ELİF ÇETİNER/MA

AKP’nin vaatleriyle sürekli halkı kandırdığını belirten HDP Kocaeli milletvekili adayı Ömer Faruk Gergerlioğlu, zalime karşı mücadelenin tek adresinin HDP olduğunu belirterek, “Bir oyu gelecek yaşam, bir oyu geçmişi temizleyebilmek için verin” dedi.

Isparta’nın Karaağaç ilçesinde 1965’te dünyaya gelen Ömer Faruk Gegerlioğlu, ilk  ve orta öğrenimini Bursa’da tamamdı. 1990’da Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitiren Gergerlioğlu, Türkiye’nin birçok yerinde görev yaptı. 2003’te Mazlum-Der Kocaeli Şube Başkanlığı yapan Gergerlioğlu, 2007’de genel başkanlığa seçildi. En son Kocaeli Seka Devlet Hastanesi’nde görev yaparken, 6 Ocak 2017’de Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildi. KHK mağdurlarıyla dayanışmak adına oluşturulan Hak ve Adalet Platformu’nun kurucuları arasında yer aldı ve sözcülüğünü üstlendi. Gergerlioğlu, kendi şahsında yaşanan haksızlıkları Meclis’te de dile getirmek amacıyla 24 Haziran’da yapılacak olan baskın seçimlerde Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli milletvekili adayı oldu.

Toplumsal sorunlara karşı sürekli sorumluluk hissettiğini belirten Gergerlioğlu, “Hrant Dink cinayetinin çözülmesi için Adalet Talebimiz Var Platformu ile birçok çalışma yürüttük. Farklı kesimlerin içinde yer aldığı bir imza metni ile cinayetin beşinci yılında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştük ve cinayetin çözülmesi için adım atılması noktasında girişimlerde bulunduk” diye konuştu.

OHAL ve antidemokratik uygulamalara karşı sürekli mücadele ettiğini söyleyen Gergerlioğlu, “Ülkemizde 100 yıldır süren Kürt sorunu noktasında her zaman alanlarda yer aldım ve gereken adımların atılması için girişimlerde bulunduk. Sürekli olarak çatışmaya sürüklenen ve çözüm noktasında girdaba sokulan sorunun sadece adalet ve demokrasi platformunda çözüme ulaşabileceğini her alada dile getirdik ve getirmeye devam ediyoruz” dedi.

Zalime karşı mazlumu savunmak

KHK’lerle binlerce insanın mağdur edildiğini kaydeden Gergerlioğlu, şunları söyledi: “Ben de KHK ile işimden uzaklaştırıldım. Binlerce insan hem ekonomik hem de psikolojik olarak çok zor bir sürece girdi. Yapılan haksızlıklara karşı bulunduğumuz her platformda sözümüzü söyleyemeye devam ettik. Biz barış, özgürlük, demokrasi talep ettiğimiz için KHK ile cezalandırıldık ama bu söylemimizden asla geri adım atmadık. Zalime karşı mazlumu savunmaya ve sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.”

Barajlar ve ittifaklar yıkılacak

HDP’nin demokrasi vaat eden tek parti olduğunu dile getiren Gergerlioğlu, şunları söyledi: “Sistem ve kirlenmiş partilere karşı HDP eşitlik vaat ediyor. Ezilen, zulme uğrayan, emekçiden, kadından, çocuktan yana. Türkiye’de artık hemşehricilik mantığı değil demokrasi var olmalıdır. HDP’yi saf dışı bırakarak ittifak olan partilerin de aslında Kürt sorunu hakkında çözüme ulaşmak istemediklerini görebiliyoruz. Yapılan haksızlıktır. Bu haksızlık sorunun temsilcisi arasında bulananların Meclis’e sokulmak istememesi ile çözümsüzlüğünü bir kez daha göstermeye çalışıyor. Bu Türkiye’yi kaosa götürmek dışında başka bir işe yaramaz. Bu barajlar ve ittifaklar muhakkak yıkılacaktır.”

