Türk işgal güçleri, Şırnak’ın Cizre ilçesinde Cudi Mahallesi’ne dönük saldırılarını şiddetlendirirken yaralı olarak hayatta kalanları da, hastaneye kaldırılmalarını engelleyerek katlediyor. Üniversite öğrencisi Cihan Karaman, tıpkı Hüseyin Paksoy ve Serhat Altun gibi AİHM kararına rağmen hastaneye kaldırılmayarak katledildi. 28 yaralının sığındığı bodrum katı ise 2 gün boyunca bombardımana tutuldu. Yaralılardan 2’si kan kaybı nedeniyle yaşamını yitirdi 

Cizre’de 22 Ocak tarihinde yaralanan ve AİHM’in tedbir kararına rağmen hastaneye kaldırılamayan üniversite öğrencisi Cihan (Jiyan) Karaman hayatını kaybetti. Cudi Mahallesi’ne dönük tank ve zırhlı araçlardan yapılan saldırılarda göğsüne isabet eden şarapnel parçasıyla yaralanan Karaman, 2 gün boyunca ambulansa ulaşmaya çalıştı. 


Yaralı halde ambulans aradı

Karaman’ın yaralanmasından hemen sonra HDP’li vekillerin girişimleri sonucunda Karaman’ın vurulduğu noktaya ambulans istendi. Yoğun saldırıya rağmen vurulduğu yerden çıkarak tek başına ambulansın geleceği noktaya yaralı halde ilerlemeye çalışsa da, bulunduğu bölgenin her noktası bombardımana tutulduğu için ambulansa ulaşamadı. Tek başına yaralı halde geldiği yoldan geri dönmek zorunda kalan Karaman, arkadaşları tarafından bir evin bodrumuna taşındı. 


2 gün direndi

Ambulans için ikinci kez yer bildiriminde bulunuldu, ancak bu kez de Karaman’ın bulunduğu ev bombalanmaya başlandı. Karaman, 23 Ocak sabahı aynı mahallede top mermisinin isabet etmesi sonucu yaralanan 10 kişinin yanına götürüldü ancak bu ev de gün boyu tanklarca hedef alındı. Yaralanmasından sonra tüm gücünü ambulansa yetişmek için kullanan Karaman, 23 Ocak akşamı şehit oldu. 


Eve top mermisi

Karaman’ın yaralı halde götürüldüğü ve son nefesini verdiği Cafer Sadık Sokak’taki evde de toplu katliam yapılmak istendi. Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanlarının da bulunduğu eve top mermisinin atılması sonucu DBP PM Üyesi Mehmet Yavuzel, haber takibi için ilçede bulunan Azadiya Welat Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Rohat Aktaş’ın da aralarında bulunduğu en az 10 kişi yaralandı. 


Yaralı sayısı 28’e çıktı

Yaralılar top atışları nedeniyle hastaneye kaldırılamazken, mahalleye dönük saldırıların sürmesi nedeniyle başka evlerden de yaralılar getirildi ve yaralı sayısı 28’e çıktı. Yaralılardan biri hastaneye kaldırılamadığı için dün sabah şehit oldu.


Toplu katliam girişimi

4 katlı bir evin, 3 katı üzerine yıkılmış bodrum katında kaldıklarını söyleyen Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç, özellikle hedef seçildiklerini söyledi. Tank ve top atışları dışında sığındıkları bodrum katına gaz bombalarıyla da saldırının devam ettiğini kaydeden Tunç, “Bir an önce ulaşılıp gereken yapılmazsa hepimizin buradan cenazeleri alınacak” dedi. 


Cenazelerle yaralılar içiçe

Yaralılardan 18’inin durumunun ağır olduğunu bildiren Mehmet Tunç, “Yaralıları yerde serdiğimiz yataklara yatırmışız. 2 cenazeyi yaralıların psikolojisi bozulmasın diye banyoya götürdük. Pansuman yok. Sağlık malzemesi yok. Bizim de bu konuda tecrübemiz yok. Kan kaybı var. Yavaş yavaş bu insanlar burada ölüyor. 2-3 gündür bu evde mahsur kalmışız” bilgisini verdi. 


Suçlu sadece AKP mi? 

Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç son olarak şu çağrıyı yaptı: “Buradan insanlığa seslenmek istiyorum. Bu suça sessiz kalan da ortaktır. Kimse sadece AKP hükümetini suçlu olarak görmesin. Buna sessiz kalanlar da ortağıdırlar. Diğer devletlerde bir kedinin yaşaması için itfaiyeler seferber olurken burada 40 gündür bir halk katliamla karşı karşıya. Şu anda bir evin içinde 30 insan yaşam mücadelesi veriyor, ses yok! Bu sadece buranın görünen yüzü. Diğer mahalle ya da bizden bir kaç metre uzakta bir evde neler oluyor bilmiyoruz.”

Yaralılara ulaşmak için HDP’li vekillerin Ankara’da İçişleri Bakanlığı’nda girişimde bulunmalarına rağmen top atışları dün bütün gün sürdü. Hastaneye kaldırılamadığı için kan kaybı yaşayan yaralılardan üniversiteli genç bir kadın dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Böylece Cihan Karaman’la birlikte ilçede yaralı halde bekletildiği için yaşamını yitirenlerin sayısı 3’e yükseldi. 


