Bir Kürdoloji virtüözü

Toplum/Yaşam Haberleri —

7 Nisan 2021 Çarşamba - 22:00

  • Kadri Hoca ile ilk tanışmamız,  Artuklu Üniversitesi’nde düzenlenen “Kürt Müzikolojisi” konulu konferansa çağrılmam üzerine gerçekleşmişti. Konferans akşamı, Kadri Hoca ile Kürtler’de dinsel, inançsal ve kültürel yapılanma konusunda uzun bir sohpet yapmıştık.

MEHMET BAYRAK

 

Tanınmış edebiyatçı akademisyen Prof. Dr. Talat Sait Halman, Boğaziçi Üniversitesi’nce “Tales from the Taurus” (Toroslar’dan Hikâyeler) adıyla yayımlanan Köy Enstitülü Osman Şahin’in üç öyküsünden oluşan kitaba yazdığı “Önsöz”de, onu, ”Bir Yazın Virtüözü” olarak nitelendiriyordu.

Zaman zaman bana da yakıştırılan bu “Virüöz” nitelemesini, ben de “Kürdoloji Virtüözü” olarak gördüğüm ve 27 Mart 2021’de genç sayılacak yaşta Hakka yürüyen Prof. Dr. Kadri Yıldırım için kullanmak istiyorum.

1959 yılında Diyarbakır’ın Lice ilçesinde doğan Kadri Hoca, Siirt Eğitim Yüksekokulu’nu ve Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdikten sonra, kimi üniversitelerde öğretim üyeliği yapmış, Mardin Artuklu Üniversitesi’nde Yaşayan Diller Enstitüsü’nün kuruluşunda yer almış ve Kürt Dili - Kültürü Anabilim Dalı Koordinatörlüğünü üstlenmişti. 2010 yılında profesör olan Kadri Hoca’nın Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Farsça dillerinde 15-20 dolayında, ağırlıkla Kürdoloji alanında kitabı, broşürü ve çok sayıda bilimsel makalesi bulunmaktadır.

Çalışmalarının omurgasını ünlü filozof- şair Ehmedê Xanî ve “Mem û Zîn”i oluşturuyordu. Makale boyutundaki çok sayıda çalışması bir yana, salt bu konuda büyük bölümü Avesta Yayını olan şu çalışmaları yayımlanmıştı:

1- Kültür Bakanlığı’nın Mem û Zîn Çevirisine Eleştirel Bir Yaklaşım, (2011)

2- Mem û Zîn/ Ehmedê Xanî (Türkçe, Kürtçe- 2016)

3- İkinci Xanî/ Hanîyê Duyem: Hacî Qadirê Koy (2016)

4- Ehmedê Xanî Külliyatı (Arapça/ Kürtçe/ Arapça Sözlük- 2008)

5- Ehmedê Xanî ve Mem û Zîn/ Bir Şair Düşünür ve Mutasavvıf Olarak (Prof. İzeddin Mustafa Resul’den çeviri, 2007)

Kadri Hoca’nın çeşitli ders kitapları dışında, birçok tasavvufi eser çevirisi de bulunuyor. Bunlar dışında, Kürt bâtıniliği konusunda büyük değer taşıyan “Espîdebazê Hemedanî- Hemedanlı Beyaz Şahin/ Baba Tahirê Uryan’ın Hayatı, Görüşleri ve Divanı” konulu Lorî- Hewramî, Kurmanci ve Türkçe çalışması ile “Ürdün Kürtleri” ve “Kürt Tarihi ve Coğrafyası” konulu araştırmaları, Kürdoloji bilimi açısından büyük önem taşımaktadır.

Büyük bölümü imzalı olarak arşivimde bulunan bu kitapların ötesinde, Kadri Hoca’nın daha birçok kitap tasarısı bulunduğunu biliyorum. Zaman zaman bu konularda kendisiyle fikir alışverişinde bulunduğumuz olmuştu.

 

Kadri Hoca ile ilk tanışmamız

Kadri Hoca ile ilk tanışmamız, 9-11 Haziran 2014 tarihleri arasında Artuklu Üniversitesi’nde düzenlenen “Kürt Müzikolojisi” konulu konferansa çağrılmam üzerine gerçekleşmişti. Aynı Üniversitede İngilizce okutman olarak görev yapan ve Kürtçe dahil birçok dil bilen İspanyol kökenli Sara İslan’ın çağrısıyla Mardin’e gitmiş ve bu sunumu yapmıştım.

Konferans akşamı, Kadri Hoca bir lokantada bize bir yemek vermiş ve yemeğe birçok akademisyen katılmıştı. Sohbet sırasında, Kürtler’de dinsel, inançsal ve kültürel yapılanma konusundaki bir belirlememi arkadaşlarla paylaşmış ve Serhad bölgesinden Sincar’a kadar olan bölgede yani sınırın berxet- paşxet ekseninde yer alan Kürtler’le, Rojava bölgesindeki Kürtler’in kahir çoğunluğunun yaklaşık yüz yıl öncesine kadar Êzidî olduklarını söylemiş ve bu görüşüm tüm arkadaşlar tarafından onaylanmıştı. Bunlar konuşulduğunda Kadri Hoca’nın öğretmen olan eşi henüz gelmemişti. Eşi gelince, Kadri Hoca bu görüşümü eşine de aktarmamı istemişti. Eşine, “Hoca Hanım, nerelisiniz?” diye sorunca, Ağrı Patnos’lu olduğunu söyledi.

Bunun üzerine, Êzîdî kökenli olduklarını söyleyince, eşi bana tamamen hak veriyor ve zaten bunu bildiklerini; ev içinde Êzîdî gibi yaşadıklarını ancak bilinen din ve toplum baskısı nedeniyle dışarıda Müslüman göründüklerini, hatta kendi örneğinde olduğu gibi türban taktıklarını söyledi. Zaten, oradakiler benim belgesiz -bulgusuz konuşmayacağımı biliyorlardı ve ertesi yıl yani 2015’te 200 dolayında gravür, fotoğraf ve kartpostal içeren “Acılı Coğrafyanın Kederli Çocukları Êzîdîler” kitabım yayımlanacaktı.

 

AP’de yeniden buluşuyoruz

Derken, 2017 yılı içinde Avrupa Parlamentosu’nda ilk kez düzenlenen “Orta Anadolu Kürtleri”ne ilişkin toplantıda yeniden buluşuyoruz. Bu kez, tarihsel verilere dayanarak Orta Anadolu Kürtleri’nin büyük bölümünün, geçmişte Malatya-Semsur bölgesinden gelen Alevi Kürtler’le, Urfa ve Ağrı’dan gelen Êzîdî Kürtler’den oluştuğunu ve süreç içerisinde devletin resmi mezhebi olan Hanefilik’e geçtiklerini söylemiş ve Mardin’de yaptığımız sohbeti, kürsüde yanımda bulunan Kadri Hoca’ya da tasdik ettirmiştim.

Kürsüde yapılan ve kayıtlara geçen bu konuşma, tüm izleyicilerin dikkatini çekmiş ve takdir toplamıştı. İlahiyat geleneğinden gelen Kadri Hoca, bu aşamada hazırlıksız yakalansa da, bu tarihsel ve toplumsal gerçekliği onaylamaktan geri kalmamış ve toplantı sonrası aramızda hoş bir espri konusu olmuştu. Hoca’dan geriye nice insanın hafızasında iz bırakan bu tür anılar ve eserleri kalacaktır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.