Başkale’de büyük yıkıma neden olan depremin üzerinden 6 gün geçmesine rağmen birçok mahallede halen barınma sıkıntısı yaşanıyor. Enkazların kaldırılmadığı gibi çadır yetersizliği, hayvanların açlık ve soğuktan donması gibi sorunlar sürüyor.
Deprem sonucu can ve mal kaybının yaşandığı Başkale’nin Gelenler Mahallesi’nde, hayvanlar dondurucu soğuktan dolayı bir bir ölüyor. Enkaz altında kalan hayvan cesetlerinin kokmaya başladığı mahallede, depremzedeler çözüm bekliyor.
Merkez üssü Rojhilatê Kurdistan’ın Xoy kenti olan 5.9 şiddetindeki deprem, Van’ın Başkale ilçesine bağlı 5, Saray ve Gürpınar ilçelerinde ise onlarca mahallede yıkıma ve ölümlere neden oldu. Yaşanan depremde, Elbis Mahallesi’nde 8, Eleze Mahallesi’nde bir, Qîratî Mahallesi’nde ise bir kişi yaşamını yitirdi. Başkale’nin 5 mahallesinde yaklaşık 400 ev ve yüzlerce ahır ise yıkıldı.
Saatler sonra ekipler
Depremin ilk günü yardım ekipleri saatler sonra olay yerine ulaşırken, mahalleliler saatlerce enkaz altında kalan insanları ve hayvanları kurtarmanın mücadelesini verdi. Enkaz altında yaralı olarak kurtarılanlar ise uzun uğraşlar sonucu hastanelere yetiştirildi.
İki gün unutuldular
Depremin yaşandığı gecenin sabahında ise yaşamını yitirenler toprağa verilirken, enkaz altında halen binlerce hayvan bulunuyordu. Bir gün sonra kurulan Kızılay ve AFAD’a ait çadırlar sadece Özpınar Mahallesi’yle sınırlı kaldı. Özpınar’ın ilk mahalle olması, hükümet yetkililerin oraya gelmesi ve 8 kişinin burada yaşamını yitirmesi tüm dikkatleri o mahalleye çekerken, depremde tamamen yıkılan Gelenler ve diğer mahallelerde yaşayanlar ise adeta kaderlerine terk edildi. Hükümet yetkililerinin uğrak yeri olan Özpınar’da kurumlar adeta seferber olurken, diğer mahallelerde yaşayan yurttaşlara ilk gün hiç çadır gitmedi.
Yüzlercesi soğuktan öldü
Depremin ikinci günü diğer mahallelere çadır ve sıcak yemek verilmeye başlandı. Özellikle hem insanların hem de hayvanların barınması için verilen çok az sayıdaki çadır ise ihtiyaçları karşılamadığı için yurttaşları isyan ettirdi. Özellikle mahallelerde binlerce hayvan enkaz altında kalırken, kalan hayvanlar için barınaklar oluşturulmadığı için yüzlerce hayvan gecenin soğuklarında dışarıda bekletildi. Yurttaşların anlatımına göre, ilk iki gece dışarıda bekletildiği için yüzlerce kuzu öldü. Yine anneleri enkaz altında kalan yüzlerce kuzu ise açlıktan öldü.
Günler sonra gidildi
Depremin üzerinden üç gün geçtikten sonra mahallelerde ne insanlar ne da hayvanlar için yeteri kadar çadır kuruldu. Yapılan hasar tespit çalışmaları ise tamamlanmadı. Özellikle Kaşkol (Qaşqol) ve Böğrüpek (Xanîk) mahallelerinde yaşayan yurttaşlar, iki günü soğuk havada geçirdi. Bu mahallelerde de yine insanlar ve hayvanlar için yeteri çadır halen kurulmazken, yurttaşların tek talebi ise konteynır ve hayvanlar için büyük çadırların kurulması.
Cesetler kokmaya başladı
Özellikle depremin yıktığı mahallelerin temiz su, banyo ve lavabo sıkıntısı yaşanırken, enkaz altında kalan hayvanların çıkarılmaması nedeniyle mahallelerden kokular yükselmeye başladı. Her gün kokunun biraz daha arttığı mahallelerde sağlıkçılar, kısa süre içerisinde enkaz altındaki hayvan cesetlerinin çıkarılmaması durumunda bulaşıcı hastalıkların baş göstermeye başlayacağı uyarısında bulunuyor.
