Kürtçe tiyatro oyun yazarı, senarist, oyuncu, ressam, yönetmen ve daha pek çok sanatsal yaratıcılığı ve yetenekleri olan Kürt sanatçı Sedat Barış, şu anda ‘Navgundî’ adlı oyunu üzerine çalışıyor. Mehmet Uzun’un ‘Destana Egîdekî’ şiirini de sahnelemek için çalışan Barış, kendisini “sanat emekçisi” olarak tanımlıyor. Barış, “Yer, zaman, kurum farketmez, yeter ki Kurdî bir çalışma olsun yardıma koşuyorum” diyor. Barış, Kürtçe tiyatroya ilgisinin nasıl geliştiğini ve sanatsal çalışmalarının seyrini gazetemizle paylaştı.

 
Kültür sanat faaliyetlerine katılımın İstanbul’da mı başladı?

Arayışlarım devam ediyordu İstanbul’da. Parti gençlik kollarında çalışan bir tanıdığımın tutuklanmasından etkilenip gençlikte çalışmaya başladım. O çalışmalarda benim sanata meyilli olduğum fark edildi ve ısrarla kültür-sanat faaliyetlerine yönlendirildim. Hatta o dönem DEHAP Kadıköy ilçe başkanı ve şu an ki Dersîm Belediye Başkanı Edibe Şahin ‘Sana başka seçenek bırakmıyoruz çünkü bizim Kürt sanatçılara da ihtiyacımız var’ dedi. Evet resim çiziyordum ama sanat eğitimi almaya ve üretmeye nereden, nasıl başlayacağımı bilemiyordum. Tam o dönemlerde Kürtçe mizah dergisi Pîne’nin yayın hayatına başlayacağını duydum. Orada çalışmaya başladım. Yavaş yavaş kendimi hem çizim hem de Kürtçe dili konusunda geliştirmeye çalıştım. Ama dergi 8. sayısında Kürtçe- Türkçe küçük bir cep sözlüğü bedava verince yasaklandı kapatıldı ve ben de küstüm çizime.


 Daha sonra tiyatro çalışmalarına başladın…
Evet, tiyatroya ilgim vardı ama hiç salonda tiyatro izlememiştim. Bir gün Ümraniye ilçesinde partinin bir etkinliğine gittik. Orada 20 dakikalık bir oyun oynandı. İlk defa canlı bir oyun izliyordum hem de Kürtçe idi. Dondum kaldım! Bir ay oyunun etkisinde kaldım. Oyunda gidemediğim köyümü, akrabalarımı, komşularımı görmüştüm. Üstelik espriler, özlemler, bağrışlar, kilamlar hepsi kendi dilimde idi. Oyunu sahneleyen KAYY-DER (Kıği, Karakoçan, Yayladere, Yedisu ilçeleri) derneği bünyesinde tiyatro çalışmalarını sürdüren ‘Teatra Evîna Welat’ grubu üyeleriyle tanıştım. Ben de belli bir eğitimden sonra dahil oldum gruba. Bir yıl çalıştıktan sonra 2003 yılında İstanbul MKM bünyesinde tiyatro çalışmalarını yapan Teatra Jiyana Nû grubuna geçiş yaptım. İstanbul MKM’de altı yıl oyuncu ve sahne arkası yazar, dekor, kostüm, ışık, aksesuar vb. çalışmalarda bulundum.
 
Amed’de kurumsal çalışmalarını sürdürme ve Kürtçe dizi film çekme fikri nasıl gelişti?

MKM’de çalışırken bir yandan da geçimimizi sağlamak için birçok arkadaşım gibi gidip farklı işlerde çalışıyorduk. Ben de dizi ve sinema setlerinde, sanat gruplarında çalıştım. Oralarda çalışırken, neden biz Kürtler dizi yapamıyoruz diye hayıflanıyordum. Bunun mümkün olduğuna inanmıştım ve kararımı verdim; Amed’e gidip bu konuda arkadaşlarımı ve kurumları da ikna etmeye çalışacaktım. Öyle de oldu. Çantamı toplayıp İstanbul MKM yönetimi bilgisinde Amed’e geldim. Beş senedir Amed’e yerleştim ve birçok kurumumuzda çalıştım. Amed’te ilk çalışma yerim Ergani ilçesi oldu. İlçede belediye bünyesinde yeni bir yer ve heyecanla Hîlar Kültür Merkezi’ni kurduk. Dört ay süren inşaat ve dekorla kurumumuz kapılarını, kendini anadilinde ifade etmek isteyen gençlere açtık. Kurum doldu taştı. Altı yedi ay belli bir eğitimden sonra dört müzik grubu, tiyatro, folklor, resim birimleri oluşup sanatsal üretimlerini vermeye başladı.
Diğer yandan da Amed’te dizi çalışmalarını başladı. İlk senaryo grubu oluşturulacak; bir taslak ve bir kaç bölüm yazılacaktı. Beş kişilik senaryo grubunun içinde yer aldım. Beş ay süren senaryo çalışması ve çıkardığımız ilk altı bölüm kabul görünce, altyapıları, teknik kadro, cast, mekan ve dekor çalışmaları sonrasında nihayet on yedi yıllık Kürt televizyon tarihinde bir ilk olarak, iki sezon yayınlanan “Ax û Jiyan” dizisi başladı. Aynı zamanda dizinin 36 bölüm sanat yönetmenliğini yaptım.
 
