Rojava ruhuyla 14 Şubat’ta Strasbourg’da olalım

Kadın Haberleri —

Strasbourg eylem/ foto: Deniz BABİR

Strasbourg eylem/ foto: Deniz BABİR

  • Rojava’ya dönük saldırıların Uluslararası Komplo’nun devamı olduğunu ifade eden TJK-E sözcüsü Ayten Kaplan: “Ulusal birlik ruhuyla Önderliğimizin etrafında kenetlenerek, Önder Apo’nun özgürlüğünü Strasbourg’da birlikte haykıralım.”
  • Ayten Kaplan, TJK-E ve KCDK-E’ye bağlı tüm kurumların ev ev dolaşarak, Rojava’ya dönük saldırıların Uluslararası Komplo’nun devamı olduğunu anlatması ve 15 Şubat eylemlerine katılım için seferberlik çalışması yürütmesi gerektiğini ifade etti.

REWŞAN DENİZ

Tevgera Jinên Kurd a Ewropayê (TJK-E) Sözcüsü Ayten Kaplan, Türk devleti ve Şam’daki Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) iktidarının 6 Ocak’tan itibaren başlattığı saldırıların Kürt halkına dönük soykırım amacı taşıdığını belirterek, bu saldırıların aynı zamanda Önder Apo’nun demokratik konfederalizm projesine yönelik doğrudan bir hamle olduğunu vurguladı. Ayten Kaplan, saldırıların Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırmayı ve bölgedeki halkların kendi kendini yönetme iradesini yok etmeyi hedeflediğini belirtti. Gazetemize konuşan Ayten Kaplan, Rojava’ya dönük saldırıların Uluslararası Komplo’nun devamı olduğunu ifade ederek, “Önder Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Rojava’ya Statü” eylemlerine katılım çağrısında bulundu.

Rojava’ya saldırı soykırım amaçlı

Türk devleti ve Şam'daki HTŞ iktidarının 6 Ocak’ta itibaren başlattığı saldırıların soykırım amacı taşıdığını ifade eden TJK-E sözcüsü Ayten Kaplan, “Özellikle Rojava’da 6 Ocak’tan itibaren başlayan saldırılar, soykırım amacı taşıdığı için aynı zamanda Önder Apo’nun projesine yönelik bir saldırı olarak değerlendirilmelidir. Başta ABD ve İsrail olmak üzere, yerel ve bölgesel güçler her ne kadar yeni bir dizaynı hedeflediklerini söyleseler de, hâlâ kendi statüleri etrafında –yani tek ulus, tek millet anlayışıyla– varlık hesabı yapıyorlar. Rojava’nın demokratik, yerele dayalı sistemi; halkların kendi kendilerini yönetme iradesini ortaya koyan yönetim modeli, onların çıkarlarına ve sömürgeci anlayışlarına ters düştüğü için hedef alınıyor” dedi.

Kürt’ün ölüsü üzerinden

Saldırıların, Önder Apo’nun 27 Şubat’ta başlattığı diyalog sürecine dönük bir yanıt olduğunu kaydeden Ayten Kaplan,  “Önder Apo bugüne kadar sunduğu çözüm manifestosuna karşı hükümet, oyalama politikası izlemiş; adım atmaktan çekinmiş, ancak aynı zamanda başka çözüm arayışlarının ve gelişmelerin peşine takılarak bir çözüm görüntüsü vermeye çalışmıştır. Colani ile yapılan bu tür girişimlerin sonuçlarını 6 Ocak’ta hep birlikte yaşadık. Kürt’ün ölüsü üzerinden –yani Kürt-Arap çatışmasını körükleyerek - Kürt halkı üzerinde sürekli ölüm fermanı çıkarmaktadırlar” diye konuştu.

