19 Eylül günü Anadolu Ajansı’na düşen “Karayılan telsizden konuştu: Kandil bitti!” haberini görünce 20 Eylül 2015 günü AKP gazeteleri ve televizyonları başta olmak üzere Türk medyasının bu haberi manşetlere taşıyacağını öngörmüştük. 

Aynen öyle de oldu. Akşam gazetesi “Kandil’e Ölümcül Darbe”; AKP’nin ulusalcı ortağı Doğu Perinçek’in gazetesi Aydınlık “PKK: Hezimete Uğradık”, AKP’nin pis gazetesi Güneş “Karayılan ağlamaya başladı, perişan oldular”, Sabah Gazetesi “Kandil’de artık barınamıyoruz”; Star “Kandil Sönüyor” Türkiye ve Takvim: “Kandil Söndü!” vb başlıklar kullandı. Vatan, Milliyet vb gazeteler ise ihbarcılık yasası ve koruculuk kadrosu alınacağını manşetlerine taşımış. 

Zaten Türk Silahlı Kuvvetleri, AKP iktidarı, Tayyip Erdoğan bu gazetelere bakınca savaşı kazandıklarını sanıyor, bu gazeteleri okuyanların ise hemen buna inanacaklarını düşünüyorlar. Garip bir durum. 

PKK Yürütme Komitesi Murat Karayılan geçen gün ANF’ye geniş bir röportaj verdi. Savaşta gelinen durum nedir? Hava saldırıları ve askeri operasyonların sonuçları neler doğurdu? Kentlerdeki eylemler, özyönetim, ateşkes vb konuları değerlendirdi. Bu gazetelerin hiçbiri kamuoyuna açık bu haberi görmedi. 

Oysa uzun ve çok detaylı bilgiler içeren bir röportajdı. Ama AKP ve devlet gazeteleri ile televizyonları istihbaratın ve özel savaş aygıtlarının kurguladığı “bir telsiz konuşmasını” manşetlerine taşıdı.  Şimdi insan gerçekten devletin ve AKP ile AKP medyasının kendi toplumunu bu kadar “alıklaştırıp, aptal yerine koyması”nı daha iyi anlıyor. 

Ama zaman akıp giden ve akıp giderken de gerçeği ve hakikati inşa eden bir olgu. Bu ilke değişmez bir biçimde kendisini hayatta hep gösteriyor. Peki Tayyip Erdoğan ve medya şebekesi bile bile niye yalan söylüyorlar. 

Yalanla bir savaşın kazanılacağı, PKK’nin bitebileceğini düşünmeleri gerçekten ahmakça değil midir? Geçtiğimiz günlerde deneyimli gazeteci Celal Başlangıç bir derleme yapmıştı. 1986’dan bu yana Türk devlet yetkililerinin PKK konusunda söylediklerini yazmıştı. Gelin biz de bir daha yakın tarihe bir göz atalım, bakalım kim ne demiş...

24 Mayıs 1986-Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Üruğ: “Devlet eşkiyaya pabuç bırakmaz.” 

2 Mart 1987-İçişleri Bakanı Yıldırım Akbulut: “Hainler mutlaka hüsrana uğrayacaktır. Kimsenin kuşkusu olmasın.”

13 Ağustos 1989-TBMM Başkanı Necmettin Karaduman: “Devletimiz güneydoğudaki her türlü şer’in üstesinden gelebilecek güçtedir.”

7 Ekim 1991-Başbakan Mesut Yılmaz: “Bu katil eşkıyalar nerede olurlarsa olsunlar hak ettikleri cezayı göreceklerdir.”

25 Ekim 1991-Milli Savunma Bakanı Barlas Doğu: “Eşkiyanın defteri er geç dürülecektir. Artık ok yaydan çıkmıştır.”

10 Eylül 1992-Başbakan Süleyman Demirel: “Irak sınırında kuş uçmayacak.

22 Haziran 1992-İçişleri Bakanı İsmet Sezgin: “PKK Kuzey Irak’ta barınamayacaktır.”

23 Ekim 1993-Hükümet Sözcüsü Yıldırım Aktuna: “PKK’yı süpüreceğiz. Uzun süredir önemli planlar ve stratejiler üzerinde çalışıyoruz.”

10 Kasım 1993-Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş: “Bu kış PKK’nin tüm kadrolarına büyük darbeler vuracağız. PKK’nin lider kadrosu yok edilecek. Hatta o örgütün başı dahil.”

21 Mayıs 1994-Başbakan Süleyman Demirel: “PKK işi baharda bitecek.”

21 Mayıs 1994: Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar: “PKK’yi imha harekatı karşısında teröristler panik içindedir.”

9 Nisan 1996-Başbakan Tansu Çiller: “PKK teröristleri Güneydoğu’nun her yerinde zemin kaybediyor.”

21 Ekim 2007-Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı: “Teröre çok güzel bir darbe vurulmuştur.”
16 Ağustos 2011-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: “Bu cinayet şebekesinin çökertildiğini göreceksiniz.”

11 Ağustos 2015-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Sınırlarımız içinde tek bir terörist kalmayana kadar mücadelemize devam edeceğiz.”

2 Eylül 2015-İçişleri Bakanı Selami Altınok: “Gerektiğinde de çok şedit bir şekilde kafalarını ezeceğiz.”

Bu söylenenleri yan yana, üst üste, sağdan sola, ortadan kısacası neresinden ve nerenizden okursanız okuyun, Kürt gerçeği, Türk devletinin gerçeği pek de değişmiyormuş… Demek ki neymiş rahmetli olan da, tedavülden kalkan da aynen AKP’liler gibi konuşmuş! Peki sonuç ne olmuş? Bilenler bilmeyenlere anlatıversin!...