Henüz 1,5 yaşındayken doğduğu Amed’in (Diyarbakır) Farqin (Silvan) ilçesine bağlı Hindesê köyü devlet güçleri tarafından yakılır. Bu yüzden henüz küçük yaşta sürgün hayatıyla tanışan Leyla, yerleşmek zorunda bırakıldıkları Amed kent merkezinde de devletin bir diğer korkunç yüzü olan yakınlarının “faili meçhul” cinayetlerle katledilmelerine tanıklık eder. 9 yılın ardından ailesiyle birlikte doğduğu köye geri dönen Leyla, yaşayamadığı çocukluğu ile burada büyümeye başlar. Büyüdükçe de kendisinden çalınan çocukluğunun ve yaşananların bilince ulaşır. Kürdistan dağlarında verilen direnişi katılmayı seçer ve artık Axin Avaşin’dir.

2010 yılı Newrozu’nda direniş saflarındaki yerini alan Leyla, aynı yılın sonbaharında 27 Kasım günü, kış üstlenmesi yaptıkları Amed’in Licê (Lice) ilçesindeki bir kampta 4 arkadaşıyla birlikte jeneratörden çıkan egzoz gazından zehirlenerek şehit olur. Kürdistan dağlarında geçirdiği kısa zaman diliminde her anını birlikte geçirdiği yoldaşları, “Onun için sevgi, sonsuz paylaşılması gereken bir olguydu. Yaşamında öyle seviyordu. Dağlara çabuk ayak uydurdu ve hızla gelişti” sözleriyle tanımlıyor onu.

Cenazesi Licê’nin Sisê köyünde bulunan “Şehîd Hevîdar û Şehîd Amed Şehîdliği”nde toprağa verildi. Kızının yattığı mezarlığı karşıdan gören Hindesê köyünde yaşamayı sürdüren ve evinin her yanını kızının fotoğraflarıyla donatan annesi Güler İkincisoy, “Senelerce anlatsam bitiremem” diyor kızı için. 


Gerilla dayısı gibi

Kızının büyürken sürekli gerillaya katılan dayısı gibi, direniş saflarındaki yerini alacağını dillendirdiğini anlatan anne İkincisoy, en sonunda kızının dayısıyla buluştuğunu ama çok sevdiği Kürdistan dağlarında kısa bir ömür geçirdiğini dile getirdi.

Devlet vahşeti altında büyük zorluklarla çocuklarını büyüttüğünü söyleyen anne İkincisoy, şöyle devam etti: “Çocuklarımız devletin vahşetine tanıklık ettiği için dağlarda mücadeleyi seçiyor. Doğru yolu bulup kendileri karar veriyor ve gidiyorlar. En güzel yolu seçip gidiyorlar. Her zaman Leylamın direnişiyle başım diktir. Her zaman onun arkasında olacağım. Bugün bir Leylam gitti binlerce Leyla geldi. Biz başaracağız, kazanacağız.”


Doğan kızının adını Leyla koydu

Anne İkincisoy, öyle ki yitirdiği kızının şahadetinden sonra doğan diğer kızının ismini de yine Leyla koydu. Diğer kızının ismini niye Leyla koyduğunu ise anne İkincisoy şu sözlerle açıkladı: “Kızım çok sevdiği dağlarda kısa süre yaşadı. Ama yeni bir Leyla doğdu. Onun yarım bıraktığı direnişi bu kızım Leyla sürdürecek.” 

Anne İkincisoy, son dönemlerde yaşadıkları köy ve çevresinin “Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edilmesine ve sürekli bombalanmasına da tepki gösterdi. Anne İkincisoy, “Bizi buralar da öldürseler de ben Leylam’ın çok sevdiği bu topraklarından ayrılmam” dedi. 


 ŞERİFE ORUÇ/DİHA/AMED