Demirtaş: Biz tek adam değil, çok insanız. Bu kadar çok insan, bir tek adamdan korkacak değiliz. Kof kabadayılığın tehditleri cesaretinizi kırmasın. Bunların bir oyluk canları vardır. 24 Haziran’da sandığa atacağınız zarfın içine korkuyu değil, geleceğe yazılmış umut dolu mesajınızı koyun. 1 oy HDP’ye, 1 oy Demirtaş’a deyin.
HDP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, TRT ekranlarından seçmenlerine seslendi. Demirtaş, “Kendini dünya lideri zanneden bu üçüncü sınıf kasaba politikacılarına güzel bir ders verme fırsatını kaçırmayın. Bu nedenle mutlaka sandığa gidin. Oyunuzu kullanın ve sandıklara sahip çıkın” diye çağırdı.
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) rehin tutulan Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, 4 Kasım 2016’dan bu yana ilk kez televizyona çıkma şansı buldu. Seçim propagandası için TRT Haber ekranlarına konuşan Demirtaş, "Değil 20 ay 20 yıl da cezaevinde kalsam zulme boyun eğmeyeceğim. Siz özgür oldukça ben de özgür olacağım” dedi.
İşte Demirtaş’ın konuşmasından bazı bölümler: "Benim halen burada olmamın tek nedeni, AKP’nin benden korkuyor olmasıdır. Seyit Rıza şöyle demişti: ‘Ben sizin hilelerinizle, yalanlarınızla baş edemedim, bu bana dert oldu. Ama ben de senin önünde diz çökmedim, bu da sana dert olsun.’ Evvel Allah ben, sizin yalanlarınızla da baş edeceğim!
Bana uygulanan bu zorbalık ve hukuksuzluk, benimle sınırlı olsaydı bunları dile getirmeyi çok da gerekli görmezdim. Ama sizler, bu tür zorbalık ve hukuksuzlukları her gün yaşıyor veya çevrenizde yaşandığını görüyorsunuz. Bu zulmün mağdurusunuz zaten. Hayatınızın her anının büyük bir trajediye dönüştüğünü görüyor ve duyuyorum. Toplumun tamamını esir almaya çalışan derin bir umutsuzluk, korku ve karamsarlık var. Kamplaşma, kutuplaşma ve gerilim ürkütücü boyutlara ulaştı. Komşu komşudan, kardeş kardeşten şüphelenir, korkar hale geldi. Bunun yanı sıra işsizlik, yoksulluk, enflasyon, dövizdeki durdurulamayan artış, yaşamı iyiden iyiye çekilmez hale getirdi. AKP yönetimi saraylarda, köşklerde, villalarda lüks içinde gününü gün ederken, milyonlarca yurttaşımız ekmeğe muhtaç hale getirildi. Siyasi çıkarları uğruna, içerde ve dışarıda ölümü kutsayan savaş politikaları, evlatlarımızın canı pahasına sürdürülüyor.
Kritik bir kavşağa gelindi
Elbette demokratik rejimlerde seçimler son derece önemli karar aşamalarıdır. Vereceğiniz oylarla yasalarımızı yapıp, ülkeyi yönetecek temsilcilerimizi seçeceksiniz. Alacağınız karar sadece bugünü değil, yarınlarımızı, çocuklarımızı ve torunlarımızı da yakından ilgilendiriyor olacak. 24 Haziran seçimlerinde oldukça kritik bir kavşağa gelmiş olan ülkemizin, bundan sonra hangi istikamete doğru yol alacağına sizler karar vereceksiniz.
AKP ve Erdoğan seçilirse
Tercihinizi AKP ve Erdoğan’dan yana kullanmanız halinde, bundan sonra ülkenin tamamının kaderi tek bir kişinin iki dudağı arasında olacak. Yasama, yargı ve yürütme güçlerinin çok önemli yetkileri tek bir kişide toplanmış olacak. O tek kişinin yapacağı en küçük hatayı bile denetleyecek, kontrol edecek ya da sınırlayacak hiçbir kurum olmayacak. 81 milyonun kaderi, tamamen bir kişinin insafına terk edilmiş olacak.
