
Kentteki altı okulda başlayan Kürtçe derslerinin öğretmeni Kürt Öğretmenler Birliği Başkanı Abdulkadir Ulumaşkan, aileleri uyararak, “Çocukların derse gönderilmemesi durumunda kazandığımız hak elimizden tekrar alınacak” dedi. Kentteki Osning, Russheide, Hellingskamp, Bückart, Baumheide ve Martin Niemüller okullarında Kürtçe eğitiminin başladığını aktaran Ulumaşkan, bazı okul idarelerinin ise derslerin Türk ve Kürt öğrenciler arasında husumet yaratacağını bahane ederek izin vermediğini söyledi. Kürtçe öğretmeni, bu okullardaki Kürt öğrencilerin velilerine de dilekçeyle ısrarcı bir biçimde başvurmalarını önerdi.
‘İlgi olmazsa hakkı kaybederiz’Derslerin başlaması için 1-10. sınıf öğrencisi 15 öğrencinin başvurusunun gerektiğini kaydeden Ulumaşkan, 1, 2, 3 ve 4. sınıf öğrencilerine öğleden önce, kalanına ise öğleden sonra ders verildiğini aktardı. Derslerin haftada üç gün, Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri ikişer saat olarak düzenlendiği belirten Ulumaşkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabii tüm bunlar bir mücadelenin ürünü. Dil ve Eğitim Komisyonu bir mücadele verdi ve sonuç aldı. Bu takdire şayan bir durum. Ama bu sonuca sahip çıkmak gerekiyor. Eğitim Dairesi daha önce de bir sürü engel çıkarmıştı; şimdiyse bir yıllık deneme süresi verdiler. Bu süre boyunca ilgi olmazsa, kazandığımız hakkı kaybedebiliriz.”
‘Aileler devreye girmek zorunda’
Kentte daha önce de iki kez Kürtçe derslerin başladığını ancak ailelerin ilgisizliği nedeniyle bitirildiğini hatırlatan Ulumaşkan, “Büyük sorumluluk, kurumlarımıza ve ailelerimize düşüyor. Bazı aileler, ‘Çocuğumuz istemiyor’ diyor. O zaman çocuğumuzu ikna edeceğiz. Çocuk, anadilinin önemini kavrayamamış olabilir; aileler devreye girmek zorunda. Bielefeld’de normalde büyük bir potansiyel var. Umarım ki büyük bir duyarlılık da gelişir. Dilimize sahip çıkmanın, yaşatmanın yolu budur” diye kaydetti.
‘Okul sayısını artıracağız’
Dil ve Eğitim Komisyonu sözcüsü Zerife Hüseyin ise Kürtçe derslerinin başlamasının aileler ve çocuklarda büyük bir sevinç yaşattığını belirterek şunları aktardı: “4 yıl önce de başvurduk; ancak Bielefeld Eğitim Dairesi’nden 20 ay cevap gelmedi. Bildiğimiz tüm yollardan girişimlerde bulunduk. Ardından öğretmen arkadaşların başvuruları çeşitli gerekçelerle reddedildi. Eğitim Dairesi başlatmamak için çok direndi. Ama sonunda Mamoste Abdülkadir Ulumaşkan’ın başvurusuna olumlu yanıt geldi. Şimdi bu okulların sayısını artırmaya çalışacağız. Büyük bir Kürdistanlı kitle var. Bu okullar yeterli değil.”
Hakkın kazanıldığını ancak önemli olanın elde tutmak olduğunu vurgulayan Hüseyin, “Bunun için başta biz ailelere çok büyük görevler düşüyor. Herkes çocuklarını mutlaka göndermelidir. Kürtçe dersler, biz çocuklarımızı gönderdikçe devam edecek. Zaten ilk etapta bir yıllık deneme süresi var. Bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz. Dilimizi sevmeli, çocuklarımıza da sevdirmeliyiz” dedi.
DKTM’den sahip çıkma çağrısı
Bielefeld Demokratik Kürt Toplum Merkezi Eşbaşkanı Vakkas Sabancı ise anadil derslerinin önemine dikkat çekerek, kurumlarının bu konuda üzerine düşeni yapacağını belirtti. Sabancı, bütün Kürdistanlıları da anadillerine sahip çıkmaya, derslere çocuklarını göndermeye çağırdı.
Analar da dillerinin işçisi olacak
Bielefeld’deki devlet okullarında Kürtçe eğitiminin verilmesi, Kürt anneleri özellikle çok sevindirdi. Anneler, derslerin kapanmaması için bütün annelere, “Çocuklarınızı mutlaka derslere gönderin” çağrısı yaptı.
Gozê Seven: Benim de çocuklarım okula gidiyor. Hep onların dillerini öğrenmesini istemiştim. Evet, biz çocuklarımızın anasıyız; ama birbirimizi anlamıyoruz. Bu hem çocuklarımız hem de bizim için büyük bir derttir. Ne biz derdimizi onlara söyleyebiliyoruz, ne onlar bize. Şimdiyse artık çocuklarımızın bir Kürtçe öğretmeni var. İnşallah öğrenip bizimle konuşabilecekler.
Fahriye Demir: Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Şehitlerimiz ve Önderliğimiz sayesinde biz bu hedeflere ulaşıyoruz. Dilimize, ülkemize ve istediğimiz her şeye de ulaşacağız. Fermanlar da yaşasak, katliamlardan da geçsek ulaşacağız. Çocuklarımız dillerini, tarihlerini öğrenecek. Artık eski köle Kürt dönemlerini yaşamıyoruz. Artık hiçbir şeyden de korkmuyoruz. Dilimizi geliştireceğiz, öğreneceğiz. Çocuklarımız bu dille okuyup meslek sahibi olacak. Analarımız da kendi dillerinin işçileri olacak. Şimdi Kürtçe dersleri başladı. Biz analar da bir araya gelmeli, dilimize sahip çıkmalıyız.
Xeyrîye Aslan: Bütün Kürtlere sesleniyorum: Çocuklarını Kürtçe derslerine göndersinler. Biz çocuklarımızla Kürtçe konuşuyoruz, onlar bize Almanca cevap veriyor. Birbirimizi anlamıyoruz. Ama artık imkanımız var, kullanalım. Benim çocuğum yedinci sınıfta. Gittiği okulda ders açıldı ama biz çocuklarımızı göndermezsek inanın kaybedeceğiz. Bazı analar göndermiyor, bu doğru değil. Kendi diline engel koymak, kendi geçmişiyle çocuğu arasındaki bağı kesmek gibi oluyor. Buna hakkımız yok.
Zero Özden: Şükürler olsun ki şimdi Kürtçe dersleri başladı. Keşke çocuklardan önce benim de şimdi gitme şansım olsa. Analar çocuklarını göndersin. Kendi dilini öğrenen çocuk, başka şeyleri de daha güzel öğreniyor. Çocuklarımız evde anadillerini severek ve isteyerek öğrenciler. Başka dilleri bilmeleri de iyidir, ama önce kendi dillerini öğrenmeleri gerekiyor.
MURAT MANG/BIELEFELD