Kürt Halk Önderliği Abdullah Öcalan’ın 21 Mart günü Amed’de okunan tarihi mektubunun İslami kesimler üzerinde de olumlu bir etki yarattığını söyleyen BDP Amed Milletvekili Altan Tan, Ortadoğu’da İslam ve din gerçeğini gözardı eden herhangi bir siyasi projenin başara şansının olmadığını söyledi.
Altan Tan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan yeni sürece ilişkin ANF’ye değerlendirmelerde bulundu.
Tarihteki bütün bu halkların ilişkisinin bir Leyla ile Mecnun aşk ilişkisi olmadığını, çok güzel günlerin olduğu gibi, çok kötü günlerinde yaşandığını anımsatan Amed Milletvekili Altan Tan, “İslam kardeşliğinden bahsedildiğinde de hadi hepimiz Müslümanız, herkes kendi hakkından vazgeçsin, veya Müslüman olmayan halkların hiçbir hakkı yok, bunları devre dışı bırakalım anlamana gelmiyor” diye konuştu. Hz. Ali’nin “bir kardeşiniz ile aranıza bir düşmanlık, bir muhalefet girdiği zaman geçmişteki iyi günlerinizi hatırlayın. Bu sizi yumuşatır, çözümü barışı kolaylaştırır” sözünü hatırlatan Altan Tan, Kürtler açısından bin 400 yıllık İslam tarihini, kültür birlikteliğini gözardı etmenin mümkün olmadığını söyledi.
Türk savaşları
Anadolu topraklarında yaşanan en büyük üç savaşın Türk padişahlarının kendi aralarında yaptıkları savaşlar olduğuna dikkat çeken Tan, şöyle devam etti: “Yıldırım Beyazıt ve Timurleng’in arasındaki Ankara savaşında ikisi de Türk, ikisi de Sünni’ydi. Bu savaş bütün Anadolu’yu kana boyadı. Fatih Sultan Mehmet ve Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın savaşları da aynı şekilde oldu. Benzer bir savaş da Sünni Yavuz Sultan Selim ile Şii olan Şah İsmail arasında geçen savaştır. Demek ki bu kavgalar sadece halklar, dinler, mezhepler arasında değil, aynı dine, halka, mezheplerden olanların arasında da yaşanıyor. Geçmişte sıkıntılı ve kavga ettiğimiz çok acı günlerimiz var. Ama 1400 yıllık bir geçmiş ve ortak bir tarih de vardır. Tıpkı bir aile içi gibi, gelin kaynana, kardeş kavgaları olur. Ama neticede o ailenin bir bütünlüğü ve bir ortak tarihi vardır. İşte sayın Öcalan’ın Newroz’da bahsettiği bu ortaklıktır. Yoksa bütün bir tarih her gün sevgi ile geçmiştir, hiçbir sorun çıkmamıştır demiyorum. Müslüman olmayanları devre dışı bırakalım böyle bir şey de demiyorum. Süryani’si de Ezidi’si de Alevi’si de bütün bir Ortadoğu yeni bir şekle kavuşması lazım. Geçmişteki güzel günleri hatırlayıp kötü günleri de tarihte bırakmak lazım.”
Kürtler arası birlik
Kürtlerin içinde bulunduğu süreçte birliğe ihtiyaç olduğunu söyleyen Tan, bunun dışındaki yaklaşımların Kürt halkının çıkarlarına zarar verdiğini söyledi. Birileri bu ateşin üzerine benzin dökerse bile Kürtlerin kendi aralarındaki kavganın yarattığı ateşe su dökmesi gerektiğini ifade eden Tan şunları söyledi: “Belki bin yıldır Kürtlerin önüne ilk olarak, kendi kimliklerini varlıklarını, milli varlıklarını, ulus olarak tarih sahnesinde var olmalarını sağlayacak bir fırsat ortaya çıktı. Yeni bir anayasa yapılacak. Türkiye de haklarımızı alacağız. Barış süreci olacak. Irak’taki Kürtler bir statüye kavuştu. Suriye’deki Kürtler adı konmamış bir bölgesel konuma sahip oldular. Bu önümüzdeki dönemde resmileşecek. Böyle bir dönemde bütün Kürtlerin birliğe ihtiyacı varken, hak ve hukuklarını almalarının kapısına gelmişken, kalıpta birbirlerine girmeleri tam anlamı ile önce Kürtlerin felaketi olur. Bunu birileri isteyip, tahrik edip, kaşıyabilir. Ama bizim akıllı olmamız lazım. Birileri bu ateşin üzerine benzinde dökerse, bizim bu ateşe su dökmemiz gerekir.”
