Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu Yürütme Konseyi, 1 Aralık’ta yapılan seçimlerle yalnızca yerel meclislerinin seçilmediğini, aynı zamanda Suriye için çözüm yolu olarak federasyon sistemininin tercih edildiğinin gösterildiğini söyledi.

Kuzey Suriye Federasyonu'nda 22 Eylül'de Komün eşbaşkanları seçimiyle startı verilen 3 aşamalı seçimlerin ikinci aşaması, 1 Aralık’ta gerçekleştirildi. Seçmenler, sandık başına giderek belde, ilçe ve kanton meclis üyelerini seçip yerel yönetimlerini belirledi. Başarılı bir şekilde ve hiçbir güvenlik sorunu yaşanmadan tamamlanan seçimlerin resmi sonuçları henüz açıklanmadı. Suriye Halk Kongresi seçiminin ise Ocak 2018'de yapılması planlanıyor.

Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu Yürütme Konseyi, 1 Aralık’ta gerçekleştirilen yerel meclis seçimlerine ilişkin kutlama mesajı yayınladı. Suriye halklarının artık barış ve huzur dolu bir yaşama doğru gittiğini belirten Konsey, "Tüm Kuzey Suriye halkları, Suriye’nin birliğini güvenceye alacak Demokratik Federasyon sistemi inşasında bir blok daha örmüşlerdir" dedi.


Çözümün yolu da gösterildi

Suriye devriminin amacının özgür, eşit ve adil bir yaşamın yaşanacağı demokratik bir sistem inşası olduğunu hatırlatan Konsey, özgür ve onurlu yaşamın yaşanacağı yeni bir sistemin inşası uğruna yüzbinlerce Suriyeli yurttaşın yaşamını yitirdiği, milyonlarcasının mağdur olduğu belirtildi. Açıklamaya şöyle devam edildi: "Bizler, Kuzey Suriye’de, Suriye halklarının talep ve çağrılarına uygun şekilde krizin sonunu getirecek ve gerçek manada alternatif olacak siyasal bir sistemi oluşturuyoruz. Halklarımız bu seçimle yalnızca yerel meclislerini seçmedi, aynı zamanda Suriye için çözüm yolu olarak federasyon sistemini tercih ettiğini herkese göstermiş oldu. Bu aynı zamanda tüm çözüm çabaları için de bir tutumdur."


Yeni sistem ve anayasa

Bu seçimlerin Suriye’nin yeni bir yönetim sistemi ve anayasaya ihtiyacı olduğunu gösterdiğini belirten Konsey, şunun altını çizdi: "Elbette seçimler yoluyla tüm dünyaya Suriye halklarının çözüm gücü sahibi olduğu ve çözümün bir başka yerde değil Suriye’de olduğu gösterilmiştir. Bir kez daha ortaya çıkmıştır ki, kendi hastalıklarımızın ilacı da bizdedir."



Şehba’nın sonuçları açıklandı

Şehba Yüksek Seçim Komiserliği, Efrîn Bölgesi’nin Şehba Kantonu’ndaki yerel meclis seçim sonuçlarını açıkladı.

Açıklamaya göre 29 bin 765 seçmen oy kullandı. Şehba Kantonu Meclisi’ne Şehba’nın Geleceği Listesi’inden 62 üyle seçildi. Aynı liste, Kefernaya İlçe Meclisi’ne 41 üye verdi. Bağımsız aday Merwan Hisen El Eli de seçilmeyi başardı.

Fafin İlçe Meclisi’nin 41 üyesi Şehba’nın Geleceği Listesi’inden seçildi. Burada da bağımsız aday Edhem Hisen Ebdulqadir Bozo, meclis üyeliğini kazandı.

Ehrez’de ise Şehba’nın Geleceği Listesi’nden 42 üye seçildi.

Til Rifat İlçe Meclisi’ne Şehba’nın Geleceği Listesi’nden 41 üye ile bağımsız aday Mihemed Ebdo Heneş girmeyi başardı. 



Yıldırım: İlk demokratik seçimdi

AYŞE GÜNEY/DEVRAN TOPTAŞ/MA/ANKARA


Kuzey Suriye Federasyonu'ndaki meclis seçimlerini yerinden gözlemleyen heyette yer alan HDP Eşbaşkan Yardımcısı Nadir Yıldırım, Suriye’de ilk defa demokratik ve her kesimin içinde yer aldığı bir seçim yapıldığını dile getirdi. 

Cizîr, Fırat ve Efrîn bölgelerinden oluşan Kuzey Suriye Federasyonu’nun çağrısı ve Kuzey Suriye Yüksek Seçim Komiserliği’nin daveti üzerine Türkiye ve Kürdistan’dan parlamenterlerin de içinde yer aldığı heyetler, seçimleri takip etmek üzere Kuzey Suriye’ye gitti. Türkiye’den giden 5 kişilik heyet içinde yer alan HDP Eşbaşkan Yardımcısı Van Milletvekili Nadir Yıldırım ile Kuzey Suriye’yi ve gerçekleşen seçimleri konuştuk.

HDP’li Yıldırım, tarihi bir ana, bir ilke tanıklık ettikleri ve yerinde deneyimleme şansını yakalamış olmalarının kendileri için ve partileri için çok önemli olduğunu dile getirdi. Yıldırım, gidiş amaçlarını şu şekilde özetledi: “Büyük bedel, emek ve mücadeleyle Kuzey Suriye’de tüm insanlığın takdirini kazanan bir devrim gerçekleşti. Suriye’deki savaş ve devrim süreci neticeye giderken belirleyici konumda olan Rojava’nın devrim güçleri farklı platformlarda tecrit edilmeyle karşı karşıya kaldı. Halkla birlikte gerçek halk mücadelesini veren güçler yerine halkta hiçbir karşılığı olmayan yapılar uluslararası platformlarda yer alırken halkın gerçek temsilcileri gerçek demokrasi, özgürlük mücadelesinin öncü güçleri hala ambargoyla karşılaşıyor. Bu anlamda demokrasi mücadelesi açısından Ortadoğu’nun geleceği açısından bir tutumdu gidişimiz. Bir sahiplenmeydi, birlikte olma yaklaşımıydı.” 

