Birleşmiş halk asla yenilmez

Meral ÇİÇEK yazdı —

29 Haziran 2021 Salı - 23:00

  • ‘Birleşmiş Halk Asla Yenilmez’ şarkısının çıkışından bu güne 50 yıl geçmesine rağmen, şarkının sözlerinde saklı hakikat da dün kadar yakıcı: Birleşmiş halk asla yenilmez. Birliğini sağlamış bir halkı hiçbir kuvvet yenemez. 

Geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Polonya asıllı Amerikan besteci Frederic Rzewski, özellikle ‘The People United Will Never Be Defeated’ adlı çalışmasından bilinir. “Modern bir klasik” olarak isimlendirilen bu çalışması, ‘Un Pueblo Unido Jamas Sera Vencido’ adlı Şili devrim şarkısının 36 varyasyonundan oluşuyor.

Bu şarkının Türkçedeki karşılığı ‘Birleşmiş Halk Asla Yenilmez’. 1970’de Şili başkanlık seçiminde sosyalist Salvador Allende’nin başarılı adaylığı arkasında durmuş olan Halk Birliği koalisyonunun marşı olarak Sergio Ortega tarafından bestelenmiş. Ortega ayrıca Allende’nin seçim şarkısı olan ‘Venceremos’ (Kazanacağız) marşının da bestecisi.

‘Birleşmiş Halk Asla Yenilmez’ şarkısı, ABD destekli 11 Eylül 1973 Pinochet darbesi ile birlikte diktatörlüğe karşı halk direnişinin marşına dönüştü. Hatta ülke sınırlarını aşıp dünyanın dört bir yanında faşist rejimlere karşı direnen halk hareketleri tarafından sahiplenildi. Mücadeleci halklar Portekiz’den İran’a, Filipinler’den Tunus’a kadar şarkıyı ya kendi dillerine tercüme ederek ya da sözlerini değiştirerek aynı ezgi eşliğinde faşizme karşı direniş tarihinin sürekliliğini sağladı, sağlamaya devam ediyor. 

Şarkının çıkışından bu güne aradan geçen 50 yılda sözlerinde saklı hakikat da dün kadar yakıcı: Birleşmiş halk asla yenilmez. Birliğini sağlamış bir halkı hiçbir kuvvet yenemez. Cümleyi tersten kuracak olursak; parçalı halk kaybetmeye mahkumdur. 

Tarih, bu gerçeğin sayısız örnekleriyle doludur. Son 50 yıldaki evrensel tarihe bakmamız yeterlidir. 

Kürdistan tarihinin ise hangi sayfasına baksak geçmişin uyarıcı levhalarıyla karşılaşırız. Ki bizimkisi ‘sadece’ coğrafi bir bölünmüşlük değil; Kürt kimliğinin kendisi paramparça edilip derin bir tahribata uğratılmıştır. Dolayısıyla bizim açımızdan birlik ekmek ve su kadar yaşamsal bir ihtiyaçtır. 

Öte yandan bölgesel ve uluslararası hegemon güçler açısından ise Kürt’ün parçalılığı yaşamsal önemdedir. Çünkü Kürtler parçalı olduğunda ‘iyi Kürt-kötü Kürt’ şeklinde böl-yönet politikası uygulanabilir, efendilik taslanabilir, halk ve ülke sömürülebilir. Kürtler parçalı olduğunda araçsal önemdeki Kürt sorununun devamlılığı sağlanabilir; bunun üzerinden ise bölgenin önemli bir kısmı hegemon güçlerce kontrol altında tutulabilir.

Geçmiş zamanlarda bu gerçek belki bu denli netlikle görünmeyebiliyordu. Ancak günümüzde en ufak bir Kürt kazanımı sağlamak ve korumak için birliğin elzem olduğunu görmemek için herhalde kör ve aptal olmak gerekir. 

Demek ki dert edilen şey Kürt kazanımı değil kişisel kazanımdır. Ve demek ki bu gerçek maskelenmek adına bayrağa sarılıyor. 
Kendi halkının davasını kişisel-dar çıkarları uğruna araçsallaştıranın birliğe gelmesi zor. Çünkü çıkarları parçalılığın devamlılığına bağlı. Öyleyse birlik nasıl sağlanabilir? Veyahut birlik, sırf siyasi güçler arasındaki bir mesele midir?

Birlik esasen halk birliğidir. Dört parça Kürdistan’da halkın duygu boyutunda yaşadığı birliğin toplumsal, siyasal ve kültürel zeminlerde ifadesi sağlandığı oranda güç olunur. Halk birliği güçlendiği oranda işbirlikçiliğin zemini zayıflar. O zaman biz kazanırız. O zaman hiçbir kuvvet bizi yenemez. 

Peki halkın birliği nasıl sağlanır? Bir siyasi güç mü gelip halkın birliğini inşa eder? Elbette ki bu konuda siyasi güçler temel rol ve görev sahibidir. Ki PKK öncülüğündeki Kürdistan Özgürlük Hareketi 40 yıla yakındır bu konuda yoğun çabalar sarf ediyor.

Ancak nasıl ki birlik siyasi güçlere indirgenmeyecek bir halk ihtiyacı ise bizzat halkın içinde, halk tarafından geliştirilebilir ancak. O nedenle her Kürt bu konuda sorumluluk ve rol sahibidir. Yani birlik konusu sırf kaba anlamıyla siyasal değil, toplumsal bir ihtiyaç ve faaliyettir. Dolayısıyla sen, ben, hepimiz kendi çevremizde başlamak üzere ilişkilerimizi halk birliğin ilkeleri doğrultusunda yeniden inşa etmeliyiz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.