Kürt gençleri uyanık olmalı
Kürt halkının kazanımları karşısında Kürt gençliğinin daha da uyanık olması gerektiğinin altını çizen Tan, şunları ifade etti: “Ortadoğu’da en kolay yol, sol, sağ, ideoloji, bunları kaşıyarak Alevi-Sünni hakları birbirlerine vurdurmadır. Ortadoğu’daki en kolay oyun budur… Bu dönemde her zamankinden daha birlikteliğe ihtiyaç var. Bu oyun hile ve dalaverelere karşı tek parça durmaya ihtiyaç vardır.”
İLHAMİ BULDAN / MEHMET NURİ EKİNCİ - ANF/HEWLER
Kenanoğlu: Aleviler destekliyorHubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, Alevilerin çoğunluğunun çözüm sürecini desteklediklerini belirtti. Kürt hareketinin Alevilerin kaygılarını dikkate alarak açıklamalar yapmasını önemseyen Kenanoğlu, “Savaşın sona ermesi Alevilerin mücadelesini de ilerletecek” dedi. Kenanoğlu, sürece dahil olmak istediklerini kaydetti.
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, ANF’nin sorularını yanıtladı. Ali Kenanoğlu, Alevilerin kaygısının, sanıldığı gibi Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın mektubundan değil, AKP’nin kendilerini çözüm sürecine dahil etmeyen politikası nedeniyle devam ettiğini belirtti. “Öcalan’ın mektubunda ‘Alevi’ kelimesinin geçmemesi değil; bazı pratikler Alevilerde kaygıya yol açıyor. Mesela Akil İnsanlar Heyeti ziyaretlerinde Alevi kurumlarını görmezden geliyor. Kurumlarımıza gitmiyor, ya da kurumlarımız bu toplantılara dahil edilmiyor. Mesela Diyarbakır’da tek cemevimiz var, ziyaret edilmedi. Sadece Akil İnsanlar’dan bazılarının bireysel gayretleriyle bazen Alevilerle görüşmeler oluyor. Bunun dışında sürecin dışında tutuluyoruz” eleştirisinde bulunan Kenanoğlu, bunun da kendilerini kaygılandırdığını belirtti.
Kaygılarımız yerini buldu
Kürt hareketinin ise Alevilerin kaygılarını dile getirmesiyle birlikte sorumluluk üstlendiğine dikkat çeken Kenanoğlu, şunları söyledi: “Kaygılarımızın Kürt hareketi açısından yerini bulduğunu düşünüyorum. Gerek PKK’nin üst kadrosu gerekse de BDP’nin üst kadrosu, önemli açıklamalar yaptılar. Alevileri rahatlatan açıklamalar oldu. ‘Kaygınızı anladık’ denilmiş oldu.”
Ancak ulusalcı bazı çevrelerin Kürtlerle Aleviler arasında polemik yaratmak istediğini vurgulayan Kenanoğlu, haklı eleştirilerin haksız bahanelere dönüştüğünü ifade etti: “Kaygılar yerindeydi ve orada durulması gerekirdi. Çünkü bunlar ciddiye alındı ve Kürt hareketinden açıklamalar geldi. Orada durulması gerekirdi. Ama bazı Alevi kurumlarındaki arkadaşlar, yazarlar bu olayı bahane edindiler. Kaygıları giderecek nitelikte açıklamalar yapılmasına rağmen konuyu sürekli bu noktada tutmaya çalıştılar. Abartarak, bahane yaratmaya dönüştürüldü. ‘Ben oynamıyorum’ demek istiyorlar ama bunu diyemedikleri için bu noktadan devam ettiriyorlar. Bundan kurtulmak lazım.”
