- Ermeni Vakıflar Birliği, Getronagan Ermeni Lisesi’nin 300 bin TL, Hrant Dink Okulu'nun 190 bin TL bütçe açığı varken ‘Beyfendi’ dedikleri Türk Cumhurbaşkanı’nın başlattığı kampanyaya 500 bin TL ‘zorunlu bağış’ta bulunması tepkilere yol açtı.
Ermeni Vakıflar Birliği Başkanı Bedros Şirinoğlu, Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan'ın başlattığı zorunlu bağış kampanyasına 500 bin lira katkıda bulunduklarını bildirdi. Süryanı Vakfı, 100 bin; Rum Patrikliği ise 300 bin TL ödeme yaptı.
Şirinoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Erdoğan’a ve devlete övgüler dizerek şunları söyledi: "Beyefendi'nin ülkemiz için gösterdikleri çalışma azmi takdire şayandır. Milletimiz her zor günde kenetlenmeyi büyük bir samimiyetle göstermiştir. Bizler de bu yüce devletin vatandaşları olarak Saygıdeğer Beyefendi'nin başlatmış oldukları Milli Dayanışma Kampanyası'na Ermeni Vakıflar Birliği olarak 500 bin lira katkıda bulunuyoruz.”
İstanbul Süryani Kadim Vakfı da "Cumhurbaşkanımızın Kovid - 19 salgını nedeniyle başlattığı kampanyaya, İstanbul Süryani Kadim Ortodoks Metropolitliği ve Vakfı adına 100 bin lira bağışla destek veriyoruz" diye açıklama yapmak zorunda kaldı.
İstanbul Rum Patrikliği'nden yapılan açıklamada ise “Sayın Cumhurbaşkanımızın başlatıp öncülük ettiği Milli Dayanışma Kampanyası'na tam destek vermenin yanı sıra 1 Nisan'da Ziraat Bankası'ndaki hesaba Patriklik ile Rum Cemaati adına 300 bin liralık bağışta bulunulmuştur" ifadelerine yer verildi.
Aslında bağış değil, haraç
Aslında aralarında Ermeni, Rum, Yahudi, Süryani toplumlarına ait azınlık vakıflarının da bulunduğu kurumlara, Vakıflar Genel Müdürü’nün (VGM) imzasıyla bir yazı gönderilerek, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep T. Erdoğan tarafından başlatılan “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasına destek verilmesi ‘önemle rica’ edilmişti. VGM Genel Müdürü imzasıyla gönderilen yazı, vakıflardan bir nevi haraç istendi, belki onlar için alt miktar belirlenmedi.
HDP milletvekilleri Garo Paylan ve Tuma Çelik konuyla ilgili olarak soru önergesi vermişti.
Paylan'ın Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yanıtlaması talebiyle hazırladığı soru önergesinde şunları sordu:
- Mali açıdan zor durumda olan ve böyle bir dönemde devlet tarafından desteklenmesi gereken azınlık vakıflarından “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasına neden destek talep ettiniz?
- “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasına talep ettiğiniz desteğin, azınlık vakıflarınca bir baskı unsuru olarak görüleceğini ve yazının bir talimat olarak değerlendirileceğini düşündünüz mü?
Gönüllülük yok
HDP Milletvekili Tuma Çelik de konuyu Meclis gündemine taşıdı. Kültür ve Turizim Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi veren Çelik, bağış yapmanın zorunlu olup olmadığını sordu. Çelik, önergesinde şunları belirtti: “Bir yandan kayyım atamaları ve belediyelerin düzenlediği bağış kampanyalarını yasaklayarak halk sağlığını hiçe sayan uygulamalar devam ederken diğer yandan gönüllük temelli yapılması gereken bağış kampanyası için vakıflara yazı gönderilmektedir. Gönüllük ve dayanışma ruhu hiçe sayılmaktadır.”
Cemaatler razı değil
Dayatma ve zorbalığa rağmen cemaat öncülerinin bağışta bulunması, hele Ermeni Vakıflar Birliği Başkanı Bedros Şirinoğlu’nun abartılı yaranma çabalarının yansıdığı açıklamasına tepki gösteren cemaat mensupları, kendi kurumlarının içinde bulunduğu mali krize de dikkat çekiyor. Örneğinin en okullarından Getronagan Ermeni Lisesi’nin 300 bin TL, Ermeni göçmenlerinin çocuklarının okuduğu Hrant Dink Okulu'nun 190 bin TL bütçe açığı var.