Birçok halk, onbinlerce imza

22 Nisan 2021 Perşembe - 23:00

.

.

  • Erdoğan’ın kadınları katleden, muhalifleri hapse atan yönünün herkesçe bilindiği için insanlarla çok rahat ortaklaşabildiklerini belirten Yıldız, “Bu nedenle kampanya herkeste ortak bir ruh yarattı” dedi. 

REWŞAN DENİZ/KÖLN

Almanya’da yaşayan Kürdistanlılar bu yıl iki imza kampanyası gerçekleştirdi. Bunlardan biri Avrupa Kürt Kadın Hareketi’nin (TJK-E) başlattığı “Diktatörü yargılamak için 100 Neden”, diğeri de Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi’nin (KCDK-E) başlattığı “Abdullah Öcalan’a Özgürlük için Birleşmiş Milletler’e (BM) mektup” kampanyası. TJK-E’nin Kasım ayı sonlarında başlattığı imza kampanyasının birincinin aşaması 8 Mart’ta bitti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için yapılan kampanya ise sürüyor.

Almanya’nın Köln kentindeki kampanya çalışmalarının aktif yürütücüsü KON-MED Eşbaşkanı Yıldız Filimci, izlenimlerini gazetemizle paylaştı.

On binlerce insanla görüştük

“Diktatörü yargılamak için 100 Neden” kampanyasının 8 Mart’ta sona erdiğini, Avrupa genelinde topladıkları 235 bin 727 imzanın Lahey Adalet Divanı’na gönderileceğini belirten Yıldız, “Sadece imza toplanmadı. Bir halklar diplomasisi çalışması da yapıldı. Avrupa’nın farklı şehirlerinde, farklı ülkelerin vatandaşlarıyla, on binlerce insanla birebir muhatap olduk. Onlara Kürdistan’da yaşananları anlattık” dedi.

“Erdoğan’ın katliamcı, baskıcı yönü biliniyor. Dünyada deşifre olmuş bir kişilik. Kadınları katleden, muhalifleri hapse atan birisi” diyen Yıldız, “Bu bilindiği için insanlarla çok rahat ortaklaşılıyordu. Bu nedenle bu kampanya herkeste ortak bir ruh yarattı” diye aktardı. 

Viyan Kadın Meclisi üyeleri Dom Katedrali yanındaki Köln istasyonu önünde imza topluyor.

Kürtlere de ulaştık

“Hiç ulaşamadığımız, ilişki kuramadığımız binlerce Kürt ile de diyalog kurduk” diyen Yıldız şöyle devam etti: “Kuzey’de şehirleri, Rojava’da köyleri bombalanan, Güney’de Şengal soykırımından kurtulan insanlarımızı gördük. Her şeylerini bırakıp gelmişler, ama bizimle ilişkileri yok. Belki kurumlarımızın nerede olduğunu bile bilmiyorlar. Meydanlarda Kürt kurumları veya Kürt Kadın Hareketi olarak imza toplarken ya da “Ji bo Serok em îmze kom dikin” dediğimizde kendilerini güvende hissedip, ‘yalnız değiliz’ duygusu yaşıyor ve mutlu oluyorlardı.”