Büyük insanlık için HDP

AKP hükümetinin Türkiye’ye vaat edeceği hiçbir şeyin kalmadığını söyleyen Gergerlioğlu, AKP’nin vaatlerle halkı sürekli kandırdığını belirterek, “Bozulan bir arabayı ısrarla süren bir hükümet ile karşı karşıyayız. Aydınlık bir gelecek için buna dur deme zamanı çoktan geldi. Barışı ve geleceği vaat eden, farklı kimliklerin yan yana yaşadığı ve temsilinin yapıldığı tek parti HDP’dir. Zalime karşı mazlumun hakkını savunan, koruyan tek parti HDP’dir. Büyük insanlık yaşamını getirmek için her gün çalışıyoruz ve amacımıza ulaşana dek çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

 Gergerlioğlu son olarak, “Medya kapılarını bize kapatanlara, sesimizi kısarak bizi susturabileceğini zannedenlere karşı 24 Haziran’da cevap olmalıyız. Bir oy gelecek yaşam için bir oy geçmişi temizleyebilmek için” çağrısında bulundu.

Önyargıları kıra kıra geliyorlar

BİLAL SEÇKİN/MA

Sosyalist feminist, engelli, işçi, darbe ve KHK mağduru birçok isimi Tekirdağ'da aday gösteren HDP, “Yeni inşa için el ele omuz omuza” diyerek ev ev, fabrika fabrika geziyor. HDP adayları, önyargıları olan insanlar bizimle konuştuktan sonra fikrini değiştiriyor, diye konuştu.

Tekirdağ 1 milyon nüfusu ile Marmara Bölgesi’nde en hızlı büyüyen ve Kürt göçü alan şehirlerden birisi. 11 ilçeye sahip olan il, geniş verimli tarım arazilerinin yanı sıra, sanayileşmenin de merkezi konumunda. Yanlış sanayileşme politikalarının kurbanı olan kent, ciddi doğa tahribatıyla karşı karşıya. Hava kirliliği, Ergene Nehri’ne akıtılan ağır sanayi attıkları ile boğuşan kentte, 200'e yakın fabrika çevre felaketine neden oluyor. Verimli tarım arazileri her geçen gün azalıyor. Tekirdağlılar, 24 Haziran’da iktidarların biriktirdiği ağır sorunlarla hesaplaşmaya hazırlanıyor.

Farklılıklarıyla sempati topluyor

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Tekirdağ milletvekili adayları, yıllarca çözülmeyen, iktidarların seçim politikaları ötesine gidemeyen kentin sorunlarını çözmeye aday. Kentin milletvekili adayı, 1962 Muş Varto doğumlu olan Feray Mertoğlu, işçi ve feminist kimliğiyle seçmenden oy istiyor.

 Türkiye Kadın Kurtuluş Hareketi'nin mücadelesinde yer alan Mertoğlu, "HDP'nin bir öznesi Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi'nin üyesiyim. HDP bugün toplumda bir umut haline geldi. Kadın özgürlükçü bir paradigmaya sahip. Ezilen diğer halkların haklarına kayıtsız kalmayan bir çizgide. Bütün ezilenlerin, emekçilerin, işçilerin gençlerin, LGBTİ'lerin birlikte mücadelesinin ortak zeminidir. HDP bana iyi bir sinerji veriyor, o yüzden HDP'deyim" dedi.

Tekirdağ’da ikiye katlayacağız

Tekirdağ’da edindiği izlenimi aktaran Mertoğlu, büyük bir oy potansiyelleri olduğunu belirterek, "HDP'nin sadece Kürtlerin partisi olmadığı, Tekirdağ'daki havadan da anlaşılabiliyor. HDP Türklerin, Kürtlerin, emekçilerin, kadınların bütün herkesin partisidir. Herkesin duygusunu dile getiriyoruz. Toplumda ezilen herkesin sorunlarını dile getirdiğimiz için Türkiye partisiyiz. Tekirdağ'da, 7 Haziran'da aldığımız oyun iki katını alacağız" diye konuştu.