Alevilerin çoğunluğu destekliyor
“Biz çözüm sürecini destekliyoruz ve Alevilerin büyük çoğunluğu da destekliyor” diyen Kenanoğlu, “Yaygara yapanlara bakılmasın” ifadelerini kullandı. Kenanoğlu, süreci destekleme nedenlerini ise şöyle açıkladı:”Bu savaşın durdurulması her şeyden önemlidir. Barışın sağlanması, silahların susması ve normalleşme sürecine girilmesi desteklenmeli. Ülkede bir savaş varken Alevilerin, işçilerin, diğer inançsal, etnik grupların sorununu konuşmak mümkün değil. İnsanlar ölürken ‘benim Cem Evim nerede’ dediğinde anlamlı olmuyor. Savaşın durdurulması ve normalleşme gerekiyor ki, Aleviler de mücadelelerini daha doğru, etkili bir zeminde yapabilsinler. Bu süreci bir demokratikleşme süreci olarak görüyoruz. Bütün olarak ülkenin yeniden yapılandırılması ve yeni anayasa gibi konuların Alevilerin mücadelesi için de önemi var.”
Ulusalcı Kemalist refleks
Alevilerin bazı kesimlerinin ulusalcı çizgide bulunduğuna değinen Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, bunun aynı zamanda, devletin 1993’ten sonraki Alevi politikasının sonucu olduğunu kaydetti. “Aleviler özdeğerleri ve inançları gereği sürece destek olmalı” diyen Kenanoğlu, “Ulusalcı, Kemalist bir refleks sergileyip karşı çıkmak bizlerin değerleri ve inançlarıyla bağdaşmaz” dedi.
Aleviler bedel ödedi
Kenanoğlu, “Kürt hareketinin önemli kadrolarını Aleviler oluşturdu. Aleviler ciddi bedeller ödediler. Bayraklaşmış simgeler var; Mazlum Doğan’ı kimse unutmamalı. Kürt hareketinin bu işi İslam içerisinde çözmek isteyeceğini düşünmüyorum. ‘İslam birliğine gidiliyor’ şeklindeki yaklaşımlara katılmıyoruz” diye konuştu.
İdris-Bitlisi’ye takılmak
‘İdris-i Bitlisi’ örneği üzerinden Alevilerin kaygılandırılmaya çalışıldığını belirten Kenanoğlu, ekledi: “Bu örneğin üzerinde sıkça duruluyor. Doğru, Alevilerin katilidir ama, şunu da unutmamak lazım; Alevilerin yüz yıldır katili de Türk milliyetçileridir. Bunları unutup; Maraş’ı, Sivas’ı, Gazi’yi, Çorum’u unutup beş yüz yıl önce Alevileri öldüren birini gündem yapmak adil değil.”
Kürt hareketinin, tarihteki katliamlar söz konusu olduğunda olgun davranarak özür dileyebildiğine işaret eden Kenanoğlu, şöyle devam etti: “DTK Eş Başkanı Ahmet Türk olmak üzere, Kürt hareketinin kadroları örneğin Êzidîlerle ilgili yaşanmışlıklar hakkında özür diledi. Bizimle yapılan toplantılarda da özürler dilendi. İdris-i Bitlisi Osmanlı ile birlikte katliam gerçekleştirmiştir. Kürt hareketi bunla yüzleşmiş durumda. Geçmişte problem yaşanan bütün toplumlardan özür dileyebildiler. Diğer taraftan, örneğin Kürt hareketinin iktidar olduğu Diyarbakır’da anahtar teslim bir Cemevi yapılıp bize verildi. Ermenilerin kiliselerinin bakımları yapıldı. Êzidîlere, uygun ortamlar hazırlanarak ‘dönün’ çağrısı yapıldı. Buradan baktığımızda Kürt hareketi yüzleşmenin gereğini yapmıştır. Ama Türk milliyetçiliği üzerinden siyaset yapan Kemalistler özür dilemedikleri gibi asimilasyoncu tavrı devam ettirmişlerdir. Adil davranmak durumundayız ve eksilerin, artıların, pratiklerin muhasebesini yapmalıyız. Aleviler insaflı ve vicdanlıdır ve adaletli davranacaktır.”
12 Mayıs’ta kurultay
Kenanoğlu, Alevilerin sürece dahil edilmelerinin bu tartışmaları sona erdireceğini vurguladı. 12 Mayıs’ta Alevi Kurultayı düzenleyeceklerini açıklayan Kenanoğlu, “Geçtiğimiz hafta Ankara’da toplantı yaptık ve bu toplantıda 12 Mayıs’ta Kurultay yapılması kararı aldık. Süreçle ilgili neler öngördüğümüzü konuşacağız” dedi. n ALİ BARIŞ KURT /ANF/ANKARA