Daha sonra Cizre ve Sîlopi’de de tiyatro eğitmenliği yaptın...
Dizi biter bitmez yoğunluktan bir türlü yapamadığım tiyatro çalışmalarımı yapmak için kurum ararken, Cizre ve Silopi’de onca potansiyele rağmen tiyatro eğitmenlerinin olmadığını duyduğumda kendimi önerdim. Sekiz ay boyunca Cizre ve Silopi’de tiyatro eğitmenliği yaptım. Bu eğitimler sonucunda “Xal û Xwarzî” tiyatro oyununu çıkardık. Oyun o kadar ilgi gördü ki, biz bile şaşırdık. Şu ana kadar on sekiz yerde oynandı ve devam edecek.
 
Oldukça başarılı ve özverili çalışmalar yürüttüğün Kürtçe tiyatro ve sinema alanında akademik eğitim alabilme koşulların hiç oldu mu?

Maalesef akademik anlamda sanat eğitimi alacak imkanım olmadı. Lisede iken siyasi başkaldırış ve sonrasında geçirdiğim sağlık sorunları sonrasında okulu bıraktım. Öncesinde okuyup resim öğretmeni olmak istiyordum ama bundan men edildim. Tiyatroya başlarken, eğitimin gerekli olduğunun bilincindeydik ancak 2000’li koşullarında Kürtçe tiyatro yapmaya karar vermiş bireyler olarak bunun istenmediğini dolayısı ile devlet üniversite, konservatuvar kapılarının kapalı olduğunu ve zorlamaya gerek olmadığının farkındaydık. Dolayısı ile alternatif eğitimlerle bu açığı kapatmaya çalıştık. Zaman zaman bu işi bilen devrimci-demokrat sanatçıları kurumlarımızda ağırlayarak alabileceğimiz kadar sanat bilgilerinden faydalanmaya çalıştık. Tabii bir de yoğun bireysel eğitimlerle...
 
Yakın döneme ilişkin çalışma planların nelerdir?

Sîlopî’deki kurumuzda çocuk oyunu çalışmasına kostüm, dekor ve reji yardımına geldim şu an. Ayrıca uzun süredir, Mehmet Uzun’un yazdığı Destana Egîdekî şiirini sahneye koymak için hazırlık yapıyorum. Metninin son aşamasındayım. Bir de Navgundî isimli oyunum üzerinde çalışıyorum. Yaklaşık beş yılımı alan bir sinema filmi projem var. Senaryosu iki sene önce biten ‘Deftera Dewletê’ isimli sinema filmini, şu an Ortadoğu Sinema Derneği ve Cegerxwîn Akademisi ortak çekmeyi planlıyor. Görüşmeler devam ediyor.

Dört oyunu sahnelendi
Sedat Barış, 1977’de Çewlîk’in Kanîreş ilçesine bağlı Toxlan köyünde doğdu. Alevi-Sünni çatışmasının yoğun olduğu köyde, muhafazakar bir ortamda büyüdü. 1990’larda yükselen Kürt Özgürlük Mücadelesi ile genç yaşlarda kimliği ile tanıştı. Birçok Kürt genci gibi O da devletin baskılarına maruz kaldı, 16 yaşında 27 gün gözaltında işkence gördü. Bu baskılardan dolayı İstanbul’a göç etmek zorunda kaldı. Kapatılan DEHAP gençlik çalışmalarındayken kültür-sanat alanında çalışmaya başladı. Akademik eğitim görmedi. Ama kurumlarda aldığı eğitim ve bireysel çabalarıyla önemli çalışmalara imza attı. Barış’ın şimdiye kadar yazdığı Deq (2006), Şîret (2009), Xal û Xwarzî (2012), Sê Elî (2013) adlı oyunlar sahnelendi.
 

SUNA ALAN