HDP’yi ailesine benzetiyor

Tekirdağ doğumlu ve engelli kimliğiyle aday olan Hüseyin Eriş, HDP'yi ailesine benzeterek, şunları dile getirdi: “HDP, ezilenlerin, ayrıştırılanların, renkli dillerin, dinlerin, kimliklerin partisidir. Benim Trakyalı olma özelliğime de çok müsait. Ailem Selanik göçmeni. Bir ablam Bulgaristan göçmeni ile evli, bir yeğenim Arnavutlarla evli. Benim eşim ise Sivaslı. Ailemizin bir tarafı da Roman. Böyle renkli bir coğrafyada farklı kimlikler içerisinde yetiştim. Bugün de HDP'nin bütünleştirici gücü içerisindeyim."

1980 döneminde sendikal mücadele içerisinde aktif rol alan Eriş, Çağdaş Tekstil Genel Başkanlığı'nı yaptığından dolayı cezaevine koyulduğunu hatırlatarak, Devrimci 78'liler üyesi ve Halkın Demokratik Partisi (HADEP) döneminde Şişli ilçe başkanlığını yaptığını söyledi. Tekirdağlı olarak Trakya'nın sorunlarını iyi bildiğini sözlerine ekleyen Eriş, hava ve su kirliliğinden, tarım alanlarını yok edilmesine kadar tüm sorunların çözümü için Meclis’te olacağını dile getirdi. Fabrikalarda emek sömürüsünün yoğun yaşandığına dikkat çeken Eriş, Tekirdağ halkının sesi olmaya aday olduğunu vurguladı.

Öğretmen ve KHK mağduru

HDP'nin bir diğer adayı Salim Kaplan da Mardin Nusaybin’den göç etmiş KHK’li bir öğretmen. Kaplan, “İşimden edildikten sonra Kürt halkı ve Türkiye halklarının içerisinde bulunduğu koşullardan dolayı siyaset alanında çalışma yürütmek istedim. Büyük sahiplenmenin olduğu HDP'nin 11 Şubat kongresinde HDP'nin üyesi oldum" diye konuştu. Seçim çalışmalarını özelikle fabrika ve evlerde yoğunlaştırdıklarını anlatan Kaplan, şunları ifade etti: "Bize karşı ön yargıları olan insanlarla da karşılaşıyoruz. Onlarla oturup konuştuğumuzda aklaşımları olumlu değişiyor. Bu aslında bizim daha çok insanla yakın olmamız gerektiği anlamına geliyor ve öyle de yapacağız. 24 Haziran tüm halklar için AKP'nin gitmesi için büyük bir fırsattır. Hep birlikte, el ele, yürek yüreğe faşizmi kaldıracağız."

Osmaniye artık HDP’li istiyor

HDP’nin Osmaniye milletvekili adayı Ahmet Eken, bu seçimden 4 vekilden birini istediklerini söyledi.

Amanos dağlarına yaslanan tarım kenti Osmaniye aynı zamanda mevsimlik tarım işçileriyle yoğun Kürt göçü alan illerden. Osmaniye, 1970 öncesi sol kimliği öne çıkarken, ‘80 darbesi ile milliyetçilik dalgası yükseltildi. MHP ve AKP’nin en fazla oy aldığı kent, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de memleketi. kamu yatırım ve hizmetlerinden mahrum bırakılmış yerlerden biri.

Parlamentoya 4 vekil gönderen kentte HDP bir vekile talip. Ev ev dolaşarak oy isteyen HDP’lilerden 1’inci sıra adayı Ahmet Eken, uzun yıllardır Kürt siyasetinin içinde aktif politika yapıyor. Eken, 1963'te Mardin'in Derik ilçesinde doğup, 1970'li yıllarda ise ailesiyle birlikte Mersin'e yerleşti. 4 çocuk babası olan Eken, 2009'da Türk Telekom'da emekli olup aktif siyaset yürüttü. Eken, HDP'nin barış politikalarından dolayı aday olduğunu dile getirdi.

