
Görüşlerine başvurduğumuz HDP Seçim Komisyonu çalışanlarının ilk sözü seçimlerde genel katılımın düşük olduğuydu. Katılımı arttırmak için ise komisyon içerisinde ulaşım, basın ve teknik çalışmalar konusunda iş bölümleri yapılmış. Bielefeld ve çevre kentlerde yaşayan Türkiyeli ve Kürdistanlı seçmeler oylarını Münster kentindeki başkonsoloslukta kullanıyor. Son verilere göre 23 bin 215 oy kullanılmış. HDP gönüllerinin hedefinin ise geçen 7 Haziran’da aldığı 3220 oyu kat kat aşabilmek.
‘Müşahitlerimize minnettarız’
Münster Konslosluğu seçim bölgesi HDP Temsilcisi Tahir Koçer, “Seçim bölgemizde görev yapan müşahitlerimiz büyük bir fedakarlıkla görevlerini sürdürmektedirler. Ayrıca haftada 3 gün, HDP seçim bilgilendirme çadırımız halkımıza hizmet veriyor. Katılım giderek de artıyor. Başta Ankara şehitlerine bağlılık gereği oylarımızı HDP’ye vermeliyiz. Erdoğan’ın Saray savaşına, AKP faşizmine karşı dur demek için, inadına barış derken tüm halkları ve farklı inançları, ezilenleri partileri olan HDP’yi sahiplenmeye çağırıyorum” diyor.
8 Ekim’de başlayan oy verme işlemlerı sonrası gelinen aşmada istedikleri düzeyde verim alamadıklarını söyleyen Bielefeld Seçim Komisyonu Basın Sözcüsü ve aynı zamanda Avrupa Karerliler Yöneticisi olan Mürsel Batu da son günleri iyi değerlendireceklerini söyledi. Batu devamla “Bugüne kadar istediğimiz verimi alamadık. Durum onu gösteriyor. Katılım oranı düşük. Bu durumun Türkiye’de ve Kürdistan’da yaşanan katliamlarla bağlantısı olduğunu düşünüyorum. İnsanlarımız yaşanan katliamlardan dolayı yas içerisine girmiş ve biz bu konuda gerçekten zorlanıyoruz” dedi.
Ankara’da yaşanan bombalı saldırı nedeni ile Bielefeld’de yapılan protesto yürüyüşünde görüştüğümüz Batu, umutların diri tutulması gerektiğine vurgu yapıyor.
Bielefeld merkezde yaşayan seçmenin mutlaka sandığa götürülmesi gerektiği uyarısını yapan Batu, son olarak şunları dile getirdi: “Herford kentimiz iyi gidiyor. Katılım iyi. Fakat Bielefeld’de sorun var. Güçlü bir potansiyel var. Bu potansiyel mutlaka oy vermeye ikna edilmeli.”
Alıcı: İlk hafta daha iyi olmalıydı
Bielefeld Seçim Komisyonu’ndan bir diğer isim DİDF üyesi Durmuş Alıcı. Alıcı, “İlk hafta katılım fazla iyi değildi. Daha iyi olabilirdi. Bielefeld, Gütersloh, Paderborn, Löhne gibi kentlerde çalışmalarımız var, ama zayıf. Kalan son günler çok önemli. Herkes sandığa gitmeli. Gittiği gibi yanında birisini götürmelidir” şeklinde düşüncelerini açıkladı.
Komisyonun araç organizesi ile ilgilenen Gülbahar Gündüz de, “Seçim Komisyonumuz ile alt komisyonlar arasında sağlıklı bir dialog yok. Kaç kişi gitti? Kaç kişi gidecek? Denetleme mekanizmasını işletemiyoruz. Seçmenlerimizin oy kullanmaya gidip gitmediklerini kontrol edemiyoruz. Bu tür tekniki eksiklerimizi son günlerde mutlaka aşmamız gerekiyor.”
HDP seçmeni engelleniyor
İlk hafta seçim havasının görülemediğini söyleyen Gündüz geçtiğimiz hafta sonunda durumun değiştiğini belirterek HDP seçmeninin Konsolosluk önünde içeri girmesinin engellendiğine tanık olduğunu belirtti. Gündüz şöyle devam etti: “Bu hafta sonu katılım oldukça yoğundu. Ben de Münster’e gittim. Bazı usülsüzlükler de oluyor. Geçen Pazar günü Konsolosluğun güvenlik görevlilerinin haricinde takım elbiseli üzerinde Osmanlı yazan ya da ona benzer bir kart taşıyan 6-7 kişi sözde düzeni sağlamak için orada olduklarını söyleyince dikkatimi çekti. Fakat bu kişiler HDP seçmeninin içeri girmesini engellediğini görünce müdahele ettik. İçerden yetkilileri çağırınca bu kişilerin MHP tarafından görevlendirildikleri ortaya çıktı. Sonuçta bizim müdahelemiz sonucu Konsolosluk onları uzaklaştırmak zorunda kaldı. Yine hamile bir kadın ‘hamile olduğunu nerden bilelim diye’ rapor istendiğine tanık oldum. Yine müdahalemiz sonucu bu insanlarımızın içeri alınmasını sağladık. Orada her şey dönüyor. Çok dikkatli olmalıyız. Kimse ‘benim oyum sonucu değiştirmez’ demesin. 1 oy Erdoğan’ın diktatörlüğene son verebilir. İnadına herkes sandığa gitmeli.”
‘Potansiyel var, pratiğe geçmeli’
Seçim Komisyonu üyelerinden Adil Erdoğan ise Dersim Dernekleri Federasyonu üyesi. Heyecan noktasında bir eksikliğin olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu heyecansızlığı kırmalıyız” çağrısı yapıyor. Erdoğan, “Ben daha çok Löhne Bad Oynhausen bölgesinde çalışma yürüttüyorum. İnsanların ilgisi var. Potansiyel var. Pratiğe geçmeli. Birçok insan bizi beklemeden kendi imkanları ile gidip oyunu kullanmış. Alevi inancına sahip seçmenlerimizde belli bir duyarlılığın oluştuğunu görüyorum. Erdoğan diktatörlüğüne dur demek için insanlarımıza görev ve sorumluluk düşmektedir. Herkes bu diktatöre dur demek için hem sandığa gitmeli hem de sandığa birilerini götürmeli” şeklinde vurguda bulundu.
Komisyon çalışanlarından Hikmet Inaç da belirli eksikliklere rağmen Ankara Katliamı‘ndan sonra bir kesimin daha duyarlı bir hale geldiğini, “Mesela daha önce CHP’ye oy verenlerin bu seçimde HDP ye oy vereceklerini duyuyoruz. Tanık oluyoruz” şeklinde ifadelendiriyor.
Bielfeld Alevi Kültür Merkezi yöneticilerinden İsmail Taş da, ilk hafta dernek olarak otobüs kaldırdıklarını belirtti. Taş “Muharrem mateminde ölen insanların anısına bağlı kalmak için her insan oyuna sahip çıkmalıdır. Kimin oy hakkı varsa gidip kullanmalı. Özellikle bizim dernekte son günlerde bir kıpırdanma var. Ankara olayı insanları derin bir uykudan uyandırdı diyebilirim. 9 yaşında ki bir çocuk barış istediği için katlediliyorsa herkesin artık elini vicdanına koyup düşünmesi gerekiyor. Özellikle Alevilerin kalan son günlerde kayıtlı olduğu sandığa gidip oyunu HDP’den yana kullanmalıdır” şeklinde konuştu.
MURAT MANG / BİELEFELD