İhraç edilen SES üyesi kamu emekçisi iki kadın, Amed’de ‘Meze Kadın Eli’ni açtı. SES Şube Eşbaşkanı Selma Atabey ve sendika üyesi Serap Kılıç, “Bizi işimizi elimizden alarak, açlığa ve işsizliğe mahkum ederek sınamak istiyorlar. Herkese dik durduğumuzu ve yılmadığımızı göstereceğiz” diyor.

OHAL ilanı ardından barış talebinde bulunan tüm kesimlere dönük başlatılan operasyonlarla birlikte Karar Hükmünde Kararname’lerle (KHK) de çok sayıda Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) üyesi açığa alındı ve ihraç edildi. İhraç edilen sendikalılar arasında 106 Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) üyesi bulunuyor. İhraç edilen sendika üyeleri farklı yollarla yaşamlarına devam etmeye çalışırken, SES Şube Eşbaşkanı Selma Atabey ve yine aynı sendikanın üyesi Serap Kılıç da açtıkları ‘Mezze Kadın Eli’ ile yollarına ve mücadelelerine devam ediyorlar. Hiçbir KHK’nin ve baskının mücadelelerini bitiremeyeceğini ifade eden kadınlar, açtıkları dükkanla kadın dayanışmasını sergiliyor.

‘Dik durduğumuzu göstereceğiz’

İstanbul’da doğup büyüyen ve ilk görev yeri olan Amed’e gelen kamu emekçisi Serap Kılıç, ihraç edildikten sonra da kentten ayrılmak istemiyor. Geçtiğimiz yıl Sûr’da yaşananlara tanıklık ettiğini belirten Kılıç, travmatik bir süreçten geçildiğini ancak yaşanan travmanın daha da ağırlaştırılmaya çalışıldığını aktardı. Kılıç, “Hemen sonrasında da OHAL süreci başladı ve gazeteler kapandı. Yeni KHK’ler ile ihraçlar listesine girdik biz de. Hala yaşadığımız durum çok belirsiz ve bir yerden tutunmaya çalışıyoruz. Bizi işimizi elimizden alarak, açlığa ve işsizliğe mahkum ederek sınamak istiyorlar. Herkese dik durduğumuzu ve yılmadığımızı göstereceğiz” dedi.

Süreci daha ağır atlatan arkadaşlarının da olduğunu ifade eden Kılıç, onların da bir şekilde emekleriyle hayata tutunması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. 

Düşmanlığı körükleyenlere inat

İhraçlara ilişkin yaptıkları hukuki tüm başvuruların cevapsız kaldığını belirten Kılıç, ‘ne yapabilirim’ arayışı sonucunda çalışma arkadaşı Selma Atabey’in önerisine kulak verdiğini söyledi. Kılıç, “Selma Kürt, bense Türk iki kadınız. İkimiz de aynı sebeplerden ihraç edildik. Türk ve Kürt düşmanlığını körüklemek isteyenlere inat, biz kadın dayanışması ile ortak bir mücadelede yer alıyoruz. Kendimi buraya ait hissediyorum” diye vurguladı.

Açtıkları dükkanda eskiden sadece meze yapıldığını ama şimdi ev yemeklerini de satışa sunacakları bilgisini veren Kılıç, “Açılalı kısa bir süre oldu ama insanlar çok sahipleniyor. Hem esnaf hem de halk büyük ilgi ve dayanışma gösterdi. Duyan herkes ‘çorbada bizim de tuzumuz olsun’ düşüncesiyle geliyor, bu da bizi çok mutlu ediyor” dedi. 

‘KHK’lar bize geri adım attırmadı’

Yılların sağlık emekçisi olan Selma Atabey de, ihraç edildikten sonra Amedli bir esnaf olarak yoluna devam ediyor. Sağlıkçılar olarak halka hizmet ettikleri, Sûr’da yaşananları raporladıkları ve eylemler yaptıkları için hedef alındıklarını ifade eden Atabey, “KHK’ler de hiçbir şekilde bize geri adım attırmadı. Mücadelemizi devam ettiriyoruz. Her şeye rağmen kimse barış talebinden vazgeçmedi” diye belirtti. 

‘Mücadeleyle büyüdük, devam ettireceğiz’

Atabey, “42 yıldır Amed’de savaşın ve faşizmin ortasında yaşıyorum. Burada yaşadığım süre içerisinde yalnızca direnmeyi ve dimdik durmayı öğrendim. Her zaman yaşama karşı mücadele ve direnişle büyüdük ve yaşamımızı sürdürdük. Biz her zaman eşitliği ve kardeşliği talep etmeye devam edeceğiz” dedi. 

Açtıkları dükkanda Türk, Kürt kadın direnişinin ortaklığının bulunduğunu vurgulayan Atabey, çalışmaya büyük bir heyecanla başladıklarını söyledi. Atabey, “Kendi emeğimizle yeni bir yaşam inşa edebiliriz diye düşündük. Arkadaşıma teklif ettim ve o da hemen kabul etti. Beraber başladık ve büyük bir keyifle çalışıyoruz. Tüm arkadaşlarımız destek olmak için buraya geliyor ve buradan yemeklerini yiyorlar. Herkes bir şekilde bize katkı sunmaya çalışıyor, büyük bir destek görüyoruz. Çok mutluyuz ve inanıyoruz, yaşamı buradan örmeye devam edeceğiz” diye konuştu. 



ŞÛJIN / AMED