Aileye de ‘mehter’ işkencesi

Yaralı ve yaşamını yitirenlerin cenazelerini almak üzere Cudi Mahallesi’ne gitmek isteyen HDP Milletvekilleri Ferhat Encü, Leyla Birlik ve Tuba Hezer ile Cihan Karaman’ın babası Latif Karaman ise Cizre Köprüsü girişinde Türk güçlerince engellendi.  Tüm çabalara rağmen engellenen HDP’liler ve Karaman’ın ailesi, zırhlı araçlardan çalılanan mehter marşı ile de taciz edildi. Ardından HDP’li vekiller ve aile, polis ve askerler tarafından zorla kentten çıkartıldı. Vekiller ve Karaman ailesi Kasrik Beldesi’nde nöbet başlattı. 


Tarih senin direnişini yazdı

Ege Üniversitesi Coğrafya bölümü son sınıf öğrencisi Karaman, Kürdistan’daki katliamlara karşı direnişin yanında saf tutarak Cizre’ye gitmişti. Karaman Cizre’ye gitmeden önce sosyal medya hesabından şunları söylemişti: “Neyi bekliyorsunuz ?#?Cizir? yanıyor, topraklarımız yanıyor, ciğerimiz yanıyor. Sizler sıcak evlerinizde sıcak sohbetlerinizi yaparken #Cizir halkı elektriksiz, silahlar altında evlerini, topraklarını, namusunu savunuyor. Ve sizler sokağa çıkmaktan, ses çıkarmaktan acizsiniz. Tarih sizin sessizliğinizi de Cizir’in direnişini de yazacak. Botan’ın zılgıtları Saray kurşunlarının önünde çelik bir duvar olarak yükseliyor…”


Bitiremezler, teslim alamazlar

Cihan’ın cenazesini almaya giden ancak Cizre’den çıkarılan baba Latif Karaman da, oğlunun mücadelesini sahiplendi. “Bu şekilde bizleri bitirmek istiyorlar. Bir yaşam gitti, binlerce yaşam gelecek. Bir Jiyan gitti, binlerce Jiyan gelecek” diyen baba Karaman, “Bu şekilde bizleri bitiremezler, teslim alamazlar. O Kürdistan’ın şehididir. Kürdistan’ın başı sağolsun. Bu toplum bu mücadeleye devam edecek. Yaşasın Kürt özgürlük mücadelesi” diye konuştu.  


 ŞIRNAK





Oğlu için yollara düştü


Dağkapı Mahallesi’nden Cudi Mahallesi’ne gitmek isteyen 2 genç de devlet güçlerinin ateşine maruz kaldı. Evde kalan nüfus cüzdanlarını almak için Dağkapı Mahallesi’nden Cudi Mahallesi’ne gitmek isteyen Ömer Ürün ve soyadı öğrenilemeyen Kasım isimli 2 genç, Nusaybin Caddesi’ne geldikleri sırada devlet güçlerince yaylım ateşine tutularak bir eve sığındı. Oğlunun devlet güçlerince tarandığı haberini alan Ömer Ürün’ün annesi Gule Ürün, saldırılara aldırmadan oğluna ulaşmak için beyaz bayrak açarak 2 gencin bulunduğu noktaya doğru yola çıktı. 


3 cenaze bulundu


Saldırıların sürdüğü Dicle ve Dağkapı Mahallesi’nde ise 3 cenaze bulundu. Dün öğle saatlerinde Dicle Mahallesi’ndeki bir sokakta kimliği belirlenemeyen bir erkeğe ait cenaze bulundu. Dağkapı Mahallesi’nde de kimliği belirlenemeyen 2 kişinin cenazesi mahalle sakinleri tarafından bulundu. 3 cenaze ambulansla Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 


Altay ve Korkmaz da şehit


Nusaybin'de 14 gün süren abluka sırasında yaralanan ve 55 gün yoğun bakımda kalan 61 yaşındaki Hasan Korkmaz ile Silopi'de 24 Aralık'ta evine top mermisi isabet etmesi sonucu yaralanan Şirin Altay, şehit oldular. Nusaybin'de yasağın 11'inci gününde Fırat Mahallesi Şirin Sokak'ta bulunan evinin damına çıktığı sırada sırtından aldığı iki kurşunla ağır yaralanan 

ve Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi gören Korkmaz'ın cenazesi Nusaybin'e getirilerek Mohriz Mezarlığı'nda defnedildi. Silopi'de Başak Mahallesi'ndeki evine top mermisinin isabet etmesi sonucu ağır yaralanan ve Batman Özel Medical Park Hastanesi'nde tedavi altına alınan 3 çocuk annesi Şirin Altay da 32 günlük yaşam savaşını kaybetti. Altay'ın cenazesi Silopi'de defnedilecek. 


AİHM’e yalan söylüyor


AİHM'in tedbir kararına rağmen gereklerini yerine getirmediği için savunmasını aldığı Türk devleti, 40 günde onlarca kişinin katledildiği ilçelerde "Siviller için hassasiyet" gösterildiğini ileri sürdü. Yaralılara ilişkin tedbir kararının uygulandığını savunan Türkiye, Cizre'de yaralıları almaya giden sivillerin taranmasına ilişkin görüntüleri asılsız olarak nitelendirdi. Savunmada, sokağa çıkma yasağına ilişkin kararların "terörizme" karşı yürütülen mücadele sırasında sivillerin zarar görmeyeceğini teminat altına alarak uygulamaya konulduğu ileri sürüldü; toplamda 323 günü bulan yasaklar sürecinde 200'e yakın kişinin katledilmesi sümen altı edildi.