Komisyon belgeleri üzerinden saldırı

Meclis Komisyon belgelerinin bağlamından koparılarak kamuoyuna sunulduğuna dikkat çeken Ayten Kaplan, Önder Apo’nun müdahalesinin, mevcut hesapları bozduğunu ve durumu değiştirdiğini ifade etti. Ayten Kaplan, “Bu süreçten yararlanmak isteyen TC hükümeti, Meclis Komisyon belgelerini kırpıp, birbirleriyle bağlantısı olmayan cümlelerden oluşan bir belgeyi açıklayarak hem algı operasyonu yapmış hem de Kürt halkı içinde çelişkiler yaratıp Önderlik’e karşı kışkırtıcı bir strateji geliştirmiştir. Biz bunu, Önder Apo’nun projesine ve şahsına yönelik bir saldırı olarak değerlendiriyoruz” ifadelerin kullandı.

foto:AFP

‘İkinci bir 15 Şubat’tır’

Önder Apo’nun Rojava’ya dönük saldırılarla sadece Kürt ile Arap’ı değil bir sonraki evrede Kürt ile Türk’ü karşı karşıya getirebilecek potansiyel taşıdığını; bunun uluslararası bir komplo olduğunu ve hatta 15 Şubat Uluslararası Komplo’ya benzeterek “bu, ikinci bir 15 Şubat’tır’ dediğini hatırlatan Ayten Kaplan, Önder Apo üzerinden geliştirilen Uluslararası Komplo’nun derinleştirilerek dört parça Kürdistan’da Kürt halkı üzerinde yürütülen bir soykırım politikasına dönüştürüldüğünü ifade etti. Ayten Kaplan, “Önderliğe saldırarak ve toplum içinde tepki ile çelişki yaratarak bunu başarmaya çalışıyorlar. Ancak Rojava’ya yönelik saldırılarla birlikte Kürt halkı, dört parçada da ulusal birliğini duygu, zihin ve ruh bakımından güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Bu nedenle Özgür Önderlik, mutlaka fiziki olarak özgür olmalıdır; bu eksende birlik daha da güçlenecektir” şeklinde konuştu.

Ev ev dolaşalım

Avrupa’nın birçok kentinde ‘Önder Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Rojava’ya Statü’ eylemleri kapsamında hazırlıklarını tamamladıklarını ifade eden Ayten Kaplan, TJK-E ve KCDK-E’ye bağlı tüm kurumların ev ev dolaşarak, Rojava’ya dönük saldırıların Uluslararası Komplo’nun devamı olduğunu anlatması ve 15 Şubat eylemlerine katılım için seferberlik çalışması yürütmesi gerektiğini ifade etti.

Almanya, İsviçre, Fransa’nın kuzeyi, İngiltere, Hollanda ve Belçika’nın katılımıyla birlikte diğer ülkelerde de aynı gün (15 Şubat) protesto eylemleri gerçekleştirileceğini belirten Ayten Kaplan, Strasbourg’da ise 14 Şubat’ta demokratik çevreler ve enternasyonal grupların katılımıyla etkinlikler olacağını aktardı.

Ulusal birlik ruhuyla

Ayten Kaplan konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu süreçte halkımız, 6 Ocak’tan beri ayakta durmuş ve birlik ruhuyla gece gündüz demeden sokaklarda yer almıştır. Kürt halkı üzerinde geliştirilmek istenen soykırım politikası bu direnişle püskürtülmüştür. Hâlâ 30 Ocak’ta bir anlaşma olmuş olsa da, diyalog sürecini yakından izlemeye devam ediyoruz.

Bu anlamda halkımızı hem kutluyor hem de aynı seferberlik ruhuyla kendi geleceğimiz ve varlığımız için Önderlik’e yönelik saldırıları boşa çıkardığımızı belirtiyoruz. Bizler, ulusal birlik ruhuyla Önderliğimizin etrafında kenetlenerek, Önder Apo’nun özgürlüğünü irademiz ve sesimizle Strasbourg’da birlikte haykıralım.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.