Seçim çalışmaları hakkında bilgi veren Eken, kentin tarım arazilerinin imara açıldığını, en büyük sorunun işsizlik ve yanlış yapılaşma olduğunu dile getirdi. Büyük bir seçmen kitlesinin kent dışında çalışmaya gittiğine dikkat çeken Eken, hareketli olan seçmeni kendi oylarına sahip çıkmaya çağırdı. Eken, "‘Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulmuşsa şimdi en güzel şiir barıştır' Yaşar Kemal'in bu güzel sözü ile biz kazanacağız" dedi.

HDP kazanırsa mesleklerini yapacaklar

ÖZGÜR PAKSOY/MA

HDP’nin Amed adaylarından “Barış Bildirisi” imzacısı akademisyen Ferda Fahrioğlu Akın, partisinin kazanması durumunda yıllarca emek verdikleri mesleklerine geri dönebileceklerini dile getirdi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Amed adaylarından Ferda Fahrioğlu Akın, Hazro ilçesinin Reşik (Gözlü) köyünde 1988’de dünyaya geldi. Köyde tabuları yıkarak okuyan ilk kadın olan Akın, çevresindeki kadınların eğitim ve öğretim hayatına atılması önündeki engellerin kalkmasına da vesile oldu. Bursa Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü mezunu olan Akın, Dicle Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışırken, Barış İçin Akademisyenler bildirisinin imzacısı olduğundan ihraç edildi.

Amed’den uzaklaşınca anladım

Bursa’da annesiyle telefonda Kürtçe konuştuğu için maruz kaldığı tehditlerin kendisinde uyanış sağladığını anlatan Akın, “Bunun üzerine Kürtçe üzerine yoğunlaştım. Üniversitede Afrika’da ezilen halklarla ilgili çalışma yapmak istiyordum ancak o süreçten sonra asıl ezilenlerin biz olduğunu anladım. Diyarbakır’da bunun farkında değiliz. Batıya gittikçe baskıyı daha çok hissediyorsun” diye konuştu.

Dicle Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olduğu sırada, Kürt sorunu ve toplumsal cinsiyet üzerine uzun süre araştırmalarda bulunan Akın, şunları dile getirdi: “Tamamen tarafsız olarak, Kürtlerin hakkını savunabileceğim bir alandı. Bundan dolayı Kürt sorunu ve toplumsal cinsiyet üzerinden çalışmalarımı sürdürdüm. Kürt hareketi ile birlikte kadınların bakış açısında büyük değişiklikler yaşandı. Kadınlarımız özgürleşmenin tadını aldılar ve bunun ne demek olduğunu anladılar.”

Akın, HDP’ye katılmasının nedenini ise şöyle anlattı: “HDP’ye uzak değilim, akademi çalışmaları yürüttüm. Buradaki tecrübelerimi aktif siyasette kullanmak istedim. Dolayısıyla yeni bir alanda değilim, devamı niteliğinde oldu. Sorunlarını bildiğim bir kentte, akademik olarak yıllarca çalışmalar ürettiğim bir alandayım.”

KHK mağdurları HDP’ye oy vermeli

OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilenlerin yeni bir düzen için HDP’ye oy vermesi gerektiğini dile getiren Akın, şunları kaydetti: “HDP kazanırsa, yıllarca emek verdiğimiz işimizi geri kazanacağız. Seçimler bizim için umut kapısı, çünkü HDP büyük umut vadediyor. Daha güzel bir şekilde sesimizi çıkarabileceğiz. Baskın seçim ışığın daha erken gelmesi olacak. Eskiden AKP veya MHP’ye oy verenlere sesleniyoruz; hep birlikte değiştirebiliriz.”

KOCAELİ