
BDP milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Sırrı Süreyya Önder, Nursel Aydoğan, Adil Kurt, Sırrı Sakık, Sebahat Tuncel ve Mülkiye Birtane, basılan Dicle Haber Ajansı Ankara Bürosu’na destek ziyaretinde bulundu. Vekiller çıkışta Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol ile birlikte açıklama yaptı. Mersin Milletvekili Kürkçü, bu saldırılarla sonuç alacaklarının hesabını yapanların yanıldığını belirtti. Kürkçü, „İmkansız bir şeyle uğraşıyorlar. Çünkü bir halkı hapsetmeye çalışıyorlar. Gazetecileriyle, sendikacılarıyla, siyasetçileriyle bir bütün bu halkın tüm temsilcilerine yöneliyorlar. Bu zulmün bir yerde duracağını biliyoruz. 1990’larda da öldürmelerle geldiler. Ne oldu sonuç aldılar mı?“ diye sordu. 20 yıl önce Özgür Gündem gazetesiyle çalıştığını o dönemde böylesi baskıların olduğunu belirten Kürkçü, „Yaşadığımız durum Sisyfos efsanesine benziyor. Bu efsane aslında devam ediyor. Taşı dağın başına götürüyoruz tekrar yuvarlanıyorlar. Ama biz vazgeçmeyeceğiz“ dedi.
Kürt basınına yönelik operasyona ilişkin diğer tepki ve dayanışma açıklamaları ise şöyle:
BDP Eşbaşkan Yardımcısı Filiz Koçali: AKP zihniyetinin yaygın medyayı ele geçirmesi, ele geçiremediklerine de „ayar“ çekmesi yetmedi. Ele geçiremeyeceği, ayar çekemeyeceği basını da basarak, makinelerine, haber malzemelerine el koyarak ve gazetecilerini tutuklayarak susturmaya çalışıyor. AKP’nin son saldırısı sadece basına değil, haber alma hakkına, dolayısıyla da tüm halka karşıdır. İsteniyor ki, gerçekler yazılmasın, gerçekler bilinmesin. Ameliyata girerken bile „operasyonlar sürecek“ diyen Başbakan şunu bilmelidir ki, gerçek susturulamaz. Dün bombalamalar, gazeteci öldürmeler nasıl gerçeği susturamadıysa, bugün de tutuklamalar susturamayacak.
ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ: AKP Hükümeti, haber alma hakkına saldırarak halkın bilincini tutsak etmek istiyor. Gerçeği dokunma, gerçeğin bilgisiyle donanma yanını tutsak etmek istiyor. Beşir Atalay’ın kısa bir süre önce yaptığı açıklama çok çarpıcıdır. Bu da KCK operasyonlarında hukukun aranmaması gerektiğini, tastamam siyasetin kurallarının ve AKP’nin siyasi çıkarlarının geçerli olduğunu gösterdi.
SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan: Türkiye tam bir McCarthy rejimini yaşamaya başladı. Türkiye gazeteciler, öğrenciler, demokratlar açısından dünyanın en büyük cezaevi durumuna getirilmiş durumda. Birleşik, örgütlü mücadeleyi sağlayamadığımız durumda saldırların artacağı açık. AKP diktatoryasıyla karşı karşıya kalmış durumdayız. Bunu ortadan kaldırmanın yolu da mücadeleyi ortaklaştırmaktan geçiyor.
KESK Genel Başkanı Lami Özgen: Bizim daha önce ifade ettiğimiz gibi AKP’nin totaliter tekçi uygulamaları devam ediyor. Operasyon suni gerekçelerler yapılıyor. Böyle giderse muhalif olarak kimse kalmayacaktır. AKP, mevcut gidişata ileri demokrasi diyor, oysa durum tekçi zihniyettir. Eğer demokrasi buysa, gözaltı ve tutuklama bu demokrasinin ötesinde faşizan bir tutumdur, sindirmek için engellemek için operasyon devam ediyor. Geriye dışarıda kim kaldı?
İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan: Başta Kürtlere karşı, Kürt sorunuyla ilgilenen, demokrasiyi savunan herkese yönelik topyekun bir saldırı furyası var. Bu da totaliter sisteme geçme anlamına geliyor. Türkiye için vahim bir durum, eğer bir hükümet özel yetkili mahkemeleri kendi denetimine alıyorsa orada demokrasiden bahsedilmez. Kürt basınına yönelik baskınlarla toplumun bilgi alma hakkı ortadan kaldırılıyor. Oysa basın olan biteni aktarmaya çalışıyor. Bu da gösteriyor ki basın üzerinde daha sert baskılar gelişecek.
Amed Milletvekili Altan Tan: Dağdakileri öldürerek, şehirdekileri tutuklayarak çözüm gelişmez. Tansu Çiller, Süleyman Demirel bunların tamamı bu yolu takip ettiler. Siyasetin mezarlığına gömüldüler. Başbakan da bu yolu takip ederse bu mezarlığa gömülecektir. Çözüm demokrasidedir. Çözüm müzakarededir. Böyle yaptıkça ülkeyi yönetemez hale getiriyorlar. Başta Başbakan bütün yönetimleri kendi sonlarını hazırlıyorlar.
Amed Milletvekili Şerafettin Elçi: Bu operasyonlar giderek Türkiye’de bir ayrışmayı beraberinde getirmektedir. Bizler bunun kaygısını yaşıyoruz. Bu operasyonlar çözüm değildir. Bunun bir an önce durdurulması gerekmektedir.
Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke: Avrupa kamuoyu, siyaseti ve basını bir an önce uyunmalıdır. Türkiye hiç bir biçimde demokratik bir Ortadoğu için örnek ülke değildir. Türkiye’de muhalif olan siyasetçileri, gazetecileri, avukatları, insanhakları savunucuları tutukluyor ve binlercesini hapse atıyor. Erdoğan hümümeti sürecinde yaşananlar askeri diktatörlüklerde yaşanlara benziyor.
HABER MERKEZİ