
Şirnex’ın Hezex İlçesi kırsalında 14 Haziran 2012’de yaşanan çatışmada yaşamını yitiren HPG gerillası Nebi Sınır’ın (Kawa Amed) annesi Hanife Sınır, oğlunun mücadelesine kaldığı yerden devam edeceğini “Oğlumun silahını alıp ben de dağa çıkacağım, kurban olurum ben onlara gidip yemeklerini pişireceğim” sözleriyle anlatıyor.
Çocuk yaşta ailesiyle Amed’e göçen Hanife Ana, aslen Mêrdîn’li. Amed’de evlenen ve sekiz çocuk sahibi olan Hanife Ana, “Ben hala annemin elbisesini giyiyorum, annemin dilini konuşuyorum. Çocuklarım okula başlayana kadar evimizde Türkçe konuşulmadı” diye başlıyor anlatmaya.
Türlü sıkıntılar içerisinde büyüttüğü çocuklarının hepsini okutan Hanife Ana, “Ahmet de iyi okuyordu, daha liseye yeni geçmişti “diye ekliyor. Müzik konusunda çok yetenekli olduğunu belirttiği Ahmet’in çok güzel erbane çaldığını anlatıyor.
Amed’de gençlik kollarında faaliyet yürüten Ahmet, ailesinden habersiz sürdürmüş çalışmalarını. Ahmet’in 2007 yılının 25 Ekim günü gittiğini anlatan Hanife Ana, o günü ve o gün yağan yağmuru unutmamış.
‘Nereden buldun bu cesareti Ahmet?’
Ahmet’in çok uysal ve yardımsever bir çocuk olduğunu belirten Hanife Ana, “Gittiğinde 15 yaşından 3 ay almıştı” diyor ve ekliyor “Sen nereden buldun bu cesareti Ahmet?” diye soruyor hala. “Ahmet gittikten sonra O’nun sevdiği yemekler evimizde haram oldu” sözleriyle anlatmaya devam eden Hanife Ana, Ahmet’in sevdiği yemekleri pişirse de kendisinin yiyemediğini belirtiyor. Oğlunun yaşadığı koşulları düşünerek kışın saatlerce dışarılarda dolaştığını anlatan Hanife Ana, 5 yıl boyunca üzerine yeni bir elbise geçirmemiş. Elbisesini göstererek, “Oğlumun düğünüdür diye, yeni elbise giydim üstüme” diyen Hanife Ana, televizyondan öğreniyor oğlunu kaybettiğini. O gün çıkan çatışmada 5 yoldaşıyla birlikte hayatını kaybeden Ahmet’in adı, en son okunuyor haber bülteninde. Haberi alır almaz Malatya’ya hareket ettiklerini anlatıyor ve cenazelerin teşhisi sırasında birbirlerine nasıl destek olduklarını da ekliyor sözlerine. 90 yaşında bir babanın morg kapısında gösterdiği metaneti, oğlunu teşhis etmek için girdiği kapıdan tilili çekerek çıkan bir diğer anneyi anlatıyor sonra.
Morgların fişini çekiyorlar
Tabutu kaldırdıklarında cenazelerin koktuğunu farkettiğini anlatan Hanife Ana, “Morgların fişini çekmişler, vahşiler” diyerek, gösteriyor tepkisini. Kalabalık bir konvoyla Amed’e girişlerinde binlerce insan tarafından karşılanıyorlar. Hanife Ana, oğlunu kendi yıkamaya da girmiş. Ellerine eldiven takmadan oğlunu yıkayan Hanife Ana, karşılaştığı manzarayı da paylaşıyor bizimle. “Çocuklarımız hep yanmıştı. Benim oğlumun sırtında, ciğer tarafında bir yarası çok büyüktü, diğer yaraları bacaklarındaydı” diye anlatırken, gözlerinin oyulduğunu da söylüyor yutkunarak. Cenazelere uygulanan vahşeti kendi oğlu üzerinde tüm ayrıntılarıyla gören Hanife Ana, otopsi yapıldıktan sonra çuvaldızlarla dikilen tüm dikiş yerlerini de anlatıyordu. Gördükleri karşısında bir anne olarak nasıl dayandığını sormak ise anlamsızlaşıyordu gitgide. Yas evine gelenleri dimdik karşılayan Hanife Ana’nın metanetinin yanında, konuştukça cesareti de hayranlık uyandırıyordu.
Herşeye rağmen barış istiyor
Türk Başbakanı Erdoğan’a ve ‘Gulo’ diye seslendiği Cumhurbaşkanı’na, “Siz de çocuklarınızı böyle görün, o zaman beni anlarsınız” diye tepkisini gösteren Hanife Ana, bu vahşeti kınayarak, lanetlediğini bildiriyor. Her şeye rağmen barış mesajı vermeye devam eden Hanife Ana, “Bizim çocuklarımız son şehitlerimiz olur. İnşallah bu kan durur” diye dua ediyor. Türkiye’nin batısında yaşayan insanlara da seslenen Hanife Ana, “İçinde çocuklarımızın olmadığı bir vatan sağ olmasın, siz de çocuklarınıza sahip çıkın, bu savaş bitsin” diye noktalıyor sözlerini.
BETÜL KILIÇ / AMED