Hayvanlar dışarıda
Depremin üzerinden 5 gün geçmesine rağmen mahallelerde çadır sıkıntısı yaşanırken, birçok mahallede aileler aynı çadırda kalmak durumunda kalıyor. Yine depremin vurduğu mahallelerde yaşayan yurttaşların büyük bir bölümü ise hayvanları için halen barınacak yer bulamadı. Birçok aileye hayvanlar için verilen çadırların kendilerine yetmediğini ve küçük olduğu için hayvanların sığmadığını dile getiriyor. Yine hayvanları için yazın depoladıkları saman, yem ve arpanın enkaz altında kalması nedeniyle mahallelerde havyanlar açlıkla yüz yüze.
Mahalleler diken üstünde
Deprem, Van’ın Saray ilçesine bağlı birçok yerleşim yerini de etkiledi. Özellikle İran sınırının sıfır noktasında bulunan Koçbaşı (Çilik) ve Örenburç (Setmanis) mahallelerinde çok sayıda ev ve ahır kullanılamaz hale gelirken, yurttaşlar çatlayan evlerine giremediği için geceyi dışarıda geçiriyor. Yaşanacak herhangi bir depremde evlerin tamamının yıkılacağına ve büyük can kayıplarının olacağını söyleyen yurttaşlar devletin derhal önlem alması gerektiğini belirtti. 70 haneli mahalleye sadece 30 çadırın verildiğini söyleyen yurttaşlar, her gün yaşanan artçı depremlerden dolayı evlerine giremediklerini ve geceyi çadırsız geçirdiklerini anlattı.
Çadırları atıp gittiler
Her gün neredeyse 5 kez artçı deprem yaşadıklarını anlatan depremzedelerden Farız Fidan, ”Evimize girmeye korkuyoruz. Ne yazık ki bize gönderilen çadırlar yetmiyor. Koyunlarımızı koyacak yer bulamıyoruz. Geceleri köyümüz çok soğuk oluyor. Çadırlar mevsimlik olduğu için de içerisinde dayanamıyoruz. Çok zor durumdayız. Eğer durum böyle devam ederse 20 güne kalmaz bütün köy hastalanır. Köy halkı yoksul bir halktır. Çadırları buraya atıp gittiler ve kendi başımızın çaresine bakmamızı istediler. Sanki bize dünyayı vermişler gibi davranıyorlar” diye konuştu.
Depremzedeler çözüm bekliyor
Tüm ev ve ahırların yıkıldığı 95 haneli Başkale ilçesine bağlı Gelenler (Qiratî) Mahallesi’nde kalanlar çadır yetersizliği yaşıyor. Birkaç ailenin aynı çadırda kaldığı mahallede, hayvanlar dondurucu soğuktan dolayı bir bir ölüyor. Depreme ailesiyle kahvaltı sofrasındayken yakalanan Hakan Acar, yaşadıkları mağduriyetleri paylaştı: “Çadırımız yeterli değil. İki aileyiz bize bir çadır verildi. Hayvanlar soğukta ölüyor. Evimiz ve ahırımız yıkıldı. Yemlerimiz enkazın altında kaldı. Enkaz altında kalan yüzlerce hayvan cesedi kokmaya başladı. Bunlar hepsi hastalıklara yol açıyor. Enkazın kaldırılarak, çıkarılmaları gerekiyor. Deprem yaşadık, bir de salgın hastalık yaşamayalım.”
Yardımlar yetersiz
İki ineği ve onlarca koyunu enkaz altında kalan depremzedelerden Nezir Arslan, yapılan yardımların yetersiz ve düzensiz olduğunu belirterek, “Evimiz yıkıldı. Çadırda akşamları soğuk oluyor. Buraya yardım yeterli kadar gelmiyor. AFAD tüm yardımları Özpınar’a götürüyor. Evimiz ve ahırımız yıkılmış, bunu yapmayın” ifadelerini kullandı.
