2 Haziran’a kadar açık kalacak sergi, Ermenilerin 2.500 yıldır yaşadıkları topraklardan şiddet yoluyla silinmesiyle sonuçlanan süreci ele alıyor.

Bu sergi, Anadolulu Ermenilerin eğitim, kültür ve ticaret alanındaki kazanımlarını işaret etmesi bakımından da önem kazanıyor ve Anadolu'nun aslında neleri, nasıl yitirdiğini gözler önüne seriyor.
Dildilian'ların öyküsü, üç aile üyesinin hatıralarından derlendi: Fotoğrafçılık faaliyetinin kurucusu Tsolag (1872 Yozgat - 1935 Atina), bir süre sonra bu işte abisine katılan Aram (1883 Sivas - 1963 San Francisco) ve annesi Haïganouch (Hayganuş) Der Haroutiounian'ın (1877 Sivas - 1954 Epinay-sur-Seine) anlattığı hikâyeleri aktaran, Tsolag ve Aram'ın yeğeni Maritsa Médaksian (1901 Merzifon - 1987 Epinay-sur-Seine).
Anadolu Kültür'ün Armen T. Marsoobian'la işbirliği içinde hazırladığı serginin metinlerini Anna Turay yeniden kaleme alırken, sergi tasarımını Kirkor Sahakoğlu yaptı. Serginin Diyarbakır Sanat Merkezi'nin organizasyonuyla gerçekleşen Diyarbakır ayağı, Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı işbirliği ile gerçekleşiyor.

DİHA / AMED