
Dergi yeni sayısında, Kürdistan'da 7 Haziran'da başlayan ve 2016’nın eşiğine gelinen bu günlerde üst seviyede yaşanan savaş ile Kürdistan dışındaki çoğu insanın pek de farkında olmadığı tarihsel kırılmanın izini sürüyor.
Toplumsal yarılma
Çatışma ve çözümsüzlüğün biriktirdiği ‘toplumsal yarılma’ dinamiklerinin aktifleştiği koşullarda, 'Bir arada yaşamak' argümanının ne ölçüde geçerli olabileceğini masaya yatırıyor. Dergi, Kürt sorunu bağlamındaki 'tarihsel arızaları' gözetmeden ve hele gidermeden, sadece tarihsel bir arada yaşamışlığın bundan sonra da bir arada yaşamanın güvencesi sayılacağı beklentisi, şimdi çok daha karşılıksız ve ve boşlukta artık, diyerek her gün biraz daha yıkıcı ve yakıcı olan savaşın, giderek daha da faalleşen 'kopuş' etkenleriyle birlikte, 'bir arada yaşamak' önermesinin 'teskin edici' etkisini de silip süpürdüğü, tespitini yapıyor. Tarık Ziya Ekinci, Ender Öndeş, Mahmut Toğrul, Amed Dicle, Ferda Koç, Nil Mutluer ve Ahmet Yaşaroğlu’nun yazı ve söyleşileriyle katıldığı dosyada ‘bir arada yaşam’ın geleceği tartışılıyor.
Geçtiğimiz ay hayata veda eden Kürt aydını Canip Yıldırım, arkadaşı Tarık Ziya Ekinci’nin görüşleri ve tarihçi Namık Kemal Dinç’in kapsamlı yazısıyla anlatılıyor.Kürdistan'da yaşanan savaşın değişik boyutlarıyla irdelenmeye devam edildiği dergide, ‘Türkiye’de Hızbullah’ kitabının yazarı Mehmet Kurt ile yapılmış söyleşi yer alıyor. İsmail Dîndar ve Reşo Ronahî’de yazılarında; Nisêbîn, Cizîr, Lice, Farqîn gibi bölgede yaşanaları ele alıyor. Bülent Gedik, Paris Komünü’nden Gezi’ye, Rojava’ya direniş örneklerini incelerken; Mehmet Çakmak, ‘Zindanlar’da ortaya çıkan Kürt yazarlığı'nı ele alıyor. Barış Avşar, iki sayıdır devam ettiği Göbeklitepe serisini üçüncü yazıyla tamamlıyor ve Göbeklitepe’nin tapınak olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı tartışması açıyor.
KÜLTÜR SERVİSİ