Çadır değil konteyner
Başkale ilçesine bağlı Kaşkol (Qaşqol) Mahallesi’nde yaşayan yurttaşlar, mevsim koşullarına dikkat çekerek, çadır değil konteyner istedi. Ayakta kalan tüm yapıların 23 Şubat ve öncesi yaşanan depremler sonucu ağır hasar gördüğü mahallede, yurttaşlar son bir yıldır evlerine giremediklerini, girdiklerindeyse diken üstünde yaşadıklarını anlattı.
Kendilerine verilen çadırların bir türlü ısınmadığını dile getiren depremzedelerden Ramazan Yılmaz, “Bize bir çadır vermişler; fakat hava soğuk, çadır ısınmıyor. Çocuklarımız içinde kalamıyor. Bize acil bir şekilde konteyner lazım. Çünkü bu koşullarda hemen ev yapılmaz. Ev yapana kadar bari çocuklarımız soğuktan hasta olmasın” dedi.
Evi ve ahırı yıkılan depremzedelerden Cengiz Işık da dışarıda hayvanlara ot verirken depreme yakalandığını anlattı. Mahallede onlarca kuzunun soğuktan öldüğünü dile getiren Işık, “Hayvanlarım kar üstünde kalıyor. Birçok kuzu öldü, sağ kalan ise kar üstünde soğukta kalıyor. Hayvanlar için çadıra ihtiyacımız var. Kıyafetlerimiz eşyalarımız hepsi enkazın altında kaldı” diye konuştu.
VAN
AFAD hiçbir tedbir almamış
Deprem bölgesinde yaptıkları incelemelere ilişkin konuşan mazbatası verilmeyen HDP’li Tuşba Belediye Eşbaşkanı Ayşe Minaz, “Bu ilçelerde yığma binalar, kerpiç evler var. Yurttaşlar yoksullaştırılmamın yarattığı çaresizliğe mahkum ediliyor” dedi.
Yoksulluğun, beraberinde birçok felaketi getirdiğini söyleyen Ayşe Minaz, birkaç hafta önce Bahçesaray ilçesinde meydana gelen çığ felaketini hatırlattı. Minaz, “Bütün beceriksizlikleriyle nasıl yaşadıklarını halkımız kendi gözleriyle görmüştür. Maalesef deprem bölgesinde de buna benzer kurtarma ve buna benzer politikalarla yürütmüşlerdir. Bizler halkımızın ciddi anlamda yalnızlaştırıldığını, kimsesizleştirildiğini bir kez daha gördük ve yapılan dayanışmanın kapatılması için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar” şeklinde konuştu.
Kentte 2011’de meydana gelen iki büyük depremden örnek veren Minaz, “2011 depreminden sonra yapıların statiğinde değişiklikler meydana gelmişti. Her deprem sonrası yeni bir yapı politikası belirlenir ve yapılar da ona göre inşa edilir. 2011 depremini gördüklerinden kaynaklı AFAD’ın kır ya da kent ayrımı yapmadan, hepsini tek tek incelemesi gerekir. Ancak bir kez daha gördük ki bu politikaların hiçbiri hayata geçirilmemiş” dedi.
Başkale ilçesinde 23 Şubat günü meydana gelen depremde “çok ciddi ihmaller olduğu” tespitinde bulunan Minaz, “Beş mahallede yaptığımız incelemelerde bütün yapıların şekli nüve konut (temel ihtiyaçların karşılanması amacıyla üretilmiş, tek veya az bölümden oluşan geçici, barınak veya gecekondu) şeklideydi. Bunlar depreme dayanıklı değil” uyarısında bulundu.
Minaz, 2011 depreminde birçok yapının incelendiğini anımsatırken, aynı depremde hasar gören birçok ilçeye ise gidilmediğini kaydetti. “Bu ilçelerde yığma binalar, kerpiç evler var. İnsanların ekonomisi kötü olduğu için bu yapılarda kalıyor” diyen Minaz, şunları ekledi: “Yurttaşlar yoksullaştırılmamın yarattığı çaresizliğe mahkum ediliyor. Dayanışmanın olmadığı yerde maalesef çaresizlikle birlikte daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor.”