 

Olanların farkındayız

Kuzey Suriye Federasyon temsilcileri tarafından coşkuyla karşılandıklarını aktaran Yıldırım, HDP olarak bu sürece katılma istemlerinin Türkiye’deki demokrasi mücadelesiyle ilişkisini kurarak, şöyle konuştu: “Barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde Türkiye’de yaşadığımız baskıların büyük oranda Kuzey Suriye’deki gelişmelerle bağlantılı olduğunu biliyoruz. Orada açığa çıkan ve güçlenen özgürlük eğiliminin Türkiye’yi de etkileyeceğine inanıyoruz. Biz burada faşizme karşı bir mücadele yürütürken açıkçası ülkemizdeki faşizme karşı en kapsamlı mücadelenin Kuzey Suriye’de geliştiğini gördük. Biz özellikle bölgedeki statükoculuğun aşılması açısından yıllardır mücadele ediyoruz, politikalar geliştiriyoruz. Bunların Kuzey Suriye Federasyonu’nda yaşam bulduğunu gördük.”

 

İlk defa oy kullananlar var 

Her kesimden; azınlıktan, inançtan insanların seçime özgürce katıldığının altını çizen Yıldırım, en dikkat çekenin ise 80-90 yaşlarına gelmiş ama hiç oy kullanmamış, özellikle de kadınların heyecanı olduğunu vurguladı. Yıldırım, Suriye tarihinde ilk defa demokratik esaslara dayalı bir seçimin gerçekleştiğini hatırlatarak, “Kürtlerin çoğunun katılmadığı diğer kesimlerin de sınırlı katıldığı sonucu belli göstermelik seçim süreçleriydi. Vatandaşlık haklarından bile faydalanılmasına izin verilmeyen bir Suriye vardı” dedi.

 

Kadınlar öncüydü

Tüm halkın seçime ilgisinin olduğunu, fakat kadınların katılımı ve coşkusunun fazla olduğunu ifade eden Yıldırım, her alanda muhataplarının genellikle kadınlar olduğunu söyledi. Yıldırım, şöyle devam etti: “Kuzey Suriye’deki tüm kurumlarda, çalışmalarda muhataplarımız kadınlardı. Kuzey Suriye’de kadının sürece katılımı sadece savaşla ilintili bir durum değil. Sistemin örülme süreçlerine, tüm yönetimlerde, kurumlarda önemli düzeyde katılımı söz konusu. Erkek figürü çok zayıf Rojava’da, eşit temsiliyet kadınlarda özgüven yaratmış. Eşit bir temsiliyet olsa da kadınlar daha aktif, daha yönlendirici öncü bir durumdalar.” 


Arapların katılımı yüksek

Efrîn Bölgesi’ne güvenlik nedeniyle ısrarlarına rağmen geçemeyen heyet bölgelere dağılarak çalışmalarını yürüttü. Yıldırım, bu çalışmalar esnasında gittikleri Arap bölgelerinde coşku ve katılımın yüksek olduğunu gözlemlediklerini vurguladı. Yıldırım, “Yaşanan salt Kürt devrimi değil, Suriye devrimidir. Orada yaşayan tüm toplumsal kesimlerin kota uygulamasıyla dahli sağlanmış. Yerelden genele tüm kurumlarda tüm etnik ve dini guruplara rastlıyoruz. Suriye’nin toprak bütünlüğünden sürekli dem vuruluyor. Orada gördüğümüz ortak yaşam Suriye’yi bölmeye dönük değil, daha çok birleştirmeye dönüktür” diye konuştu. 

 

Statükocuları ürküten

Kuzey Suriye Federasyonu’nun Suriye’yi bölme, parçalama projesi olduğu algısının ortadan kalktığını söyleyen Yıldırım, “Tam tersine demokratik Suriye ve buradan da özgürlükçü bir Ortadoğu hedefleniyor. Rojava’dan Kuzey Suriye’ye oradan Suriye devrimine evriltme amacı var, bu eksende büyük düşünülüyor. Demokratik, özgür, eşitlikçi, ekolojik ve toplumcu bir Suriye istemi çok yüksek. Bölge statükocu devletlerini de bu ürkütüyor” dedi.

 

Yeni bir dönem başladı

Yıldırım, “1 Aralıkla birlikte yeni bir süreç başladı Suriye’de. DAİŞ yenildi, esas olarak bitirildi. Kalıntıları, etkileri, tahribatları olsa da esasında bitti. 1 Aralık’tan itibaren inşa süreci hızlandırıldı. İnşa ve müzakere iç içe gelişecek” diye aktardı. 

 Suriye’nin neredeyse 3’te 2’sinin kontrolünün Kuzey Suriye Federasyonu’nda olduğunun altını çizen Yıldırım, şunlara dikkat çekti: “Su kaynaklarının yüzde 70’i ve barajlar bu bölgede. Petrol kaynaklarının yüzde 75’i yine burada. Tarım alanlarının büyük kısmı bu bölgede fakat bunu tekelleştiren bir tutum yok tam tersine tüm Suriye halklarının ortak birikimi ve maddi değerleri olarak görülüyor ve eşit paylaşımı esas alınıyor. Sorunların çözüm yolu olarak savaşı değil, müzakereyi esas alan bir yaklaşım söz konusu.”