Dünyanın geri kalanı demokrasi yolunda ilerlerken, Türkiye çağ dışı bir yönetim anlayışıyla yalnızlaşacak; otoriter, baskıcı, demokrasiden kopmuş bir ülkeye dönüşecek. Cumhuriyetin artısıyla eksisiyle bütün demokratik kazanımları bir gecede ortadan kalkmış olacak. Tek adam rejiminde karşı karşıya kaldığınız adaletsizlikler, haksızlıklar için başvurabileceğiniz hiçbir yer kalmayacak. Ne mahkemeler ne de diğer devlet daireleri sizin derdinize derman olmayacak. Her şey tek adamın isteğine, keyfine, çıkarlarına göre düzenlenecek. Bir korku ve istibdat rejiminde nefes alamaz hale gelecek, boğulur gibi hissedeceksiniz.
Yaşadıklarımız sadece fragmandı
Bunları tahminlerime veya öngörülerime dayanarak değil, son birkaç yılda bilfiil yaşananlara bakarak söylüyorum. Bugünlerde yaşadıklarımız, tek adam rejiminin sadece fragmanıdır. Filmin asıl korkunç bölümü henüz başlamadı bile. İşte 24 Haziran’da, bu korku atmosferinin başlayıp başlamayacağına, siz kendi oylarınızla karar vereceksiniz.
Önümüzde ciddi bir fırsat var
Bu kararınızın demokrasiden ve özgürlüklerden yana olacağından kuşkum yoktur. Bunca zulme ve tehdide rağmen boyun eğmeyen dik duruşunuz, Türkiye’nin aydınlık yarınlarının teminatıdır. Bu karanlık tablo karşısında umutsuzluğa, korkuya, yılgınlığa düşmeye gerek yok. Sonu belirsiz, karanlık bir tünele girmeden önce önümüzde ciddi bir fırsat var. Bu fırsatı hep birlikte doğru değerlendireceğiz ve göreceksiniz, ülkemizi bu uçurumun kenarından çekip alacağız.
Kof kabadayılık cesaretinizi kırmasın
Öyle, devletin bütün imkanlarını sınırsızca kullanarak seçim kampanyası yapan; valisiyle, kaymakamıyla, yargısıyla, medyasıyla, bütün bürokrasiyi AKP’nin emrinde çalıştıran, buna rağmen meydanları dolduramayan kof kabadayılığın tehditleri cesaretinizi kırmasın. Bunların bir oyluk canları vardır. Meydanlarda bağırıp çağırarak, insanlara hakaret edip düşmanlaştırarak halka boyun eğdireceklerini zanneden bu siyasi karikatürlere, halkın kim olduğunu ve gücünü göstermek hiç de zor değil.
Oyunuzu kullanın, sandığı sahiplenin
24 Haziran’da sandığa atacağınız zarfın içine demokrasi istediğinizi gösteren 2 pusulayı, HDP ve Demirtaş oylarını koyun, gerisini bize bırakın. Seçim akşamı sandıklar açıldığında görün bakalım, o ha bire size parmak sallayıp, damarları çıkıncaya kadar bağıran sahte kabadayılar ne hale geliyor! Kendini dünya lideri zanneden bu üçüncü sınıf kasaba politikacılarına güzel bir ders verme fırsatını kaçırmayın. Bu nedenle mutlaka sandığa gidin. Oyunuzu kullanın ve sandıklara sahip çıkın.
Özellikle genç arkadaşlarım, bulundukları yerlerde müşahitlik için görev almalıdırlar. Ben buradan, en çok da kadınlara ve gençlere güvenerek aday oldum. Benim buradaki imkanlarım çok kısıtlı. Yüksek güvenlikli bir hücrede tutuluyorum. Ama biliyorum ki, benim adıma seçim kampanyasını sizler inançla, coşkuyla sürdürüyorsunuz. Yine biliyorum ki, aynı inançla ve coşkuyla sandıklara da sahip çıkacaksınız.
