Kürt kentlerine misyonerlik yapacak yeni sözleşmeli imamın gönderilmesi hazırlığını yürütüyor. Diyanet, sözleşmeli 5 bin din görevlisi alacak. Bunların bir kısmı, Temmuz 2015’ten itibaren savaş açılan, büyük bir vahşet ve yıkımın gerçekleştirildiği Kürt kentlerinde görevlendirilecek.
107 bin imam fişleniyor
Diğer yandan İstihbarat Daire Başkanlığı’nın ‘sakıncalı’ gördüğü imamların tasfiyesi için fişleme yoluna gidiliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı 81 ilde görev yapan yaklaşık 107 bin imamın fişlenmesi talimatını verdi. İllere gönderilen yazıda; ‘terör, organize suç örgütleri, milli duyguları istismar eden gruplar, legal görünümlü illegal yapılar ve bunların uzantıları doğrultusunda faaliyet gösteren il, ilçe ve köylerde çalışan din görevlileri (müftü, imam, Kuran kursu çalışanı ve memur vb.) hakkında bilgilerin toplanarak Ankara’ya gönderilmesi istendi.
Muhalif imamlara tasfiye
Demokratik İslam Kongresi (DİK) Eşsözcüsü Dr. Fadıl Bedirhanoğlu ve Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası (DİVES) Genel Başkanı Şükrü Akılçağı, İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen fişlemeyi DİHA’ya değerlendirdi. Bedirhanoğlu fişlemeyle muhalif din alimlerinin tasfiyesinin amaçlandığını belirterek, “Bu uygulama Kürt imamlarına yöneliktir. Diyanet İşleri, zaten kendi imamlarını seçerken ince eleyip sık dokuyarak işe alım yapıyordu. Bu talimat bunun bir adım daha ileriye taşınması anlamına geliyor. Devletin bu tarz fişleme uygulamasından derhal vazgeçmesini istiyoruz” dedi.
‘Temizlik harekatı’nın devamı
Diyanet’in, devlete en fazla bağlı olan kurum olduğunu belirten Bedirhanoğlu, fişlemenin Kürdistan’da yürütülen savaşın parçası olduğunu da vurguladı. Bedirhanoğlu, “Bu talimat, Kürtlere dönük ‘temizlik harekatı’nın devamı niteliğindedir. Kürdistan’da yürütülen bu kirli savaşa karşı ses çıkartan muhalif din imamları susturulmaya çalışılıyor. Yani savaş konseptinin bir parçasıdır, kesinlikle ayrı düşünülemez” dedi.
Zalimlere karşı duracağız
DİVES Genel Başkanı Şükrü Akılçağı, hükümetin hukuksuz şekilde kendilerine ve diğer muhalif imamlara saldırdığını vurguladı. Akılçağı, “Kuran-ı Kerim bize zalimler karşısında durmamızı, onlara karşı hakkı savunmamızı emretmiş. Şimdi bizler de zalimleri uyarmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
DİHA/AMED