Gölgelerinden korkar hale geldiler
Beni merak etmeyin. Sizler iyi oldukça ben iyi olacağım. Sizler özgür oldukça ben özgür olacağım. Beni değil 20 ay, 20 yıl daha hücrede tutsalar bile zulme boyun eğmeyeceğim. Barış için, demokrasi ve özgürlükler için burada sizler adına direnmeye devam edeceğim. Bizi hapisle, hücreyle, ölümle korkutacaklarını zannedenler kendi gölgelerinden korkar hale geldiler. Onları kendi korkularıyla baş başa bırakıp, bizler, el ele güneşli güzel günlere yürüyelim.
Tek adam değil, çok insanız
Peki, kimiz biz? Kürt’üz-Türk’üz, kadınız-erkeğiz, Aleviyiz-Sünniyiz, ama önce insanız. Birbirimize yoktur üstünlüğümüz. Sadece zulme karşıdır öfkemiz. Serez’in esnaf çarşısında Şeyh Bedrettin’dir adımız. Pir Sultan’dır bir yanımız. İşkence tezgahlarında Hallac-ı Mansur olduk. İbrahim’dik. Mazlum’duk biz. Dar ağacına yürürken başımız dikti. Deniz’dik. Hüseyin’dik. Yusuf’tuk. Sait’ti adımız, Dağkapı meydanında. Bolu Beyi’ne boyun eğseydik, Köroğlu’na çıkmazdı adımız. Mahir olmazdık, cesaret timsali. Kuyuda Yusuf’tuk, Kerbela’da Hüseyin. Sürgünde Ahmet Kaya, zındanda Yılmaz Güney’di namımız. Unutmayın ki;
Ekilir ekin geliriz,
Ezilir un geliriz,
Bir gider bin geliriz,
Bizi vurmak kurtuluş mu diyerek yola çıktık. Bizim farkımız budur işte. Biz tek adam değil, çok insanız. Bu kadar çok insan, bir tek adamdan korkacak değiliz. Biz hep birlikte ülkemizin, çocuklarımızın yarını için yürek yüreğe verip düze çıkacağız. Bizi idamla tehdit edenlere boyun eğmeyeceğiz.
Gelin beraber değiştirelim
24 Haziran’da sandığa atacağınız zarfın içine korkuyu değil, geleceğe yazılmış umut dolu mesajınızı koyun. 1 oy HDP’ye, 1 oy Demirtaş’a deyin. Karanlığa, korkuya ve kabusa değil; aydınlığa, umuda, huzura, güvene ve barışa şans verin. Bunu başaracağımıza inanalım ve birlikte yapalım. Unutma, senle değişir her şey. Gelin beraber değiştirelim, hepimiz kazanalım.”
İSTANBUL
Miting alanı Demirtaş’ı bekledi
HDP’nin Bakırköy Halk Pazarı’nda gerçekleştirdiği büyük İstanbul mitingi, son yıllarda gerçekleştirdiği en görkemli miting oldu. Yüzbinlerce kişinin bir araya geldiği mitingde 24 Haziran’da zaferin sözü verildi. Tüm mitinglerin aksine bu mitingde halk alanı son ana kadar terk etmedi. Sabırsızlıkla beklenen Demirtaş’ın TRT konuşması anında yüzbinlerce kişi bir anda sessizliğe büründü.
Gücüyle zehirlenmiş, toplumu da zehirliyor
Seçim kampanyasını tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden yürüten HDP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş’tan dün yeni mesaj geldi. Önceki günkü TRT konuşmasından sonra Twitter hesabından seçime dair düşüncelerini paylaşan Demirtaş, önemli mesajlar verdi.
Demirtaş’ın hesabından yayımlanan mesajlarından bazıları şöyle:
* 24 Haziran, tüm korkularımızdan kurtuluşun günü olacak. Bir arada yaşayacağız. Bölünmeden, kamplaşmadan; barışarak, demokrasi içinde güçleneceğiz. Ülkemizin doğusuyla batısını aynı yürekte birleştireceğiz. Cumhuriyetin 100. yılına büyük bir demokratik değişimle hazırlanacağız.
* Nefreti, kini, düşmanlıkları değil; sevgiyi, huzuru, saygıyı çoğaltacağız. Rantı, rüşveti, yolsuzluğu değil; alın terini, ekmeği, emeği yücelteceğiz. Acıları bal eyleyip geleceğin Türkiye’sini birlikte yaratacağız. Çünkü biz birlikte güzeliz. Sensiz olmaz, ancak senle değişir.
* Biz birlik dedikçe bize bölücü diyor, biz barış dedikçe çıldırıyor. Ülkenin Cumhurbaşkanı bunlardan niye rahatsız olur ki? Size de tuhaf gelmiyor mu? Normalde sevinç duyması gerekmez mi? Bir cumhurbaşkanının kapsayıcı olması gerekmez mi?
* Ama o ne yapıyor? Bizleri cezaevine tıkıyor, HDP’yi baraj altında bırakmak için gizli toplantılar, sinsi planlar yapıyor. Ülkesini seven, demokrasiye inanan barış isteyen bir cumhurbaşkanı bunları yapar mı? Yapmaz güzel kardeşim, emin ol yapmaz. Tüm derdi kendisidir, ülke değil.
* Biz Meclis’e giremesek tek başına 400 milletvekili alacak. Anayasayı istediği gibi değiştirip Meclis’i de, ülkeyi de kendine bağlayacak. HDP nefretinin tek ama tek nedeni budur. Oysa HDP’nin Meclis’te olması ülkenin, toplumun birliği için hayati önemdedir. Ama bu, onun umurunda bile değil.
* Her konuşmasıyla toplumu biraz daha zehirliyor. Komşuyu komşuya, kardeşi kardeşe düşman ediyor. Bir güzel söz etse arkasından on tane hakaret, on tehdit geliyor. Kendisine oy vermeyenleri açıktan düşman ilan ediyor, oy verenleri de onları gösterip korkutarak yönetebiliyor.
* Kendi gücüyle zehirlenmiş, kibir ve kompleksten kim olduğunu unutmuş, yaşlanmış, yorulmuş bir tek adama mecbur değilsin Türkiye. Ona da yazık, size de. Emekli edin; o da rahat etsin, siz de rahat edin. Korkmayın, ülke batmaz. Tam tersine düze çıkar, rahat eder, nefes alır.
* Vereceğin her oy barışa, demokrasiye, kardeşliğe hizmet etsin. Senin oyun çok kıymetli. Sen oyunu ver, biz layık olalım. Değişim için cesur ol güzel kardeşim. Sensiz olmaz, ancak senle değişir. 1 oy HDP’ye, 1 oy Demirtaş’a. Bak ne kadar güzel olacak her şey, inan ve yapalım."
26 HDP’li gözaltına alındı
Adana, Ankara ve Adıyaman’da 26 HDP’li gözaltına alındı.
Adana'da sabah saatlerinde birçok eve polis baskını düzenlendi. Baskınlarda evlerin aranması ardından 3'ü kadın 17 kişi polis tarafından gözaltına alındı. HDP'lilerin de aralarında bulunduğu 17 kişinin "Örgüt adına faaliyet yürütmek" iddiasıyla gözaltına alındığı belirtildi.
Sağlık kontrolünden geçirilen 17 kişi Adana İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
Ankara'da da sabah yapılan ev baskınlarında Yahya Dağ ile birlikte soyadları öğrenilemeyen Caner, Ümit ve Melih isimli gençlerin gözaltına alındığı öğrenildi. HDP'li gençlerin gözaltı gerekçesi öğrenilemezken, İl Emniyet Müdürlüğünde tutulduğu belirtildi.
Adıyaman’da ise Çelikhan ilçesine bağlı Bulam beldesinde sabaha karşı jandarmanın yaptığı ev baskınlarında aralarında HDP'nin sandık kurulu üyelerinin de bulunduğu Sabri Sel, Ali Calgan, Mahmut Albayrak, Zeynel yıldız ve Ali Dağdeviren gözaltına alındı.
Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen 5 HDP’li Çelikhan İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.
ADANA